8. Hukuk Dairesi, yol güzergahı değişimiyle meydana gelen parsel alanı eksikliği iddiasının reddiyle uygulama kadastrosunun geçerliliğini onayladı.
Özet: Davacı, uygulama kadastrosu sonucunda kendi taşınmazının yüzölçümünün haksız yere azaldığını ve bu durumun davalının taşınmazının artışından kaynaklandığını iddia etmiş; ancak mahkemeler, bilirkişi raporları ve yapılan incelemeler neticesinde, davacının parselindeki azalışın, tesis kadastrosundaki hatalı yol güzergahının uygulama kadastrosunda düzeltilmesi sonucu Hazineye ait başka bir parselde artışa yol açtığını, davalı parseliyle bir ilgisinin olmadığını, uygulama kadastrosunun zeminle uyumlu ve usulüne uygun yapıldığını belirterek davanın ve istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2026/121 E.  ,  2026/4105 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/139 E., 2025/2659 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/31 E., 2023/11 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kırklareli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1 14... parsel sayılı 1.590,59 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada parsel numarasıyla ve 661,09 m² yüzölçümlü olarak; davalı adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1 14... parsel sayılı 10.538,65 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada parsel numarasıyla ve 12.277,82 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait 1 14... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiği ve bu eksikliğin davalıya ait 1 14... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bilirkişi raporu değerlendirildiğinde 1 14... parselde azalış olduğu belirtilmiş ise de parseller bütünü olarak değerlendirildiğinde dava konusu 1 14... parselin azalmasının sebebi dava dilekçesinde belirtilip de dava açılmayan 1 07... parselde artış olduğu davaya eklenip hüküm kurulması düşünülmüş ise de dava dilekçesinde 1 07... parselin arttığının belirtildiği davacının talebinin 1 07... parselden miktar fazlasının iptal edilip 1 14... parsele eklenmesi olmadığı, 22/a çalışmalarında tesis kadastrosu tarihine yakın olan 1993 tarihli hava fotoğrafları ile uyumlu olduğu, uygulama kadastrosu sınırlarının tesis kadastrosu ve günümüz zeminle uyumlu olduğu yapılan uygulamanın doğru olduğu ölçü tersimat ve hesaplama hatası bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu Kırklareli ili ... ilçesi ... köyü 1 14... parsel (661,09 m²) ve 1 14... (12.277,82 m²) parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince hükmü esas alınan bilirkişi raporunda, tesis paftası ile 22/a paftası arasındaki farklılığın, 1 14... ve 2 parsellerin 1999 yılında yapılan tesis kadastrosunda, 1972 yılı fotogrametrik paftasındaki sınırlara göre kabul edilmesinden kaynaklandığı, zira, yolun güzergahının, iki tarih arasında, (tespit tarihine en yakın) 1993 yılı ortofotosuna göre, 1972 aero hava fotoğrafındaki güzergahından farklı olarak yer değiştirme neticesinde dava konusu 1 14... parsel alanında azalış olduğu ancak parseller bütün olarak değerlendirildiğinde, bu azalışa sebep olan yol güzergahındaki değişikliğin, dava dışı 1 07... sayılı Hazine parselinde artış oluşturduğu ve özetle, uygulama kadastrosu sınırlarının, tesis kadastrosu ve günümüz zeminle uyumlu olduğunun mütaala edildiği, hükme esas alının işbu bilirkişi raporunun değerlendirilmesinde ise, 1972 yılında parselin kuzeyinde kalan yolun, tesis kadastrosunun yapıldığı 1999 senesine yakın 1993 yılı hava fotoğrafına göre, gerçekten de güzergah değiştirdiği, davaya konu parselin kuzey cephesinin, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihteki yolun güzergahına göre sınırlandırıldığı, sözü geçen yolun güzergah değiştirmesi sonrasında kalan kısmın ise Hazineye ait bir başka parsel olan 1 07... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, her ne kadar parselin güneybatı sınırında kalan pafta çakıştırmasında mavi renkle gösterilen tesis kadastro pafta sınırı, siyah renkle gösterilen uygulama sınırıyla çakışmamakta ise de, 1972 yılı hava fotoğrafında bu sınırın belli olmadığı, 1993 yılı hava fotoğrafında ise sınırın açıkça gözlemlendiği ve uygulama pafta sınırı ile çakıştığı, dolayısıyla 1972 yılı hava fotoğrafı kullanılarak 1999 yılında yapılan tesis kadastro çalışmasında sınırlandırma hatası olduğu ve bu hususun uygulama kadastrosunda düzeltildiği, 22/a çalışmasında, yolun davalı parsele katılması veyahut davacı parseli içerisinde kalan bir alanın, davalı parsel içerisinde sınırlandırılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı anlaşılmış olmakla dairemizce usul ve kanuna uygun bulunan karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; ek raporda ana rapora itirazlarını karşılar mahiyette inceleme yapılmadığını ve eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.