9. Hukuk Dairesi, işten çıkış kodu düzeltilmesi talebinin onanması ve kesinlik sınırını aşmayan alacak davası temyizinin reddi kararı.
Özet: Bu kararda, işçilik alacakları davasında temyiz kesinlik sınırının altında kalan miktarlar nedeniyle davalı vekilinin temyiz dilekçesi usulden reddedilmiş; işten çıkış kodunun düzeltilmesi talebine ilişkin tespit davası yönünden ise, alt derece mahkemelerinin kararlarının usul ve kanuna uygun bulunarak onanmasına karar verilmiştir, böylece davacının haksız fesih iddiasıyla açtığı davanın ve işten çıkış kodu düzeltme talebinin büyük ölçüde onaylanması sağlanmıştır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2025 E., 2025/935 K. DAVA TARİHİ : 18.09.2024İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 9. İş MahkemesiSAYISI : 2024/129 E., 2025/179 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Mahkemece hüküm kurulan alacak davası bakımından, hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin alacak davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin tespit hükmüne ilişkin olarak gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız bir şekilde feshedildiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığı süre zarfında sorumluluklarını yerine getirmeyerek müvekkil Şirketi birçok kez zarara uğrattığını, çalışma düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüklerine uygun davranmadığını, işyerini zarara uğratmak suretiyle hileli işlem yaparak güven sarstığını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle son bulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talep edilen alacaklar bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiği yönündeki talebinin kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı vekilinin işçilik alacaklarına yönelik davaya ilişkin temyizi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. 2. Davalı vekili işten çıkış kodunun değiştirilmesine dair karar verilmesinin hatalı olduğunu, ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ... Kurumuna bildirilen işten çıkış kodunun düzeltilmesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Alacak Davası YönündenDavalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Tespit Davası YönündenTemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.