Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde hazır giyim markasının taklit ürünlerinin satışı nedeniyle marka hakkına tecavüz, delil tespiti, ihlalin durdurulması ve el koyma talepli dava görülmüştür.
Özet: Davacı tarafın hazır giyim sektöründeki dünya çapında tanınan markasına ait taklit ürünlerin davalı işletmesinde satışa sunulduğunu iddia ederek, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, ihlalin durdurulması ve taklit ürünlere el konulması talebiyle açtığı davada, davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen savunma sunulmamış olup, mahkeme 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun marka koruması ve tecavüz fiillerini düzenleyen ilgili maddeleri ışığında iddiaları değerlendirmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/93 Esas - 2025/185
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2024/93 KARAR NO : 2025/185DAVA : 1-Delil Tespiti 2-Marka Tecavüzü, Tespit, Durdurma, El Koyma DAVA TARİHİ : 28/02/2024KARAR TARİHİ : 14/05/2025 Yazım Tarihi: 11/06/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 2006 yılından beri hazır giyim zincir mağazacılığında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin sahibi olduğu markalardan birinin de dünya çapında üne sahip olan “...” markası olduğunu, davalıya ait işletmede, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisi, lisansörü aracılığı ile vekil edene bildirildiğini, davalıya ait işletmeden bir çift çorap satın alındığını, Bu kapsamda davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil edip etmediğinin tespiti ve yine davalının eyleminin vekil edenin marka haklarına tecavüz fiilini oluşturup oluşturmadığının tespiti ile işbu ihlalin durdurulması amacıyla huzurdaki davayı ikame ettiklerini, davalı eylemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini iddi ederek Davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı smk’nın 149/1-c hükmü uyarınca davacının marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı smk’nın 149/1-d hükmü uyarınca davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesi talep ve dava etmiş duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10.01.2017 yürürlük )Madde 7 " (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.(YUKARIDA)b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer almaktadır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın dava dilekçesinde belirtilen ... ibareli tescilli marka hakkının davalı iş yerinde satışa sunulduğu belirtilen ürünler dolayısıyla marka ihlali oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın; ...,... sayılı " ...",... sayılı " ...",... sayılı" ...",... sayılı "...",... sayılı "...",... sayılı "...", ... sayılı " ..." ibareli tescilli markaları olduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir.Mahkememizce tensiple birlikte verilen delil tespiti kararı çerçevesinde kendisine görev verilen marka uzmanı bilirkişi tarafından 11/03/2024 tarihinde davalı işyerinde yapılan incelemede (tespitte) "Davacı vekili Av. .... ile “...." adresinde bulunan "...." ticaret unvanlı ve “...” tabelalı işletmede yerinde inceleme gerçekleştirilmiş olup işyerinde çekilen fotoğraflar aşağıdaki gibidir:Yerinde incelemede markasal kullanımın bulunduğu 15 adet kırmızı etiketli, 4 adet gri etiketli olmak üzere çorap ürünü ile üst rafta yer alan 2 adet kahverengi çorap ürünü tespit edilmiştir. Tespit esnasında davacı vekili kahverengi iki adet çorabın bandrolünün bulunduğu, bu iki ürünün orijinal olduğu beyanında bulunmuş olup işbu beyan tutanak altına alınmıştır................