Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Sık Sık Arızalanan Sıfır Kilometre Ayıplı Aracın Ayıpsız Misliyle Değişimi ve Maddi Zararın Tazmini Talepli Alacak Davası.
Özet: Davacı şirket, sıfır kilometre aldığı aracın kısa sürede defalarca arızalanması üzerine, ayıplı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi ve uğradığı maddi zararın tazmini talebiyle dava açmıştır; davalılardan biri aracın ayıplı olmadığını, davacının tamir hakkını kullandığını ve değişim talebinin hukuka aykırı olduğunu savunurken, diğer davalı şirket kendilerinden satın alınmadığı gerekçesiyle husumet itirazında bulunmuş, davanın usulden ve esastan reddini istemiş, üçüncü davalı ise yetkisizlik itirazı yapmıştır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/622 Esas - 2026/398

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/622 Esas
KARAR NO : 2026/398
....
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 28/08/2025
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2026
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalılardan .... şasi numaralı,....otomatik modelli sıfır kilometre aracı 22.04.2024 tarihinde şirkete tahsis edilmek üzere satın aldığını, müvekkili şirket tarafından araç kullanıma başladıktan kısa bir süre sonra 11.06.2024 tarihinde daha araç 1900 km'ye yeni gelmiş iken arızalanmaya başladığını, garanti kapsamında davalılar nezdinde tamire çekildiğini, araç bakımı sonrasında araç kısa bir süre kullanılabilmiş ise de tekrardan arızalandığını, aracın her bakıma girdiğinde çeşitli parçaları değiştiğini, güncelde 9 sürekli değişen parçası bulunduğunu, sıfır kilometre olarak alınan aracın sürekli arızalanmasının müvekkilini zor durumda bıraktığını, hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, ikame araç temin edilmemesi iş ve işlemleri durma noktasına getirdiğini, dava konusu aracın ayıplı olması sebebiyle davalıların bir takım sorumlulukları olduğu hatırlatılarak zararın giderilmesi ve ayıplı aracın değiştirilmesi açısından davalılara ihtarname gönderildiğini, mail ortamında bilgi verildiğini, davalılar tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek müvekkiline ayıplı olarak satılıp teslim edilmiş olan aracın davalı tarafından ayıpsız misliyle değiştirilmesine, genel hükümler kapsamında müvekkili şirketin uğradığı maddi zararın şimdilik 1.000,00 TL üzerinden tazminine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP :Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının, seçimlik haklarından onarım hakkını kullanması sonrasında ayıpsız misli ile değişim talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, misli ile değişim kararı, tarafların menfaat dengesini aşırı ölçüde bozacağını, davaya konu aracın teknik üniversitelerin otomobil kürsüsü tarafından incelenerek araçta ayıp bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise ayıbın niteliğinin ortaya çıkarılması gerektiğini, tüm beyan ve itirazları saklı kalmak kaydıyla, mahkemece aksi kanaatin oluşması halinde, somut olayda TBK'nın 227. maddesi hükmü uyarınca semen tenzili yoluna gidilmesi gerektiğini, dava konusu araç üzerinde takyidatların sorgulanması gerekmekte olduğunu, araç üzerinde herhangi bir takyidat bulunması halinde değişim kararı verilemeyeceği hususunun özellikle dikkate alınması gerektiğini belirterek davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; usule ilişkin olarak, dava konusu aracın, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine, davalı müvekkil şirketten satın alınmamış olup, davalı müvekkili şirket yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, eksik ikmal edilen harcın davacıya tamamlattırılması gerektiğini, eksik harcın davacı tarafından ikmal edilmesi halinde, tahkikatın heyet tarafından yazılı yargılama usulü ile yürütülmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın ihbar mükellefiyetine uyulmaması nedeniyle de reddi