Hırsızlık suçundan bozma sonrası kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin bilirkişi raporu ve kast eksikliği itirazlarının reddedilerek kararın onanması.
Özet: Sanık müdafiinin, hırsızlık suçundan bozma üzerine kurulan hükme yönelik temyiz isteminde; bilirkişi raporundaki görüntü netliği sorunları, mahkemenin varsayımla eksikliği gidermesi, şikayetçinin güvenilir olmayan beyanları, sanığın rızayla eylemi gerçekleştirmesi ve hırsızlık kastının bulunmadığı iddiaları ile ilk derece mahkemesinin beraat kararının hukuka uygun olduğu, olasılığa dayalı mahkûmiyet kurulamayacağı ve TCKnın 145. maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki gerekçeleri reddedilerek, sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve hükmün usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2944 E., 2026/299 K.SUÇ: HırsızlıkTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince, bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, hükme esas alınan bilirkişi raporunda görüntü netliği sorununun bulunduğu, mahkemece varsayım yoluyla rapordaki teknik eksikliğin doldurulduğu, şikâyetçinin beyanlarının güvenilir olmadığı, sanığın şikâyetçinin rızası doğrultusunda çantasına tütün kesesini koyduğu ve geri aldığı, sanığın hırsızlık kastıyla hareket etmediği, ilk derece mahkemesinin beraat kararının hukuka uygun olduğu, bölge adliye mahkemesinin beraat gerekçelerini çürütemediği, olasılığa dayalı mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, eksik inceleme ile karar verildiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiği, TCK’nın 143. maddesinin suçun sübût bulmaması nedeniyle uygulanamayacağına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında, katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan bozma üzerine kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hüküm hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.