Vanda çığ düşmesi sonucu vefat eden güvenlik korucusunun ailesinin idarelerin hizmet kusuruna dayalı tazminat talepleri ve manevi tazminatta ıslah sınırı.
Özet: Davacılar tarafından Van-Çatak-Bahçesaray karayolunda meydana gelen ikinci bir çığ düşmesi sonucu arama kurtarma faaliyetleri sırasında vefat eden güvenlik korucusunun yakınları olarak, ilgili idarelerin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davalı idarelerin çığ riskine karşı yeterli tedbir almadığı ve güvenliği sağlamadığı gerekçesiyle hizmet kusuru tespit ederek kısmen maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar vermiş, Bölge İdare Mahkemesi ise maddi tazminat kararlarını onarken, manevi tazminat taleplerinde sonradan oluşan yeni bir olgu bulunmadığından ıslah yoluyla artırımın mümkün olmadığını ve manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarını düşürerek kısmen kabul etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/63Karar No : 2025/4123 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (Davalı) ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II- (Davalı) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... III- (Davacılar) 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem : 04/02/2020 tarihinde Van- Çatak-Bahçesaray karayoluna çığ düşmesi nedeniyle icra edilen arama ve kurtarma faaliyetlerinin devamı sırasında 05/02/2020 tarihinde meydana gelen çığ düşmesi sonucu davacılardan ...'in eşi, ... ve ...'in babası, ... ve ...'in çocuğu, ...'in kardeşi güvenlik korucusu ...'in vefat etmesinde, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere eş ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 150.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 200.000,00 TL) manevi tazminat, çocuk ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 150.000,00 TL) manevi tazminat, çocuk ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 150.000,00 TL) manevi tazminat, anne ... için 1.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 204.576,96 TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 50.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 100.000,00 TL) manevi tazminat, baba ... için 1.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 154.329,42 TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 50.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 100.000,00 TL) manevi tazminat, kardeş ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 30.000,00 TL (ıslah edilmek suretiyle 60.000,00 TL) manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporları ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, olay bölgesine sağlık, arama ve kurtarma ile ilk yardım ekiplerinin sorunsuz ve süratli bir şekilde ulaşabilmesi için trafik, emniyet ve çevre güvenliği tedbirlerinin alınmadığı ve bir çığ riskini göze alarak tehlikeli ortamda arama ve kurtarma faaliyetlerinin sürdürüldüğü, çığ düşmesinden korunmak için alınması gereken tedbirlerin alınmadığı, çığ riski olan yerlerde uyulması gereken kurallara uyulmadan ve çığ riski olan bölgede yapılacak yolda gereken ölçütlere dikkat edilmeden yol yapıldığı ve meydana gelen çığ olayının yaşanmasında davalı idarelerin mevzuat gereği üstlendikleri kamu hizmetini tam ve etkin bir şekilde yerine getirmedikleri, davacıların murisleri olan güvenlik korucusu ...'in 05/02/2020 tarihinde meydana gelen çığ olayında çığ altında kalarak vefat etmesi olayında davalı idarelerin hizmet kusuru (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının %70, Karayolları Genel Müdürlüğünün %30 kusurlu) bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 361.906,38 TL maddi tazminat isteminin 358.906,38 TL'lik kısmının kabulüne, 3.000,00 TL'lik kısmının reddine, 760.000,00 TL manevi tazminat isteminin 630.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, 130.000,00 TL'lik kısmının reddine, kabul edilen tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce kusurları oranında ödenmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davacılar açısından sonradan oluşan veya öğrenilen yeni bir olgu bulunmadığından ıslah yoluyla manevi tazminat tutarının artırılmasına olanak bulunmadığı, davacıların manevi zarara ilişkin taleplerinin dava dilekçesindeki talep miktarı üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, manevi tazminat miktarının olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi, idarelerin sorumluluk sebebi de gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması ve niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, takdiren müteveffanın eş ... için 150.000,00 TL manevi tazminat, anne ... için 50.000,00 TL manevi tazminat, çocuklar ... için 100.00,00 TL manevi tazminat, ... için 100.000,00 TL manevi tazminat, baba ... için 50.000,00 TL manevi tazminat, kardeş ... için 30.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 480.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı idareler tarafından kusurları oranında davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, davalı idarelerin maddi tazminatın esasına ilişkin ve davacıların maddi ve manevi tazminatın esasına ilişkin istinaf istemlerinin reddine, Mahkeme kararının manevi tazminata yönelik davalı idarelerin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, manevi tazminata ilişkin ıslah talebi kabul edilmeyerek, davacılar için toplam 480.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, kabul edilen tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce kusurları oranında ödenmesine, ilk derece mahkemesince manevi tazminat miktarı üzerinden hükmedilen vekalet ücretlerinin kaldırılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre; hükmedilen 480.000,00 TL manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 73.200,00 TL vekalet ücretinin davalı idarelerden kusurları oranında alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-Davacılar tarafından, manevi tazminatın ıslah yoluyla artırılmasının mümkün olduğu, aksi yorumun adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu, meydana gelen olayda bütün davalıların müştereken ve müteselsilen kusurlu olduğu, sadece Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğuna hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara ödenen aylıkların murisin hizmetinden dolayı bağlanan ölüm aylığı olduğu ve rücuya tabi olmadığı, dolayısıyla hesaplanan tazminattan mahsubunun hukuka aykırı olduğu, İçişleri Bakanlığı ve Van Valiliği tarafından davacılara yapılan ödemenin bağış mahiyeti olması nedeniyle hesaplanan tazminattan düşülemeyeceği ileri sürülmektedir. 2-Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu olayın meydana gelmesinde idarelerine kusur atfedilemeyeceği, idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, Danıştay 1.Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/1670, K.2020/1674 sayılı kararında idarelerinin dava konusu olayda kusurunun bulunmadığının belirtildiği, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun mevcut olmadığı, idareleri ile illiyet bağı kurulabilecek bir zararın söz konusu olmadığı, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir. ileri sürülmektedir.3-Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, reddedilen maddi ve manevi tazminat tutarları için idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu, dava konusu olayın meydana gelmesinde idarelerine kusur yüklenemeyeceği, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya yeterli olmadığı, bilirkişi raporunda yer alan idarelerinin kusurlu olduğu tespitinin hiçbir somut veriye dayanmadığı, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun mevcut olmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.