gerektiğini, davayı ve iddiaları hiçbir suretle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden de reddi gerektiğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119. maddesine aykırı olan dava dilekçesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak, davacının talep ve iddiaları haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olup kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı müvekkilinin iddia olunan hususlarla ilgili herhangi bir kusur ya da sorumluluğu bulunmadığını, dava dilekçesi ile zarara uğranıldığı iddialarına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gibi müvekkili şirket tarafından ikame araç tahsis edildiği de ikrar edildiğini, davaya konu aracın kullanım süresi ve kilometresi de gözetildiğinde, aracın ayıplı olmadığı ve davacı tarafından beklenen faydanın sağlandığı açık olduğu bu yönde de davanın reddi gerektiğini, hiç bir suretle davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının araçtan elde ettiği yararın, amortisman ve yıpranma paylarının da tespiti gerektiğini, taraflar arasında menfaat dengesi ve hakkaniyet gereğince her hal ve şartta haksız ve fahiş davacı taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğundan reddine, davacıya eksik harcın ikmal edilmesi için kesin süre verilmesine, kesin sürede harcın ikmal edilmemesi halinde davanın usulden reddine, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin merkezinin .... olduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmadığından usulden reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin üretici/imalatçı ya da satıcı sıfatına haiz olmadığını, müvekkili şirketin yalnızca ithalatçı/distribütör firma sıfatına haiz olup huzurdaki davanın Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince müvekkil şirkete yönetilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı tarafın yasal yükümlülüklerine aykırı davranarak kendisine tanınan yasal süre içerisinde müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını, dava konusu araçta müvekkili şirkete atfedilebilecek bir problem bulunmamasına rağmen müşteri memnuniyeti gereği davacı yanın aracı ücretsiz bir şekilde onarıldığını, davacının yapılan işlemlere rıza gösterdiğini ve iddia olunan arıza onarımla giderildiğini, ücretsiz onarım hakkını kullandığını, dava konusu aracı halen sorunsuz olarak kullanmaya devam ettiğini, aracın birden çok kez servise götürülmesinin aracın ayıplı olduğu anlamına gelmediğini, davacı yanın tazminat talebinin her halükarda reddi gerektiğini, davacı yanın ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullandığı ve seçimlik haklarını tükettiği gözetilerek davacı yanın taleplerinin kabulü halinde orantısız güçlük meydana geleceğine ve hak ve menfaat dengesi bozulacağını belirterek hukuka, usule ve Yargıtay kararlarına aykırı olarak ikame edilmiş olan huzurdaki davanın reddi ne karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE :Dava, davacıya ait .... plakalı aracın ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misli ile değişimi, ayıplı araç nedeni ile aksamış olan iş ve işlemler bulunduğu iddiasıyla uğranılan zararın tazmini isteğine ilişkindir.
Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 03/07/2025 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davalı.... vekili cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş ise de; HMK'nın 6/1 maddesi uyarınca yetki itirazının reddine karar verilerek yargılama mahkememizce sürdürülmüştür.
Dava konusu aracın misli ile değişimi talebinde bulunulmuş olup davaya konu aracın fatura değeri üzerinden peşin harcı ikmal etmek üzere davacı tarafa süre verilmiş, verilen süre içerisinde harç ikmalinin yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Harç ikmali yapılan dava değeri itibarıyla heyetçe görülecek davalardan olduğundan bahisle dosya heyete tevdi edilerek yargılama heyetçe sürdürülmüştür.
