Uyuşturucu madde ticareti suçunda sanıkların fikir ve eylem birliğiyle organize satışı, roller ve eksik ceza tayininin Yargıtay 10. Ceza Dairesince incelenmesi.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetleri ve istinaf başvurularının reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanıkların suçun unsurlarının oluşmadığı, delil yetersizliği, etkin pişmanlık ve eylemin kullanmak için uyuşturucu bulundurma olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki iddiaları ele alınırken, daha önceki bir bölge adliye mahkemesi bozma kararında vurgulandığı üzere, bir sanığın uyuşturucu satışını organize etme ve diğer sanıklarla fikir birliği içinde hareket etme eylemlerinin hatalı değerlendirilerek beraat kararı verilmesi ile diğer sanıklara eksik ceza tayin edilmesinin yargılamada önemli bir hata teşkil ettiği belirtilmektedir.
10. Ceza Dairesi         2026/48 E.  ,  2026/6818 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1946 E., 2025/1911 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
25.12.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280/1. maddesinin (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda;
"Sanık ...'in suça konu uyuşturucu maddenin temini amacıyla sanık ... ile görüştüğü, ...'in de bahse konu uyuşturucu temini için diğer sanık ... ile görüşerek birlikte temin ettikleri uyuşturucu maddeyi, olay tarihinde 21:40 sıralarında sanık ...'in bahse konu kömürlüğüne getirdikleri ve uyuşturucuyu alacak olan ... bekledikleri, bir müddet sonra da ... aynı yere gelerek suça konu metamfetamin maddesini alarak karşılığında 10.000,00 TL parayı verdiğinin sabit olduğu olayda; sanıklar ... ve ...'in uyuşturucuyu satın alan ... tanımadıkları, ... tanıyan ve olay yerine gelmesini sağlayan ve bu şekilde tarafların buluşmasını ve uyuşturucu maddenin temini ile ... satışını asıl organize eden kişinin sanık ... olması, kömürlüğün de sanık ...'e ait olması, ... ile diğer sanıkların diyalogları, sanık ...'in uyuşturucu maddeyi ... vermesi, ... aldığı parayı da sanık ...'a vermesi hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanık ...'e isnat edilen uyuşturucu madde ticareti suçunun sabit olduğu ve her üç sanığın da fikir ve eylem birliği içerisinde hareketle ... uyuşturucu madde sattıkları, diğer bir deyişle sanık ...'in de sanıklar ... ve ... ile birlikte ... uyuşturucu madde satılması hususunda ortak iradeye sahip olduğu ve eylemlerde bulunduğu anlaşılmakla sanık ...'in mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi ve bu
doğrultuda diğer sanıklara verilen cezada da TCK 188/5 maddesi tatbik edilmeyerek eksik ceza tayini,"ne ilişkin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 24.03.2025 tarihli ve 2024/2161 Esas, 2025/766 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli ve 2025/260 Esas, 2025/330 Karar sayılı kararının CMK'nın 7. maddesine göre de “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar ... ile ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 16.10.2025 tarihli, 2025/1946 Esas ve 2025/1911 Karar sayılı istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.05.2026 tarihinde karar verildi.