Trafik kazası sonrası maluliyet oranının artması sebebiyle talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatı başvurusunun, bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesiyle itiraz hakem heyetince reddedilmesi üzerine yapılan temyiz.
Özet: Yaralanmalı trafik kazası sonucu malul kalan davacının, önceki rapora göre maluliyet oranının arttığını iddia ederek ek sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebiyle yaptığı başvuru, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerince, maluliyet artışının tespiti için istenen bilirkişi ücretinin kesin süreye rağmen yatırılmaması ve delil eksikliği gerekçesiyle usulden reddedilmiş olup, davacı vekili bu ret kararının usule uygun olmadığını iddia ederek temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2025/13857 E.  ,  2026/1811 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2023/100 Değişik İş-2023/100 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan davacıya davalıya sigortalı araç sürücüsünün 27.06.2017 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralandığını, %10 maluliyet oranı üzerinden 28.558,00 TL davalının ödeme yaptığı ancak yeterli olmadığını, ödemenin eksik olması nedeni ile 2020 E. 60619/İHK-26470 sayılı hakem dosyası ile yapılan başvurunun maluliyet artışı belirlenmediği gerekçesi ile usulden reddine karar verildiği ancak 07.02.2022 tarihli alınan raporun usul ve yasaya uygun olduğu ve müvekkilinin maluliyetinin arttığı ve %20 oranında belirlendiğini beyanla maluliyet artışının kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 9.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı,100,00 TL geçici bakıcı giderinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, kesin hüküm itirazında bulunduklarını, 2020 E. 60619 sayılı başvuruya konu yapıldığı, başvuru neticesinde 21.09.2020 tarih K-2020/74940 sayılı karar ile başvurunun reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, davacıya 28.558,00 TL ödeme yapıldığı sorumluluğun kalmadığını, tedavi evraklarını kabul etmediklerini, sorumluluklarının kusur oranı kadar olduğu bu nedenle rapor alınması gerektiğini, elde edilen kazanımların tenzilini, Anayasa Mahkemesinin iptal edilen hükümlerinin uygulanamayacağını, avans faizinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.06.2017 tarihli kaza nedeni ile yaralanan davacının tazminat isteminde bulunduğu, maluliyet raporu alınması, davacının yaralanmasında sağlık olarak gelişen veya değişen bir durum olup olmadığı, yoksa iki rapor arasındaki farklılığın değerlendirmeye mi dayalı olduğu hususlarının tespiti için üç kişilik Adli Tıp uzmanlar kurulu oluşturulduğu, kesin süre verilerek bilirkişi ücretinin yatırılması istendiği ancak davacı vekilinin ara karara itiraz ettiği, süresi içinde ara kararın yerine getirilmediği, ispatsız kalan başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile başvuru sahibinin taleplerinin incelenmesine dair eksiklik tamamlanmamış ve somutlaştırma gerçekleştirilmemiş olmakla ispatsız kalan başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ara karar ile bilirkişi ücretlerinin yatırılması hususunda davacıya kesin süre verildiği ve sonuçlarının hatırlatıldığı ancak kesin süreye rağmen ara kararın gereğinin yerine getirilmediği, ispatlanmayan dava hakkında esastan ret kararı verilmesinin yerinde olduğu gerekçesi ile davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları raporun usule uygun olduğu, ara karardan rücu edilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 27.06.2017 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı tarafından sunulan 28.02.2019 tarihli İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Kurumundan alınan raporda 27.06.2017 tarihli kaza nedeni ile davacının %10 oranında malul kaldığına dair oran verilmiş olmasına, bu rapora göre davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılarak 28.681,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmiş olmasına, somut dosyada aynı kaza nedeni ile maluliyetin arttığı belirtilerek bakiye tazminat talebinde bulunulduğu, dosyaya ibraz edilen 07.02.2022 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan raporda, başvuranın %20 oranında malul kaldığı, ilk raporda maluliyetin yanıklara göre değil skarlar değerlendirilerek oran verildiğinin belirtilmiş olmasına, ilk raporun davacı tarafından itiraza uğramayarak kesinleştiği, sonradan sunulan raporda ise gelişen ya da değişen bir durumdan değil kaza nedeni ile oluşan yanıkların dikkate alınmamış olduğunun belirtilmiş olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy
Dosyanın incelenmesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davalının itirazlarını karşılamaya yönelik olarak "davacının yaralanmasında sağlık olarak gelişen veya değişen bir durum mu olduğu, yoksa iki rapor arasındaki farklılığın değerlendirmeye mi dayalı olduğu hususlarının tespiti için maluliyet raporu alınması" amacıyla üç kişilik Adli Tıp uzmanlar kurulu oluşturulduğu, kesin süre verilerek bilirkişi ücretinin yatırılmasının istendiği ancak davacı vekilinin ara karara itiraz ettiği, süresi içinde ara kararın gereğini yerine getirilmediği gerekçesi ile ispatsız kalan başvurunun reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetince, "ara karar ile bilirkişi ücretlerinin yatırılması hususunda davacıya kesin süre verildiği ve sonuçlarının hatırlatıldığı ancak kesin süreye rağmen ara kararın gereğinin yerine getirilmediği, ispatlanmayan dava hakkında esastan ret kararı verilmesinin yerinde olduğu" gerekçesi ile davacının itirazının reddine karar verilmişse de, varılan sonucun hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Zira, davacıya bilirkişi rapor ücretini yatırması için verilen sürede davacının bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Şu halde, yukarıda açıklanan nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı itirazı kısmen kabul edilerek usulden red kararı verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın esastan reddine ilişkin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı ve kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.