.... dava konusu aracın varsa geçmiş kazalarına ilişkin belge celbi için yazı yazılmış ve dava konusu araç üzerinde keşfen bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti 24.03.2026 tarihli raporlarında, yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; keşif incelemesinde aracın 26.934 km'de olduğunun tespit edildiğini, herhangi bir arıza lambasının yanmadığını, test sürüşünde herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmadığını, volant dişlisinin ikinci kez değiştirilmesinden sonra yaklaşık 14.315 km'lik kullanım sürecinde aynı şikayetin tekrar etmediğini, keşif tarihi itibarıyla araçta kullanım ve yararlanmayı etkileyen aktif bir arıza/ayıp bulunmadığını, ancak arızanın tekrar nüksetme ihtamilinin tümüyle dışlanamayacağını, dava tarihi ile keşif tarihi itibarıyla aktif ve aracın misli ile değiştirilmesini gerektirir bir arıza tespit edilemediğinden ikinci arızadan sonra sorunun şu an için tamamen giderilmiş göründüğünü, davalı tarafça, davacıya, aracın serviste onarım/tamir için kaldığı, tüm süre boyunca ücretsiz ikame araç temin edilmiş olması karşısında davacının ispatlanmış hesaplanır bir araçtan yararlanamama zararının bulunmadığını, davalı tarafça davacı aracına yapılan tüm tamir ve onarımların garanti kapsamında ücretsiz olarak yapılması karşısında davacının ispatlanmış ve hesaplanabilir arızanın giderimi için yapılan giderlerden kaynaklı zararının bulunmadığını bildirmişlerdir.
Dosya kapsamından; dava konusu ....modelli aracı, davacının, davalılardan ..... tarafından düzenlenen "Yedek Araç Formu/Ariyet Sözleşmesi" formunda, yedek/ikame aracın davacı şirket tarafından 25.06.2024 tarihinde teslim alındığı ve 29.07.2024 tarihinde iade edildiğinin belirtildiği, aracın 12.06.2024 tarihinde 1940 km'de kalkışta silkeleme (araç çalışmıyor/hareket etmiyor) şikayeti ile servise girdiği, yapılan işlemlerin parça siparişi, arıza giderimi, onarım ve teslim olarak belirtildiği, 01.03.2025 tarihinde yıllık bakım ve kampanya aksiyon işlemleri, yağ kaçak kontrolü, cam su kapağı ile ilgili kontrol için servise girdiği, yapılan işlemlerin birinci yıl bakım işlemleri, kampanya/aksiyon uygulamaları, alt takım lastik, antifiriz vb. kontrolleri olarak belirtildiği, 03.05.2025 tarihinde 12.609 km'de stop/ışıklarda-volant ile ilgili şikayet, volant siparişi ve parça gelince değişim planı için servise geldiği, yapılan işlemler kısmında aksiyon/kampanya uygulaması ve parça değişimi ile arıza giderimi olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
Davada uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, aracın ayıpsız misli ile değişim ve tazmin taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Davacı tarafın, aracın ayıplı olduğu ve ayıpsız misli ile değişim talebi ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu aracın, keşif tarihinde 26.934 km'de olduğu, herhangi bir arızasının bulunmadığı, volant dişlisinin ikinci kez değiştirilmesinden sonra yaklaşık 14.315 km'lik kullanım sürecinde aynı şikayetin tekrar etmediği, araçta kullanım ve yararlanmayı etkileyen arıza/ayıp tespit edilemediği, arızadan sonra sorunun tamamen giderildiği, imalat hatasından kaynaklı bir kusurunun olmadığı, ayıplı olmadığı kanaatine varılmakla bu talep yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafın, aracın kullanılamaması nedeniyle uğranılan zarar talebi ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait aracın serviste onarım/tamir için kaldığı süre boyunca davalı tarafça davacıya ücretsiz ikame araç temin edildiği, bu kapsamda araçtan yararlanamama zararının bulunmadığı, olduğu hususunun kanıtlanamadığı, davalı tarafça, davacı aracına yapılan tüm tamir ve onarımların garanti kapsamında ücretsiz olarak yapıldığı, aracın giderimi için yapılan giderlerden kaynaklı bir zararın olmadığı, olduğu hususunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın reddine,
Alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 615,40 TL ile ıslah harcı 43.600,20 TL toplamı 44.215,60 TL'den mahsubu ile artan 43.483,60 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalılar davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olup 374.030,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2026
.....