Yargıtay 10. Hukuk Dairesinden, işçinin bildirilmemiş hizmet ve gerçek prime esas kazançlarının tespiti davasında, hükmün infaz edilebilirliği ve dava dışı işveren hakları yönünden bozma kararı.
Özet: Davacı vekilinin, davalı işverene ait işyerindeki bildirilmeyen hizmet süreleri ve prim esas kazançlarının tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı istinaf aşamasında reddedilmiş; ancak Yargıtay tarafından, prime esas kazanç miktarının aylara göre açıkça belirtilmemesi nedeniyle kararın infaza elverişli olmadığı ve hizmet tespiti yönünden ise, davacının ihtilaflı dönemde dava dışı işverenlerce sigortalı bildirimlerinin bulunması karşısında, HMK m. 124 uyarınca bu dava dışı işverenlerin hak alanının ilgilendirmesi göz ardı edilerek karar verilmesi gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/16190 E.  ,  2026/4596 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2021/354 E., 2024/317 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ... ...’e ait işyerinde 01.04.2006 – 20.03.2014 tarihleri arasında en son aylık 1.350,00TL net maaşla kesintisiz ve sürekli çalıştığını ileri sürerek, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin ve prime esas gerçek ücretlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait işyerinde 04.01.2006-29.05.2012 tarihleri arasında kesintili olarak çalıştığını, sonrasında ise 26.04.2013 tarihinden itibaren, davalı ile ilgisi olmayan ayrı bir işletmede çalışmaya başladığını, çalıştığı işyerinden kendi isteği ile 20.03.2014 tarihinde ayrıldığını, davalı ... ile dava dışı "...-... Ortaklığı'na" ait her iki işyerinin sicil numaraları, vergi numaraları ve adresleri, banka hesapları ve muhasebecileri, alacakları ve borçlarının farklı olduğunu, bu iki işyeri aralarında hukuki ve organik bağ bulunmadığını, bu bağlamda davacının isteği üzerine dava dışı "... Ortaklığı' tarafından düzenlenen ve davacıya verilen aylık 1.300 TL ücret aldığına ilişkin belgede davalı ..."ün herhangi bir kabulü ve imzası bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
3.Dahili davalı ... 28.06.2022 tarihli duruşmadaki beyanında;"Ben 2002 yılı Mayıs ayında ...'e ait .. .. .. isimli işyerinde kilo bazında çalıştık, davacı 2006 yılında geldi diye hatırlıyorum, birlikte çalıştık, davacı da yufka açıyordu. Kilo bazlı çalışırdık, siparişe göre günde 2 teneke undan yufka açılırdı. Şuanda kilo bazı 2 TL'dir. Bir teneke 25 kilo geliyordu. Her gün gidemiyorduk, 15-16 gün çalışırdık, bu kadar süre sigortamız yatar, ücretini alırdım. Ben 20 09... . ayında ...'ün yanından ayrıldım, ... ile birlikte kendi işyerimizi açtık, davacı 2014 yılında bizim yanımıza geldi, 9-10 ay kadar çalıştı, sigortası tam olarak bildirildi, kendi isteği ile işten ayrıldı. Çalışması tam olarak bildirilmiştir, davanın reddini talep ederim," dediği anlaşılmıştar.
4.Dahili davalı ... 28.06.2022 tarihli duruşmadaki beyanında; ben ... ile birlikte fırını 2008 yılında açtım, ortak açtık. Halen aktif olarak işyerimiz açıktır. ... babamdır, .. .. ..lık Unlu Mamülleri işyeri mevcuttur, bizim işyerinin adı .. .. ..ka - ... ... Ortaklığıdır. Davacı önce babamın işyerinde çalışıyordu, oradan ayrıldıktan sonra bizim işyerimize geldi, 9-10 ay kadar bizim işyerimizde çalıştı, sigortası yapıldı, ücretleri ödendi, teneke hesabı ücret ödenirdi, günde 2 teneke yapardı, aradan uzun zaman geçmiştir, yılları ücreti hatırlamıyorum, benim babamla bir ortaklığım yoktur, davanın reddini talep ederim," dediği anlaşılmıştır.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmetlerin tespitine yönelik talebinin reddine, davacı için davaya konu işyerinden Kuruma bildirilmiş olan hizmet süresine ilişkin olarak prime esas kazanç durumu itibari ile asgari ücretin 1,75 katı ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; " 1-Prime esas kazanç yönünden; ... Mahkemece, davacı için davaya konu işyerinden Kuruma bildirilmiş olan hizmet süresine ilişkin olarak prime esas kazanç durumu itibari ile asgari ücretin 1,75 katı ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de hükümde davacının hangi aylarda ne kadar prime esas kazançla çalıştığının kabul edildiği belirtilmediğinden infaza elverişli olmayan şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozma nedenidir. 2-Hizmet tespiti yönünden; ... dinlenen tanıkların ihtilaf konusu dönemin tamamında çalışması bulunan tanıklar olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının tespiti istenen dönemde dava dışı ... ve ... ortaklığı işyerinden sigortalı bildirimleri bulunması karşısında, söz konusu bildirimlerin dava dışı işverenin hak alanını ilgilendirdiği gözetilerek dava dışı işverenlere HMK m. 124 gereğince usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilip, dahil edilen işverenin göstereceği bütün deliller toplanmalı, davalıların işverenlik sıfatı irdelenmeli, ihtilaf konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı davacının işe başlama, işten ayrılma, ara verme ve çalışma sürelerine ilişkin bilgi sahibi bodro tanıkları ile komşu işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak somut bilgi ve görgülerine başvurulmalı, deliller toplandıktan sonra, ücret bordroları, puantaj kayıtları, ceza dosyası, tanık beyanları ve tüm deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuca göre infaza elverişli bir karar verilmelidir." şeklindeki gerekçelerle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile verilen hüküm bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, bordro tanıklarının beyanları ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının davalı ve dahili davalılara ait işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmetlerin tespitine yönelik talebinin reddine,
2-Davacının prime esas kazanç tespiti talebi yönünden;
A)Davalı ...'e ait işyeri yönünden 361,82 TL'nin 2012/5. ayın prime esas kazancına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine,
B)Dahili davalılar ..., ... ortaklığı işyeri yönünden 535,50 TL'nin 20 14... . Ayın prime esas kazancına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, davacının davalılar yanındaki çalışmasının kesintisiz olduğunun tanık beyanları ile sabit olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, hak düşürücü süre itirazlarının değerlendirilmediğini, tanık beyanlarının yetersiz olduğunu, çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulamadığını, iddiaların resmi ve yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi