Dördüncü Hukuk Dairesinin, zorunlu mali sorumluluk sigortası olmayan araçtaki yolcunun trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin itiraz hakem heyeti kararının temyiz incelemesi.
Özet: Zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan bir araçta yolcu olarak geçirdiği trafik kazası sonucu sürekli iş göremez hale gelen davacının, uğradığı maluliyet nedeniyle tazminat talebiyle ilgili süreçte, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin başlangıçta kabul ettiği miktarın İtiraz Hakem Heyeti tarafından düşürülerek hükmedilmesi üzerine, davalı taraf, kazaya karışan aracın durumu, maluliyet raporunun mevzuata aykırılığı, tazminat hesaplama yöntemindeki hatalar, zamanaşımı ve önceden sağlanan uzlaşma gibi birçok gerekçeyle verilen karara itiraz ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
4. Hukuk Dairesi         2026/2883 E.  ,  2026/4114 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2024/1059 Değişik İş, 2024/1065 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ve olay tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan aracın karışmış olduğu 30.10.2021 tarihli trafik kazasında davacının malul kaldığını, davalı kuruma usulüne uygun başvuru yapıldığını ancak ödeme olmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.050,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.09.2022 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 13.06.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 418.787,32 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, uzlaşma sağlanmış olması sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya neden olduğu iddia edilen aracın cinsi, mevcut statüsü ve aracın hurda olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata aykırı olduğunu, mevzuata aykırı rapor ile tazminat hesabı yapılamayacağını, heyette ortopedi ve travmatoloji uzmanı bulunmadığını, 1 yıllık iyileşme süresi tamamlanmadan rapor düzenlendiğini, soruşturma aşamasında şikayetçi olunmadığından tazminat davası açılamayacağını, kusur oranının tespiti gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, en az %20 oranında müterafik kusur indirimi ve en az %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, temerrüt oluşmadığını, avans faizi talebinin reddi gerektiğini, aynı kazaya ilişkin 2024.E. ... numaralı Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu olduğunu, iki dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, aksi halde yargılama masrafları ve vekalet ücreti belirlenirken işbu hususun dikkate alınması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ücretin 1/5'i olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulü ile 418.787,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.09.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, başvurunun kısmen kabulü ile 335.029,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.09.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesi iptal kararı öncesinde uzlaşma sağlanmış olup tazminat talep hakkı ortadan kalktığından husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, kazaya neden olduğu iddia edilen aracın cinsi, mevcut statüsü ve aracın hurda olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olarak kabul edilmediği, aracın tescilsiz olması gibi hallerde ...’nın sorumluluğu olmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata aykırı olduğunu, mevzuata aykırı rapor ile tazminat hesabı yapılamayacağını, heyette ortopedi ve travmatoloji uzmanı bulunmadığını, 1 yıllık iyileşme süresi tamamlanmadan rapor düzenlendiğini, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, itirazların karşılanması için heyet raporu alınması gerekmekteyken rapor alınmamasının bozma sebebi olduğunu, hesaplamanın hatalı yapıldığını, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, aynı kaza nedeniyle ileri sürülen tazminat talepleri iki farklı başvuru dosyasına bölünerek açılmış olup, haksız bir şekilde yargılama giderlerinin artmasına neden olunduğunu beyanla İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ve olay tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan aracın karışmış olduğu 30.10.2021 tarihli trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177/3 maddesinde "Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir. " hükmü yer almakta olup, bu düzenleme gereği ıslah talebinin karşı tarafa bildirilmesi zorunludur.
Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tahkime başvuru dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 15.050,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiş, ancak açıkça 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine dayalı olarak belirsiz alacak davası açtığını açıklamamıştır. Buna göre başvuru dilekçesinin kısmi dava kapsamında olduğu, belirsiz alacak davası olarak tanımlanamayacağı açıktır. Davacı vekili, 13.06.2024 tarihli dilekçe ile talebini 418.787,32 TL'ye yükselttiğini belirtmiştir. Bu durumda 13.06.2024 tarihli dilekçe ıslah dilekçesi niteliğinde olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ıslahı düzenleyen hükümlerine tabidir. Bu düzenleme, adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan savunma hakkının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin bir şekilde katılımı ise yapılan tüm bildirimlerin usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir. Somut olayda ise Dairemizin geri çevirme kararı üzerine Sigorta Tahkim Komisyonunca verilen cevapla tahkim yargılaması sırasında davacının sunduğu ıslah dilekçesinin davalı vekiline bildirimine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığının bildirildiği, ıslah dilekçesinin tebliğine ilişkin eksikliğin de tamamlanmadığı, davalının, ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesinin davalı sigorta şirketine bildirilmesi gerekirken usulünce yapılmış bildirim olmadan ve davalının savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devam edilip ıslahı da kapsar şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.