Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen hükmün istinaf sonrası temyiz incelemesinde hukuka uygunluğunu denetleyerek sanık müdafiinin itirazlarını reddedip kararı onamıştır.
Özet: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilerek sanık hakkındaki kararın onanması üzerine, sanık müdafiinin tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığı, suç vasfının hatalı belirlendiği, zincirleme suç şartlarının oluşmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediği ve lehe hükümlerin uygulanmamasının gerekçelendirilmediği yönündeki temyiz itirazları incelenmiş; yapılan değerlendirme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirilerek sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenleri reddedilmiş ve hüküm usul ile yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/897 E., 2023/3046 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafîinin temyiz isteminin, tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığına, suç vasfının hatalı belirlendiğine, zincirleme suç şartlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, lehe hükümlerin uygulanmamasının gerekçelendirilmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafîinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.