Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davalı erkeğin güven sarsıcı davranış nedeniyle tam kusurlu bulunduğu boşanma davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmetti.
Özet: Boşanma davasında, davalı erkeğin vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü, aleyhine hükmedilen nafakalar ile maddî ve manevî tazminat yönünden yapılan temyiz incelemesinde; bölge adliye mahkemesince erkeğe yüklenen sadakat yükümlülüğü ihlalinin mevcut delillere göre güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığı, ancak buna rağmen boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı ve kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek, davalı vekilinin temyiz dilekçesindeki nedenlerin bozulmayı gerektirecek nitelikte görülmemesi sebebiyle bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/34 E., 2025/1625 K.DAVA TÜRÜ : BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 2. Aile MahkemesiSAYISI : 2023/417 E., 2024/561 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü, erkek aleyhine hükmedilen nafakalar ile maddî ve manevî tazminat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı erkeğe sadakat yükümlülüğünü ihlal olarak yüklenilen eylemin mevcut delillere göre güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının ve gerçekleşen kusur durumuna göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.