Danıştay, bir polis memurunun suç örgütüyle ilişkisi ve yetkisini çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanması nedeniyle meslekten çıkarma cezasının iptali istemiyle açılan davanın reddine dair idare mahkemesi kararının temyiz incelemesini ele alıyor.
Özet: Bir polis memurunun, suç örgütüyle yakın ilişki kurarak ve rüşvet karşılığında operasyon bilgilerini sızdırarak yetkisini kişisel çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullandığı gerekçesiyle meslekten çıkarma cezası alması üzerine açtığı davada, idare mahkemesi soruşturma raporları, tanık ifadeleri, telefon dinlemeleri ve teknik takip gibi delillere dayanarak davacının eyleminin sübuta erdiğini belirterek davanın reddine karar vermiş, davacı ise hakkındaki ceza mahkemesi kararlarını ve delil yetersizliğini ileri sürerek temyiz yoluna gitmiş ve Danıştay tetkik hakimi idare mahkemesi kararının bozulması yönünde görüş bildirmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No : 2025/3450Karar No : 2026/225TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, (dava konusu işlemin 8.1 maddesinde belirtilen fiili nedeniyle) "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 09/01/2018 günlü, E:2016/21379, K:2018/1394 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı temyize konu kararıyla; davacının görülmekte olan diğer dosyaları ile Mahkemenin E:... sayılı dosyasında mevcut CD'nin birlikte incelenmesi sonucu, soruşturma raporunda yer alan 8-1 (HA-P-20) deki eyleme göre polis memurları ... ve (davacı) ... tarafından, örgüt yöneticisi ... ile ilgili bir konunun takip edildiği, bununla ilgili ...'nin konuyu takip edip geri döndüğünün sabit olduğu; ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında örgüt ve fuhuş suçu isnatları yönünden zamanaşımı nedeniyle suçlamaların düştüğü, rüşvet suçu yönünden ise beraatine karar verildiği ancak davacının "..." ve "..." kodları ile rüşvet karşılığında salonlara yapılacak uygulamaları telefonla veya yüz yüze haber ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacı ve diğer bir grup emniyet personeli hakkında yapılan soruşturma neticesinde hazırlanan soruşturma raporu, disiplin soruşturması sırasında alınan tanık ifadeleri, davacının kendi ifadeleri, mahkeme kararına dayalı telefon ve ortam dinlemeleri, teknik takipler ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının, suç çetesi ile yakın ilişki içinde olduğu ve bu ilişkinin sonucunda karşılıklı olarak çıkar sağladığı sabit bulunduğundan, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" şeklindeki fiilinin herhangi bir tartışmaya yer verilmeksizin ortaya konulduğu, dolayısıyla davacının bu fiilinin sübuta erdiğinin dosya kapsamı bilgi ve belgelerden anlaşılması sebebiyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; disiplin cezasına konu eylemin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller ile ortaya konulamadığı, hakkında ileri sürülen bir kısım suç isnatları yönünden ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, rüşvet suçu yönünden ise beraat kararı verildiği, idare mahkemesince ceza mahkemesi kararının dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararı uyarınca doğrudan Dairemiz esasına alınan dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :MADDİ OLAY : İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasına istinaden İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen soruşturma kapsamında 24/12/2011 tarihinde başlatılan operasyonlar neticesinde aralarında davacının da bulunduğu emniyet mensuplarının "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak, örgüt faaliyeti kapsamında fuhuş yaptırmak, fuhuşa aracılık ve yer temin etmek, rüşvet almak, görevi kötüye kullanmak ve göreve ilişkin sırrın açıklanması" suçlarını işledikleri iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan ... günlü, ... sayılı disiplin soruşturma raporu ile davacı hakkında 7 ayrı fiili nedeniyle "meslekten çıkarma" cezasının teklif edildiği, anılan teklif doğrultusunda Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile davacının 7 ayrı fiili nedeniyle "meslekten çıkarma" cezası ile tecziye edildiği, davacının, anılan dava konusu işlemin 8.1 maddesinde belirtilen ve bu davanın konusunu oluşturan fiilleri nedeniyle "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.İLGİLİ MEVZUAT :Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle) 8/7. maddesinde; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; "Bir alt ceza verilmesi" başlıklı 15. maddesinde de, kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzük'te gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanabileceği öngörülmüştür.08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin, 6. fıkrasının (ç) bendinde, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME :Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda, Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, dava konusu işlemde isnat edilen eylemleri nedeniyle "Örgüte Bilerek İsteyerek Yardım Etme, Bir Kimseyi Fuhuşa Teşvik Etmek veya Yaptırmak veya Aracılık Ettirmek, Göreve İlişkin Sırrın Açıklanması, Rüşvet Almak ve Vermek" suçlarından yargılandığı davada; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, "örgüt kurmak, yönetmek, örgüt üyeliği ve örgüte yardım, göreve ilişkin sırrın açıklanması ve fuhuş suçlarından" davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği; rüşvet suçlaması yönünden ise davacı hakkında üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, bu karara karşı istinaf incelemesinin ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:... sayılı dosyasında devam ettiği anlaşılmıştır. Bu itibarla; İdare Mahkemesince, davacı hakkındaki ceza yargılamaları sonucunda verilecek kararlar kesinleştikten sonra, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararlarının birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/01/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.