Danıştay Beşinci Daire, 695 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan kişinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisakının sabit olduğu gerekçesiyle göreve iade başvurusunun reddine dair kararı temyizen onadı.
Özet: 695 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun görevine iade talebini reddeden işlemini iptal istemiyle açtığı davanın idare mahkemesince reddedilmesi ve istinaf başvurusunun da geri çevrilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunda, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden kesinleşmiş mahkûmiyet kararı ve tanık beyanlarıyla örgütle irtibatının sabit olduğu gerekçesiyle, alt mahkeme kararları hukuka uygun bulunarak temyiz istemi reddedilmiş ve kamu görevinden çıkarma işlemi onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/1926Karar No : 2025/9716Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlâl edildiği, olağanüstü hâlin gerekli kılmadığı konuların Olağanüstü Hâl Kanun Hükmünde Kararnameleri ile düzenlenemeyeceği, söz konusu KHK'nın Anayasa'nın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda onaylanmadığı, bu nedenle yok hükmünde olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurunun sakat olduğu, doğal hâkim ilkesine aykırı olarak OHAL mahkemelerinin kurulduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.UYAP entegrasyon ekranının Dairemizce incelenmesinden, Fetö/Pdy Silâhlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla verilen mahkûmiyet kararının onanarak kesinleştiği görülmektedir. Davacı hakkındaki ceza dava dosyasının incelenmesinden tanık ...'un ve ...'in ifadelerinin olduğu ve tanık ...'un davacıyı fotoğraftan da teşhis ettiği görülmekte olup, tanık ...'un beyanının "...Sanıkla (davacıyla) örgütün düzenlediği toplantılara katılırdık. Kendisi (davacı) örgütün Çorum küçük bölge talebe mesulü idi. ..." şeklinde olduğu, tanık ...’in beyanının ise “… ben kendisini ... ismiyle tanıdım, kendisine arkadaşları tarafından ... olarak hitap ediliyordu, cemaate mensup kişiler kendisine ... Hoca, cemaatten olmadığını düşündüğüm kişiler ise ... Hoca diye hitap ediyorlardı” şeklinde olduğu müşahede olunmaktadır. Bu durumda; anılan hususlar bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.