( ürün fotoğrafları Raporda) ..............." şeklinde tespit işlemi yapılmıştır. Tespit sonrasında sunulan 12/03/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE;"Görsel inceleme neticesinde; davacı tarafından satın alınan ve tespit edilen çorap ürünlerinin ambalaj etiketinde davacıya ait ... tescil numaralı şekilli markasının ve ... tescil numaralı karakteristik şekilde oluşturulmuş ... ibaresinden oluşan markasının birebir aynı şekilde kullanıldığı görülmüştür. Davacı vekilinin orijinal olduğunu beyan ettiği ürünlerde yer alan ambalaj etiketi ile kırmızı ve gri renkli ambalaj etiketleri üzerinde bir kısım farklılıkların bulunduğu, kırmızı ve gri renkli ambalajlarda bandrolun yer almadığı, etiketin arka kısmında orijinal üründen farklı olarak ayak beden şemasının bulunmadığı, arka etiket dizaynının daha farklı olduğu, etiketin ön yüzünde bulunan kabartmalı logoların kırmızı ve gri etiketli ürünlerde kabartmalı olmadığı, orijinal üründe “...” ibaresi yer alırken kırmızı etiketli ürünlerin arkasında “...” ibaresinin bulunduğu, kırmızı ve gri renkli etiketli ürünlerin kumaşlarının düşük kalitede olduğu, ayak numarası grafiğinin farklı şekilde dizayn edildiği, siyah renkli ve kırmızı etiketli çorapların üzerinde marka kullanımının olmadığı ve fakat lacivert renkli ve gri etiketli çorapların kumaşının üzerinde davacıya ait ... tescil numaralı şekilli markasının ve ... tescil numaralı karakteristik şekilde oluşturulmuş ... ibaresinden oluşanmarkasının kullanıldığı tespit edilmiştir.Dosya içerisinde davalının davacının ürünlerini satmaya yetkili kılındığı bir sözleşmenin bulunmadığı, lisans sözleşmesinin yer almadığı görülmüştür.Davacıya ait ... tescil numaralı şekilli markasının ve ... tescil numaralı karakteristik şekilde oluşturulmuş ... ibaresinden oluşanmarkasının 25. Sınıfta yer alan “ayak giysileri, çoraplar” emtialarında tescilli olduğu, satın alınan ürün ve yerinde inceleme neticesinde tespit edilen ürünlerin de çorap ürünü olduğu anlaşılmakla söz konusu emtiaların aynı, aynı tür olduğu dolayısıyla çoraplar ve etiketleri üzerindeki kullanımların müştekinin marka hakkını ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.SONUÇ; •Tespit edilen ve satın alınan ürünler ile etiketleri üzerinde davacıya ait .... tescil numaralı markalarının aynı renk, aynı yazı stiliyle ve aynı logoyla kullandığı, işaretlerin özdeş, farksız, tıpatıp taklidi, birebir kopya oldukları, karşılaştırılan markalar yönünden ortalama tüketicide bıraktıkları izlenimin aynı olacağı, dolayısıyla davalının satışını yaptığı çoraplar üzerindeki markasal kullanımların davacının markaları ile aynı, ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik gösterdiği,• Satın alınan ve tespit edilen kırmızı ve gri etiketli ürünlerin taklit olduğu, bu sebeple davacıya ait marka hakkına iktibas suretiyle tecavüz oluşturduğu,•Söz konusu ürünlerin 25. sınıf emtialarından “çoraplar” bakımından davacının tescilli sınıfındaki emtialar ile aynı, aynı tür olduğu" şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇESMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.Davacı taraf iddiasında ...,... sayılı " ...",... sayılı " ...",... sayılı" ...",... sayılı "...",... sayılı "...",... sayılı "...", ... sayılı " ..." ibareli tescilli marka hakkının davalı tarafça iş yerinde satılan ürünlerde marka tecavüzü oluşturacak şekilde kullanıldığını ileri sürmektedir.Tensiple birlikte verilen delil tespiti kararı çerçevesinde kendisine görev verilen marka uzmanı bilirkişi tarafından 11/03/2024 tarihinde davalı işyerinde yerinde tespit işlemi yapıldığı; tespit işleminde, davalı iş yerinde uyuşmazlık konusu ... markalı yaklaşık 15 adet çorabın bulunduğu tespit tespit edildikten sonra aynı bilirkişinin sunduğu 12/03/2024 tarihli Raporunda ÖZETLE;"Görsel inceleme neticesinde; davacı tarafından satın alınan ve tespit edilen çorap ürünlerinin ambalaj etiketinde davacıya ait ... tescil numaralı şekilli markasının ve ... tescil numaralı karakteristik şekilde oluşturulmuş ... ibaresinden oluşan markasının birebir aynı şekilde kullanıldığı görülmüştür. Davacı vekilinin orijinal olduğunu beyan ettiği ürünlerde yer alan ambalaj etiketi