Yargıtay 2. Ceza Dairesi, mala zarar verme temyizini reddederken, konut dokunulmazlığı ihlalinde zamanaşımı nedeniyle düşme, hırsızlıkta ise onama kararı verdi.
Özet: Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan verilen adli para cezasına ilişkin temyiz talepleri, cezanın temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle reddedilmiş; şikayetçinin evine kapı kilidini kırarak girme eylemine ilişkin konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri, eylemin sorgu tarihi ile karar tarihi arasında sekiz yıllık olağan zamanaşımının dolması nedeniyle bozulmuş ve kamu davalarının düşmesine karar verilmiş; hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ise toplanan deliller, gerekçe ve hakimin takdiri doğrultusunda yerinde bulunarak onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/992 E.  ,  2026/8906 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/333 E., 2023/343 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düşme, onama
I. Sanıklar Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2023 tarihli ve 2022/333 Esas, 2023/343 Karar sayılı kararının, sanık ..., sanık ... müdafii tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanık ..., sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların, şikâyetçinin evinin kapı kilidine zarar vererek içeriye girmesi şeklindeki eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1,119/1-c maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımının 08.04.2015 olan sorgu tarihi ile 17.10.2023 olan ikinci hükmün verildiği tarih arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III. Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.