Yargıtaydan belirli süreli iş sözleşmesinin haksız feshinde bakiye süre ücreti ve ihbar tazminatı mahsubuna dair önemli değerlendirme.
Özet: Yargıtay, davacı hekimin belirli süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla açtığı alacak davasında, belirli süreli iş sözleşmesinin varlığı için objektif nedenlerin ve esaslı sebeplerin gerekliliğini vurgulayarak, işverence haklı bir neden olmaksızın süresinden önce feshedilmesi halinde işçinin kalan süre ücretine hak kazanacağını belirtmiş; işletmesel veya işçiden kaynaklanan geçerli fesih nedenlerinin dahi belirli süreli sözleşmelerde haklı fesih oluşturmadığı ve bakiye süre ücretinin ödenmesi gerektiği, şayet ihbar tazminatı ödenmişse bu miktarın mahsup edilmesi gerektiği yönünde karar vermiştir.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, ihbar tazminatı ile boşta geçen süre ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin 11 yıllık deneyimli ve diyaliz sertifikalı hekim olduğunu, gerçek ücretinin 3.750 TL net olduğunu, sözleşme süresinin 1 yıl olmasına rağmen haklı neden olmaksızın iş akdinin feshedildiğini iddia ederek, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ücreti, ihbar tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.B) Davalı Cevabının Özeti:Davalı vekili, davacının ücretinin 800 TL olduğunu, görevini doğru dürüst yapmaması sonucu hastalardan yoğun şikayet geldiğini, en sonunda bir hastanın 01.06.2005 tarihli şikayet dilekçesi sonucunda görevini usulüne uygun yapmayan ve hastaları ihmal eden davacının işine noter ihbarnamesi ile son verildiğini ve çalıştırılmadığı sözleşmenin bitim tarihine kadar olan süre ücretinin imzasını taşıyan bordro ile ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece, davacının, davalı iş yerinde 21/06/2005 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin haksız olarak bozulduğu, sözleşmenin belirli süreli olduğu gerekçesiyle, fazla mesai, cezai şart ve çalışılmayan süre ücretinin % 30 indirimle tahsiline karar verilmiştir.D) Temyiz:Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.E) Gerekçe:1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.2-Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli iş sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır. Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve bunun için objektif nedenlerin varlığı gerekir. İş güvencesi hükümlerinin yürürlüğe girmesiyle belirli - belirsiz süreli iş sözleşmesi ayrımının önemi daha da artmıştır (Yargıtay 9. HD. 13.6.20 08... /19368 E, 2008/15558 K.). 4857 sayılı İş Kanununun 11 inci maddesinde “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme ile bu konudaki esaslar belirlenmiştir. Borçlar Kanunundaki düzenlemenin aksine iş ilişkisinin süreye bağlı olarak yapılmadığı hallerde sözleşmenin belirsiz süreli sayılacağı vurgulanarak ana kural ortaya konulmuştur. Bakiye süre ücretinin istenebilmesi için, iş sözleşmesinin haklı bir neden bulunmaksızın işverence feshedilmiş olması gerekir. İşverenin feshi 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinde yazılı sağlık sebeplerine, ahlâk ve iyi niyet kuralları ile benzerlerine uymayan hallere veya zorlayıcı sebeplere dayanması halinde, sözleşmenin kalan süresine ait ücretler yönünden işçinin talep hakkı doğmaz.15.03.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15.03.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4773 sayılı Yasa ile “geçerli fesih” kavramı iş hukukunda yerini almıştır. Her ne kadar geçerli fesih gerek yukarıda değinilen Yasa ve gerekse 4857 sayılı İş Kanununda belirsiz süreli iş sözleşmeleri için öngörülmüş olsa da, belirli süreli iş sözleşmesi bakımından da tartışılmasında yarar bulunmaktadır. Geçerli neden ister işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklansın, isterse işçinin yeterliliği ve davranışlarına dayansın, belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce işverence feshi için gerekçe oluşturmamalıdır. Gerçekten, belirli süreli iş sözleşmesi düzenleyerek taraflar fesih iradelerini sürenin sonuna kadar askıya almış sayılmalıdır. Bu itibarla geçerli nedenlerin varlığına rağmen belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin iş sözleşmesi süresinden önce haklı bir neden olmaksızın feshedildiğinde kalan süreye ait ücretinin ödenmesi gerekir. İşçiye belirli süreli iş sözleşmesinin varlığına rağmen ihbar tazminatı ödenmişse bu tutarın, bakiye süre ücretinden gerekli indirimler yapıldıktan sonra kalan miktar üzerinden mahsup edilmesi gerekir. (Yargıtay 9. HD. 16.6.20 08... /16098 E, 2008/15750 K.). Somut olayda davacı diyaliz sertifikalı hekim olup, hekimlerle 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 11. Maddesi anlamında belirli süreli iş sözleşmesi bakımından aranan objektif neden bulunmadığından, sözleşmenin belirli süreli olduğu kabul edilerek davacının cezai şart ve bakiye süre ücreti talebinin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.F) Sonuç:Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.