ile kırmızı ve gri renkli ambalaj etiketleri üzerinde bir kısım farklılıkların bulunduğu, kırmızı ve gri renkli ambalajlarda bandrolun yer almadığı, etiketin arka kısmında orijinal üründen farklı olarak ayak beden şemasının bulunmadığı, arka etiket dizaynının daha farklı olduğu, etiketin ön yüzünde bulunan kabartmalı logoların kırmızı ve gri etiketli ürünlerde kabartmalı olmadığı, orijinal üründe “...” ibaresi yer alırken kırmızı etiketli ürünlerin arkasında “...” ibaresinin bulunduğu, kırmızı ve gri renkli etiketli ürünlerin kumaşlarının düşük kalitede olduğu, ayak numarası grafiğinin farklı şekilde dizayn edildiği, siyah renkli ve kırmızı etiketli çorapların üzerinde marka kullanımının olmadığı ve fakat lacivert renkli ve gri etiketli çorapların kumaşının üzerinde davacıya ait ... tescil numaralı şekilli markasının ve ... tescil numaralı karakteristik şekilde oluşturulmuş ... ibaresinden oluşanmarkasının kullanıldığı tespit edilmiştir.Dosya içerisinde davalının davacının ürünlerini satmaya yetkili kılındığı bir sözleşmenin bulunmadığı, lisans sözleşmesinin yer almadığı görülmüştür.Davacıya ait ... tescil numaralı şekilli markasının ve ... tescil numaralı karakteristik şekilde oluşturulmuş ... ibaresinden oluşanmarkasının 25. Sınıfta yer alan “ayak giysileri, çoraplar” emtialarında tescilli olduğu, satın alınan ürün ve yerinde inceleme neticesinde tespit edilen ürünlerin de çorap ürünü olduğu anlaşılmakla söz konusu emtiaların aynı, aynı tür olduğu dolayısıyla çoraplar ve etiketleri üzerindeki kullanımların müştekinin marka hakkını ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.SONUÇ; •Tespit edilen ve satın alınan ürünler ile etiketleri üzerinde davacıya ait ... ve ... tescil numaralı markalarının aynı renk, aynı yazı stiliyle ve aynı logoyla kullandığı, işaretlerin özdeş, farksız, tıpatıp taklidi, birebir kopya oldukları, karşılaştırılan markalar yönünden ortalama tüketicide bıraktıkları izlenimin aynı olacağı, dolayısıyla davalının satışını yaptığı çoraplar üzerindeki markasal kullanımların davacının markaları ile aynı, ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik gösterdiği,• Satın alınan ve tespit edilen kırmızı ve gri etiketli ürünlerin taklit olduğu, bu sebeple davacıya ait marka hakkına iktibas suretiyle tecavüz oluşturduğu,•Söz konusu ürünlerin 25. sınıf emtialarından “çoraplar” bakımından davacının tescilli sınıfındaki emtialar ile aynı, aynı tür olduğu" şeklindeki tespit ve kanaate mahkemece de iştirak edilerek davalının bu tür eyleminin SMK 29.ncu maddesindeki marka tecavüzü oluşturduğu sonucuna varılarak ve dava kabul edilerek; ,"Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, bu yöndeki ihlalin DURDURULMASINA," şeklinde karar verilmiştir.Davacı taraf dava dilekçesinde ürünlere el koyma yönünde bir talepte bulunmuş ise de dava açılması ve sonrasında açıkça ihtiyati tedbir talebinde bulunmadığı gibi el konulacak ürünlerin sonrasında imhası şeklinde bir talebi de olmadığından, taklit olduğu belirtilen ürünlerin belirsiz bir zaman diliminde EL KOYMA şeklinde Yediemin veya emanet birimlerinde muhafazası mümkün görülmediği, hiç olmazsa yargılama bitimi veya karar kesinleştiğinde imhası şeklinde bir talepte de bulunulmadığından bu açıdan ürünlere el koyma talebinde davacının hukuki yararı olmadığı değerlendirilerek bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, bu yöndeki ihlalin DURDURULMASINA, 3-İmha talebi olmadığı için ürünlere el konulması konusunda karar verilmesine yer olmadığına,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Davacının yaptığı; 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 492,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 4.419,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesineDair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 14/05/2025 Katip .... Hakim.... E- imzalıdır E- imzalıdır