Danıştay İkinci Daire, seçim günü büfe sahiplerinden usulsüz para talep ederek yüz kızartıcı eylem işlediği iddia edilen polis memurunun devlet memurluğundan çıkarma kararının temyizini inceliyor.
Özet: Polis memuru olan davacının, seçim günü tekel büfesi işletmecilerinden yasal bir dayanağı olmaksızın ceza uygulanacağı tehdidiyle menfaat temin etme şeklinde memuriyet sıfatıyla bağdaşmayan yüz kızartıcı eylemlerde bulunduğu sabit görülerek devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işleme karşı açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemelerince davanın reddedilmesi üzerine, son savunma hakkının ihlal edildiği ve eylemin sübut bulmadığı iddialarıyla temyiz incelemesi için dosya Danıştaya gelmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No : 2023/72Karar No : 2026/511TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının "..." isimli işletmeye ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta davacı hakkındaki ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ve dava dosyasında mevcut olan soruşturma raporu, olaya ilişkin verilen ifadeler ve davacının savunması bir bütün olarak değerlendirildiğinde; seçim günü tekel büfelerinin kapatılmasına yönelik bir talimat, bilgilendirme ve hatta YSK kararı olmadığı halde, polis memurunca yalnızca alkollü satış yapıldığının tespit edildiği durumda bir yaptırım uygulanabileceği, ancak seçim günü yalnızca tekel büfeleri açık olduğu için cezai işlem gerektirdiğinin söylenerek, yasal bir dayanağı olmayan beyanlar ile büfe sahiplerine ağır bir cezai yaptırım uygulanacağından bahisle büfe sahiplerini mecbur bırakarak menfaat temin edildiği, bu nedenlerle davacının, ilgili Kanun'un "Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasını Gerektiren Fiiller" 125/E-g maddesinde belirtilen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" irtikap fiilini "..." isimli işletmedeki eylemleriyle işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, sübuta eren eylemine uyan meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; son savunmasının alınmadığı, fiilin sübut bulmadığı, fiile ilişkin ceza yargılamasının temyiz aşamasında devam ettiği, aynı olaydan dolayı üç kez Devlet memurluğundan çıkarma cezası verildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Polis memuru olan davacının ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı sırada diğer polis memuru H.D. ile birlikte yerel seçimlerin olduğu 31/03/2019 tarihinde, “...” ve "..." isimli tekel büfelerine giderek, iş yeri sahiplerine seçim yasaklarını ihlal ettiklerini söyleyip yüksek miktarda ceza yazacaklarını söyleyerek, 03/04/2019 tarihinde ise “...” tekel büfesi sahibine alkollü içki satmaktan ceza yazacaklarını söyleyerek para talep ettiklerine ilişkin işyeri sahiplerince yapılan şikayet başvuruları nedeniyle haklarında ceza soruşturması başlaması üzerine yapılan idari soruşturma sonucunda; bu davranışıyla “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiilini işlediği sübuta erdiğinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi gereğince "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile tecziye edilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin, "Ala" isimli işletmede meydana gelen olaylar nedeniyle tesis edilen kısmının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT :7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde; "(1) Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin (E) fıkrasında, "Devlet memurluğundan çıkarma: Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır." şeklinde tanımlama yapıldıktan sonra maddenin devamında Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller sayılmış ve (g) bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.Kamu görevlisinin disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlarının, aynı zamanda ceza kanunu bakımından da suç oluşturması durumunda disiplin yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımının da uygulanması söz konusu olabilecektir. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukukunda uygulanan ilke ve kuralların birbirinden farklı olması nedeniyle kamu görevlisinin ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, kural olarak anılan kamu görevlisine ayrıca disiplin cezası verilmesine engel olmayacaktır.Öte yandan, ceza yargılaması sonucunda aynı zamanda disiplin cezasının da konusunu oluşturan fiilin kamu görevlisi tarafından işlenip işlenmediği ile ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaatin kesin hüküm halini alması durumunda, başka bir yargı merci tarafından maddi olayın oluşu ile ilgili olarak aksi yönde bir yargıya varılamayacağından, fiilin kamu görevlisi tarafından işlenip işlenmediğine ilişkin ceza mahkemesi hükmünün disiplin cezasına ilişkin yargılamada da dikkate alınması gerekmektedir.Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerden; davacının, dava konusu işleme dayanak gösterilen olaydaki fiili nedeniyle "Rüşvet Almak ve Vermek, İcbar Suretiyle İrtikap" suçundan polis memuru H.D. ile birlikte yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla davacının bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediği sabit görülerek "icbar suretiyle irtikap" suçundan, 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasına mahkum edildiği, anılan kararın istinaf incelemesi sırasında ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesince kaldırılarak, irtikap suçundan sabit olan eylemine uyan TCK’nın 250/1 maddesi gereğince; sanığın neticeten 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın temyiz aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.Bu itibarla; davacıya isnat edilen filin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu göz önüne alındığında; Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda verilecek karar kesinleştikten sonra, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/02/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.