Hırsızlık suçundan sanıkların istinaf reddine itirazlarının, eksik delil ve savunma hakkı ihlali iddiaları reddedilerek Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan hükümlü sanıkların ve müdafilerinin, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddeden veya düzelterek reddeden kararlarına karşı, hukuka aykırılık, delil yetersizliği, kastın yokluğu, orantısız ceza, suç vasfında yanılgı, savunma hakkı ihlali, eksik araştırma ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gibi farklı gerekçelerle sundukları temyiz talepleri incelenmiş; yapılan değerlendirme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, tüm temyiz istemlerinin reddedilerek hükümlerin oybirliğiyle onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1454 E., 2025/1825 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasıİlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin "sanığın söz konusu işlemleri gerçekleştirmediğine, kendi banka hesabına paranın gönderilmediğine, para çekme işlemini kendisinin yapmadığına, herhangi bir eyleminin olmadığına ve kastının olmadığına, suç ve cezalandırma arasında orantısızlık oluşturularak indirim uygulanmaksızın fazla ceza verildiğine, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, yüzyüzelik ilkesinin ve savunma hakkının ihlâl edildiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin "sanığın suçu işlediğine ilişkin somut ve yeterli bir delil bulunmadığına, suçun maddî ve manevî unsurunun oluşmadığına, eksik araştırma sonucu karar verildiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın suçu işlediğine ilişkin somut ve yeterli bir delil bulunmadığına, eksik araştırma sonucu karar verildiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılması gerektiğine, gece vaktine ilişkin hükümlerin uygulanmaması gerektiğine, sanığın 3 ayrı eylemden değil, tek eylemden sorumlu tutulabileceğine, sanığın komisyon karşılığı para çekim işlemi yaptığının dosya kapsamında ispatlanamadığına, suç unsurlarının oluşmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceğine, mahsup kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin güvenilirliği kanıtlanmamış tanık ve sanık beyanlarından başkaca bir delil bulunmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ve düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafileri ve sanıklar ... ile ...'ın yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.