Danıştay 4. Daire, tam hisseli, yeraltı suyu kuyulu parselin ekonomik bütünlüğünü bozan arazi toplulaştırması iptali kararını onadı.
Özet: Danıştay, davacının tam hisseli parselinin arazi toplulaştırma işlemi kapsamında, mevcut yer altı suyu kuyusu ve kullanma belgesi hiçe sayılarak ekonomik işletmesine engel olacak şekilde hisseli parsellere bölünmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmeden ilk derece ve bölge idare mahkemesi kararlarını onamış, davalı idarenin bu yöndeki temyiz başvurusunu reddederek, arazinin toplulaştırma amaç ve ilkelerine uygun olmadığını teyit etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/726Karar No : 2025/3975 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından, GAP ... Kısım Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Şanlıurfa ili Siverek ilçesi Yoğunca Kırsal Mahallesi ... ada ... parsel, sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırılmasına ilişkin işlemin anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının, dava konusu 2. toplulaştırma işlemi öncesinde 169.770,031m² yüzölçümünde ve müstakil malik olduğu ... ada ... nolu parselin tamamının toplulaştırma işlemine alındığı, yapılan kamu yatırım payı kesintisinin yasal sınırın altında olduğu, yapılan toplulaştırma işlemiyle anılan parsele karşılık; parselin eski yerinden ve ... ada ..., ... ada ... ve ..., ... ada ... ve ..., ... ada ... numaralı parsellerin verildiği, yeni verilen parsellerin yola cephesinin bulunduğu, eski ve yeni parsellerin derecelendirmelerinin benzer olduğu, toprak özelliklerinin ve sınıflarının birbirine yakın değer taşıdığı, ancak davacıya ait ve tek sahip olduğu ... ada ... nolu parselin ... Ada. .., ... ada ... ve ..., ... ada ... ve ..., ... ada ... hisseli olarak bölünmesinin ekonomik olarak işletilmesine engel olacağı ayrıca davacının satın almış olduğu tam hisseli ... ada ... nolu parselde Devlet Su İşleri tarafından 17/11/2019 tarihinde davacı adına "Yer Altı Suyu Kullanma Belgesi" verildiği, Arazi Toplulaştırma uygulamasının 30/06/2021 tarihinde başladığı 2. Toplulaştırma çalışmasında davacı adına kayıtlı Yer Altı Suyu Kullanma Belgesinin, zeminde bulunan kuyu tesisinin ve davacı adına kayıtlı hissenin tam hisseli olduğu hususunun göz ardı edildiği dolayısıyla yapılan arazi toplulaştırmasında anılan parseller yönünden toplulaştırma amaç ve ilkeleri ile hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, bilirkişi raporlarında çelişkili olarak su kuyusunun bulunmadığı belirtilmişken sonraki raporda kuyu mevcut denilmesinin sabit tesis olan kuyunun var olup olmadığının tartışmalı olduğunu gösterdiği, taşınmazdan yapılan kesintinin yasal sınırın altında olduğu, parsellerin toplulaştırma öncesi ve sonrası konumsal olarak aynı yerde bulunduğu, davacıya ait parsellerle, yeni verilen parsellerin eşdeğer olduğu tespit edilmiş iken raporların sonuç kısmında ... ada ... nolu parselin hisseli olarak bölünmesinin ve ekonomik işletimine engel olacağının belirtilmesinin çelişki oluşturduğu, dava konusu işlemlerin mevzuata uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.