Danıştay, ankesör aramaları ve tanık beyanlarıyla tespit edilen FETÖ/PDY irtibatı nedeniyle kamu görevlisinin çıkarılma kararını onadı.
Özet: Kamudan ihraç edilen davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisakı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddedilerek istinafta da onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde; davacının örgüt üyeliğinden kesinleşmiş hapis cezası bulunması, ankesörlü hatlardan ardışık aranmalarının tespiti ve askeri okul döneminden itibaren örgüt evlerine giderek sohbetlere katıldığına, örgütsel tedbirlere uyduğuna dair tanık beyanları gibi delillerle FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının sabit olduğu anlaşıldığından, kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğuna karar verilerek temyiz istemi reddedilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/15033 E.  ,  2025/9886 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/15033
Karar No : 2025/9886
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve cezaevinden tahliye olması nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 471. maddesi uyarınca davacının kısıtlılık hâli ortadan kalktığı anlaşıldığından davaya vasi yerine davacıyla devam edilmek suretiyle dava dosyasındaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Davacı hakkında FETÖ/PDY Sİlâhlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan verilen hapis cezasının kesinleştiği (... Ağır Ceza Mahkemesi, E:..., K:..., ...) görülmekte olup anılan ceza dava dosyasının incelenmesinden; davacının ankesör/sabit hatlardan 17/5/2015, 23/5/2015, 5/6/2015, 13/6/2015, 7/7/2015, 9/7/2015, 25/7/2015, 28/7/2015, 29/7/2015 tarihlerinde arandığı, 7/7/2015, 25/7/2015 ve 29/7/2015 tarihindeki ardışık aramaların davacı ile asker A.A. arasında olduğu, davacı ile anılan şahsın 2008-2010 yılında askeri okulda birlikte okudukları ve aynı rütbede oldukları, davacı gibi asker şahıs olan tanık M.Y.U.'nun beyanına göre davacı ile birlikte askeri okul intibak eğitiminden önce FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütünce grup hâline getirildikleri, kendileriyle ilgilenen mahrem imamın ... kod adlı kişi olduğu, 2008-2010 yılları boyunca örgüt evine birlikte gittikleri, örgütsel toplantılara (sohbet) katıldıkları, örgüt evinde örgüt elebaşına ait kitapların okutulduğu, videolarının izletildiği, örgüt tarafından kendilerine para yardımı yapıldığı, ima ile namaz kılınması, oruç tutulmaması gibi örgütsel tedbirlere riayet edilmesinin tembihlendiği, kendilerine okul düzeni ile ilgili olarak örgüt tarafından soru sorulduğu anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesi kararında davacının kardeşi hakkında ByLock tespiti olduğu değerlendirmesine yer verildiği görülmekte olup, İdare Mahkemesi kararında bahsedilen kişinin davacının kardeşi ... olduğu, davacının anılan kardeşine yönelik UYAP entegrasyon kaydının (... Ağır Ceza Mahkemesi, E:..., K:..., ...) incelenmesinden Sağlık Bakanlığında ... olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle olan irtibatı ve iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarıldığı, davacının anılan kardeşinin etkin pişmanlık müessesinden yararlandığı görülmekle birlikte, gerek davacıya yönelik gerekse de anılan kardeşine yönelik gerekçeli karar içerisinde davacı ile söz konusu kardeşi arasında FETÖ/PDY bağlamında bağlantı kurulabilmesini sağlayacak bir olay örgüsüne rastlanılmadığından davacının kardeşi hakkındaki ByLock tespitinin davacı yönünden aleyhe değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; anılan hususlar bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.