Danıştay, KHK ile kamu görevinden çıkarılan FETÖ/PDY iltisaklı personelin göreve iade talebini, kesinleşmemiş mahkumiyete rağmen somut delillerle değerlendirerek temyiz inceliyor.
Özet: KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacı, OHAL Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddetmesi üzerine açtığı davanın alt mahkemelerce reddedilmesi üzerine Danıştaya temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davacı, kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiğini savunmuştur. Danıştay, her ne kadar davacının FETÖ/PDY üyeliği suçundan mahkumiyet kararının kesinleşmediği için masumiyet karinesinin korunması gerektiğini belirtse de, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin kamu görevinden çıkarma işlemini haklı kılıp kılmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiş; bu kapsamda, davacının kullandığı GSM hatlarının FETÖ/PDY yapılanmasıyla irtibatlı sivil imamlarca örgütsel iletişimde kullanıldığına dair ankesör/büfe aramaları ve tanık beyanları gibi somut delilleri incelemeye almıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/1273Karar No : 2025/9678 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., k:... sayılı kararı ile davacının mahkumiyetine karar verildiği, anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., k:... sayılı mahkumiyet kararında yer alan; "...sanığın kullanımında olan ... ve ... numaralı GSM hatlarının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullanıldığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 29.06.2022 tarihli cevabı yazısı ile ekinde gönderilen 26.06.2022 tarihli güncel ankesör/büfe sorgu raporuna göre; sanığın kullanmış olduğu ... nolu GSM hattının 11 grup ardışık olacak şekilde arandığı, bunlardan 8 grup ardışık aranma kaydının örgütsel aranma yöntemleriyle uyumlu olduğu, sanığın K.K., T.H.P., V.E., Ş. B., S.Ö., H.T., Ü.Y., M.E. isimli askeri şahıslarla ardışık olarak arandığı, söz konusu GSM hattının sabit hatlardan toplam 28 defa arandığının tespit edildiği; sanığın kullanmış olduğu ... nolu GSM hattının 2 grup ardışık olacak şekilde arandığı, bunlardan 1 grup ardışık aranma kaydının örgütsel aranma yöntemleriyle uyumlu olduğu, sanığın 25.05.2014 tarihinde ... isimli askeri şahıs ile ardışık olarak arandığı, söz konusu GSM hattının sabit hatlardan toplam 16 defa arandığının tespit edildiği ve bilirkişi raporu ile söz konusu aramaların HTS kayıtları ile eşleştiği,Tanık R.D.'in beyanında "2002 yılında ben Kıbrıstan İstanbul'a tayin oldum. 2003 yıllarında İstanbuldayken izinlerde ve kurs gibi görevlendirmelerde Ankaraya giderdim.. Bu ziyaretlerimde ...'ın Ankarada gittiği eve birkaç kere birlikte gitmiştim. Bu evde daha önce isimlerini verdiğim ...dan başka T.E. ve G. S. adlı askeri kişileride burada görmüştüm. Yine kendisiyle ilgili daha önce ifade verdiğim M.Ö. adlı kişiyide bir defasında Ankaradaki bu evde ... ile birlikte gördüm. 2006 yıllarında ... ve M.Ö.'ın tayini İstanbul'a çıkmıştı. Ben bu iki şahısıda daha önceden tanıdığım için üçümüz beraber Başakşehirdeki M. A. adlı kişinin evine zaman zaman sohbet topantısına giderdik. ... adlı kişi ile ilgili olarak adli makamlara daha önceden adres tarifi yaptım. M. A. adlı kişi, evinde dini telkinlerde bulunur, örgütün propagandasını yapardı. 2009-2010 yıllarında benim ağırlaşan saglık sorunlarım ve örgütün olumsuz yönleri nedeniyle örğütten uzaklaştığım dönemlerde örgüt benim sağlık sorunlarıma yardımcı olma vaadiyle Dragostaki sivil bir doktor ile beni tanıştırmıştı. Söz konusu doktorun adres göstermesini ve teşhisini daha önce yapmıştım. ...ında bildiğim kadarıyla Safra kesesi sorunları nedeniyle bu doktor ile görüşmeleri olmuştur. 2010-2011 yıllarında Çamlıcadaki ... adlı kişinin evine ... ve ben birlikte giderdik. Çamlıcadaki ... adli kişinin evini adli makamlara daha önce göstermiştim. 2012 yılında ben İstanbuldan tayin olduktan sonra ... ile aynı yerde çalışmadık. Dolayısıyla bu tarihten itibaren ...'ın örgüt ile ilişkisini devam ettirip ettirmediği konusunda herhangi bir bilgim yoktur. Ayrıca ben İstanbulda bulunduğum ve örgütten uzaklaştığım dönemlerde ... ve isimlerini daha önce bildirdiğim kişiler işyerinde yanıma gelerek örgütsel ilişkilerimi onarıcı mahiyette telkinleri olmuştur.'' yönündeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.