Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı maluliyet, bakıcı ve iş göremezlik tazminatı istinaf davasında aktüer raporları ve kusur itirazlarını inceledi.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazası sonucu yaralanan davacının maluliyet ve diğer tazminat talepleri üzerine, ilk derece mahkemesinin geçici ve sürekli iş gücü kaybı tazminatı taleplerini kısmen kabul etmesiyle verdiği karara karşı hem davacı vekilinin bakıcı gideri, kusur ve faiz konularındaki itirazlarını hem de davalı sigorta şirketinin aktüer raporundaki hesaplama yöntemleri (bakiye ömür, aktif dönem geliri, asgari ücret oranı), kusur durumu, teminat dışı kalan giderler, faiz başlangıcı ve miktarına yönelik itirazlarını içeren istinaf başvurularının değerlendirildiği bir süreçle ilgilidir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/902 - 2026/980
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/902 KARAR NO : 2026/980T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 26/02/2025NUMARASI : 2022/224 ESAS - 2025/139 KARARDAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :VEKİLİ : Av.DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 09/07/2026Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili dava dilekçesinde; 21/06/2021 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda, davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davacıda meydana gelen maluliyet tazminatının tahsili amacıyla davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak taraflarına ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik ve 9.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 246.456,83 TL, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 3.075,87 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davanın kısmen kabulüne, 3.075,87 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı ve 246.456,83 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının 18.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, kazada davacının kusuru bulunmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, mahkemece bakıcı gideri tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin zarardan avans faizi ile sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı... A.Ş. istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, raporda kişinin bakiye ömrünün kaza tarihindeki yaşı esas alınarak hesaplandığını, ancak davalı şirketçe alınan aktüer raporda; kişinin bakiye ömrü kişi rapor tarihinde halen hayatta olması nedeniyle rapor tarihindeki yaşı esas alınarak hesaplandığını, zira rapor tarihi itibariyle davacı hayatta olduğundan bilinen somut veriler mevcut iken, ihtimali ve soyut verilerle hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüer raporda kişinin aktif dönem gelirinin, SGK hizmet dökümündeki kaza tarihindeki brüt gelir ile brüt asgari ücret oranlanarak 3,98 katsayısı elde edilip, dönemlere ait net asgari ücretler bu katsayı ile çarpılarak hesap yapıldığını, bu hususta aktif dönemde net 1.304.017,95 TL tazminat hesaplandığını, ancak davalı şirket tarafından alınan aktüer raporunda; kişinin aktif dönem geliri, beyan edilen kaza ayı bordrosundaki net gelir, dönemsellik ilkesi esasınca asgari ücret artış oranları ile rapor tarihine güncellenerek hesaplama yapıldığını, bu hususta aktif dönemde net 844.794,84 TL tazminat hesaplandığını, bilirkişi raporunda davacının gelirinin hatalı olarak yüksek tespit edildiğini, üstelik hatalı hesaplanan gelirin asgari ücrete oranlandığını ve işleyecek dönemde davacının asgari ücretin 3,98 katı gelir elde ettiği varsayımıyla hesap yapıldığını, davacının gelirinin asgari ücret olarak esas alınması gerektiğini,davacının ücretine AGİ dahil yapılan hesaplamanın kabul edilemeyeceğini, hesaplamada 1.8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan kusur durumunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatının poliçe teminatı dışında olduğunu, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu, davalı şirket temerrüde düşürülmemiş olduğundan, mahkemece hükmedilen faizin başlangıç tarihi ve temerrüt tarihini kabul etmediklerini, haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ancak yasal faiz istenebileceğini, davalı şirket, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 21.06.2021 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresinde olan araçla seyri sırasında seyir yönüne göre, yolun sağından kavşağa giriş yapan sürücü ...’ün yönetimindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...’in asli, sürücü ...’ün tali kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca, kazanın oluşumunda davacı araç sürücüsünün %25 oranında, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara Batı 5.ASCM’nin 2022/63 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu uyarınca, olayda şüpheli ...’in asli, müşteki ...’ın tali kusurlu olduğunun belirlenmesiyle sanığın taksirle yaralanmaya neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, kazaya neden olan...plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiği, mahkemece Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 12/02/2024 tarihli rapor uyarınca, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre, dava konusu kazadan dolayı davacının tüm vücut engellilik oranının %1 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığının belirlendiği, taraf itirazları ve daha önce alınan raporlardaki maluliyet oranları arasında çelişki bulunması nedeniyle, mahkemece Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'ndan alınan 28/06/2024 tarihli rapor uyarınca, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre, kişinin tüm vücut engellilik oranının %1 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığının belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca, kazadan dolayı davacı lehine 3.075,87 TL geçici iş göremezlik tazminatı, davacının bakiye ömür sonuna kadar vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada 246.456,83-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşu ve ceza yargılamasında maddi vaka olarak belirlenen kusur durumu ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde davacı araç sürücüsünün %25 oranında, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine, hükme esas alınan maluliyet raporunun oluşa, kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine ve denetime uygun bulunmasına, buna göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %1 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığının belirlenmesine, davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığının raporda belirlenmiş olmasına göre mahkemece anılan kaleme ilişkin talebin reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, aracın hususi olması nazara alındığında mahkemece hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına,raporda yerleşik Yargıtay uygulamaları kapsamında TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, davalı şirket tarafından alınan aktüer bilirkişi raporunun Genel Şartlar esas alınarak düzenlenmiş olması karşısında mahkemece hükme esas rapor ile çelişki teşkil etmediğinin kabulü gerektiğinin anlaşılmasına, raporda kişinin bakiye ömrünün kaza tarihindeki yaşı esas alınarak hesaplanmasında, davacının gelirinin tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, geçici işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında bulunmasına, davanın açılmasından önce davalı şirkete eksiksiz başvuru yapıldığının anlaşılması karşısında hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, hükümde yargılama masrafları ve vekalet ücretlerinin tespitinde bir yanılgı bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalıdan alınması gereken 17.045,57 TL harçtan peşin alınan 4261,40 TL harcın tahsili ile bakiye 12784,17 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,6-Kararın taraflara HMK'nın 359/4.maddesi gereğince tebliğine,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 18/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip *Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.