Hırsızlık davasında temyiz dilekçesi tebliğindeki usulsüzlük ve hükümlü sanığın duruşmada bulunmama durumunun incelenmesi talebiyle geri gönderme kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, hırsızlık suçundan verilen hükme ilişkin temyiz incelemesinde, bölge adliye mahkemesinin katılanın bilinen en son adresine tebligat yapmadan doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine tebliğ işlemini geçersiz bularak tebligatın usulüne uygun yapılmasını; ayrıca, sanığın hüküm tarihinde cezaevinde olmasına ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmamasına rağmen yokluğunda karar verilmesi nedeniyle, hüküm tarihindeki covid izni durumunun ilgili cezaevinden açıkça tarih aralığı belirtilerek sorulmasını gerekli görerek, eksikliklerin giderilmesi için dosyanın iadesine karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/4069 E.  ,  2026/8916 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1442 E., 2023/2142 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Onama
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/1442 Esas, 2023/2142 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerekirken, katılanın yokluğunda verilen kararın en son bildirdiği adresten farklı olan MERNİS adresinde doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edildiği ve bu şekilde yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 21.12.2023 tarihli kararı ile temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak katılana (öncelikle bilinen en son adresine MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin tebliğ yapılması, bu adresinde tebligat yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile buna ilişkin belge ve sunulması hâlinde temyiz dilekçesi de eklendikten sonra bu konuda ek Tebliğname düzenlenmesi,
2. Mahkemenin 11.07.2023 tarihli kararının sanığın yokluğunda verildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede, kısa kararın açıklandığı oturumda adı geçen sanığın Bodrum Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunduğu ve sanığın duruşmadan bağışık tutulma talebinin olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın hüküm tarihinde COVİD salgını nedeniyle izinli olup olmadığının Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde açıkça tarih aralığı belirtilmek suretiyle ilgili cezaevinden sorulup, sanığın hangi tarihler arası izinli olduğuna ilişkin yazının dosya içerisine konulmasından sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.