696 sayılı KHK ile kadroya geçen sürekli işçinin, başlangıçtaki bireysel ücret ile toplu iş sözleşmesi kaynaklı fark alacaklarının tespiti davası.
Özet: 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen bir çalışanın, başlangıçta asgari ücretin %22 fazlası olarak belirlenen, ancak toplu iş sözleşmesi sonrasında eksik ödendiğini iddia ettiği ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacakları davasında; Yüksek Mahkemenin hatalı bilirkişi raporu ve yargılama harçları konusundaki bozma kararının ardından ilk derece mahkemesince verilen, bozmaya uygun olduğu tespit edilen kısmen kabul kararı, davalı vekilinin temyiz sebeplerine rağmen hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/352 E., 2026/59 K.DAVA TARİHİ : 13.04.2021İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde hizmet alım ihalesiyle iş alan alt işveren şirketlerin işçisi olarak çalışmaktayken 01.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) ilgili hükümleri gereğince ... Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığında sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığını ve hâlen bu Kurum bünyesinde kadrolu işçi olarak çalıştığını, kadroya geçtikten sonra aynı işi yapmaya devam ettiğini, kadroya geçmeden önceki ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olduğunu, davalı İdare ile davacı arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede de ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olarak belirlendiğini, davalı işverenin 01.01.2019 tarihinden itibaren davacının ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarını eksik ödeyerek kazanılmış hak ilkesine de aykırı hareket ettiğini ileri sürerek ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili İdarede toplu iş sözleşmesi uygulandığını, ihale şartnamesi kapsamında davacının başlangıçta asgari ücretin %22 fazlası ücret aldığını, toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra davacının asgari ücret ile bağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2024 tarihli kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 21.05.2025 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2025 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının 15.01.2021 tarihi ve sonraki dönem ücreti belirlenirken 22.10.2019 imza tarihli ve 15.07.2019-14.07.2021 yürürlük süreli 2. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre 14.01.2021 tarihindeki ücretine %3 oranında zam uygulanması gerekirken, bilirkişi raporunda toplu iş sözleşmesi hükmü hatalı değerlendirilerek enflasyon farkının (%8,37) da zam oranına eklendiğinin anlaşıldığı, şu hâlde bilirkişi raporundaki hatalı hesaplamaya göre karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davalı tarafın yargı harçlarından istisna veya muafiyeti bulunmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesince davalı tarafın harçtan muaf olduğu gerekçesiyle yargılama harçlarından sorumlu tutulmamasının da hatalı olduğu gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanması neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,2. Taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin yüzde %22 fazlası şeklinde yazılmasının tek nedeninin geçiş aşamasında işçinin ücretini belirlemek olduğunu, 3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,4. Hükmedilen faiz tür ve miktarlarının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu,5. Arabuluculuk ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin talep ettiği fark alacakların hesaplanması ile faize ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.