Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, müterafık kusur ve faiz itirazları içeren sigorta şirketi istinaf başvurusunu inceledi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, yaralanmasına neden olan tek taraflı kazada kusurlu aracın sigorta şirketinden talep ettiği maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin 1.200.000 TL tazminat ödenmesine hükmettiği karara karşı davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusu incelenmektedir; davalı vekili, davacının emniyet kemeri takmaması gibi müterafık kusuru, SGK tarafından yapılan ödemenin tazminattan düşülmesi, faiz başlangıç tarihi ve oranı, maluliyet ve kusur raporlarının usulüne uygun olmaması ile yargılama giderleri gibi hususlara itiraz ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/868 - 2026/1010
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/868 KARAR NO : 2026/1010T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 27/02/2025NUMARASI : 2023/869 ESAS - 2025/174 KARARDAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : 1 -VEKİLİ : Av. İBRİHBAR OLUNAN : 2 -DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 26/06/2026Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili dava dilekçesinde; 18/08/2023 tarihinde sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı açık kasa kamyoneti ile Üniversite istikametinden...istikametine doğru seyri sırasında belirtilen mevkiye geldiğinde virajlı olan yolda viraja hızlı girmesi sebebi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ tarafından yoldan çıkarak arazide bulunan taşa çarpması neticesinde, dava konusu tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza neticesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ...'in kazada ağır şekilde yaralandığını, 2023 yılında gerçekleşmiş olan işbu dava konusu kaza nedeniyle alınacak olan raporun ise "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, tazminatın TRH-2010 tablosundaki bakiye ömür sürelerinin esas alınarak hesaplanması gerekmekte olduğu, müvekkilinin özel güvenlik olarak çalıştığı, müvekkilinin tazminatı hesaplanırken müvekkilin kazanın meydana geldiği tarih olan 18/08/2023 tarihindeki maaşı olan en az 16.000,00TL olduğunu, tazminat hesabına müvekkilinin gerçek geliri esas alınması gerekmekte olduğunu, müvekkilinin maaşının tespit edilebilmesi adına SGK'ya müzekkere yazılarak müvekkilinin ücretine ilişkin belgelerin celp edilmesini talep etiklerini, müvekkilinin uğradığı maddi zararların davalıca kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, davalı kuruma 27/11/2023 tarihinde mail yolu ile başvuru yapılmış olduğunu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından başvurunun sonuçsuz bırakılmış olduğunu belirterek, sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde, tahsilde tekerrüre yer olmamak kaydıyla davalı tarafından tazmin edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete gerekli evraklar ve sağlık raporu ile yazılı başvuru yapılmadığını, usule aykırı olan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumlu tutulabilmesi için sigortalının kusurunun tespit edilmiş olması gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmamış olduğunu, trafik güvenliğini sağlayan önlemleri almamış olduğundan yaralanmış olduğunu, bu sebeple davacının meydana gelen zararda kendi kusuru bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi için davacı tarafın sigortalının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının gelir durumu belirlenirken SGK kayıtlarının esas alınması gerektiğini bildirerek, davacının davasının esastan reddine, faiz masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden faize yönelik taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda; “Davanın KABULÜ ile, 1.200.000,00-TL'nin 14.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde; öncelikle SGK’nın rücu talebi üzerine 22.370,14TL ödeme yapıldığını bu miktarın limitte nazara alınması gerektiğini, maluliyet ve hesap raporunun usulüne uygun olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, davacının müterafık kusurunun ve hatır taşımasının nazara alınmadığını, iş kazası bildirimi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, faizin yasal faiz olması gerektiğini ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇEİstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik zararının tazmini istemine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; olay günü davalıya ZMMS ile sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, aracın ön koltuğunda yolcu olan davacının, usulüne uygun olarak düzenlenen maluliyet raporuna göre %23 malul kalacak ve 9 ayda iyileşebilecek şekilde yaralandığı, davacıya SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik tazminatı ödemesinin hükme esas alınan aktüer raporunda nazara alınarak tazminattan mahsup edildiği, raporun yerleşik içtihatlardaki yönteme uygun olarak ve aktif dönem için davacının maaş bordrosu esas alınarak düzenlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının müterafık kusurunun da bulunmadığı, hatır taşıması şartlarının ispatlanmadığı, davanın sadece sürekli işgöremezlik zararına ilişkin olması ve hesaplanan sürekli işgöremezlik zararının limitin üstünde kalması nedeniyle mahkemece limit kapsamında yapılan ıslah doğrultusunda karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak ZMM sigortacısının sorumluluğu limitle sınırlı olup, Yargıtay 4 HD’nin en son görüşüne göre (2023/12431 E. 2025/13675 K.sayılı ilamı) geçici ve sürekli işgöremezlik zararlarının sakatlık teminatı limiti kapsamında kaldığının kabul edildiği, dava dışı SGK tarafından da davacıya bir miktar geçici işgörmezlik ödemesi yapıldığı sabit olup, bu durumda dava dışı SGK tarafından davacıya ödenen geçici işgörmezlik ödeneğinin davalı ZMM sigortacısı tarafından SGK’ya ödenip ödenmediği araştırılarak, ödenmişse bu husus bakiye limiti değiştireceğinden mahkemece bu yönde araştırma yapılarak, eğer davalı sigorta şirketi tarafından SGK’ya rücuen geçici işgöremezlik ödemesi yapılmışsa bu miktar kadar sakatlık teminatı limitinin azalacağı gözetilerek bakiye limit kapsamında sürekli işgöremezlk tazminatına karar verilmesi gerekirken eksik inceme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece yukarıdaki araştırmalar yapılıp bakiye limit belirlenerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 27/02/2025 tarihli, 2023/869 Esas – 2025/174 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 6.Genel İcra Dairesi'nin 2025/36735 Esas sayılı dosyasına depo edilen 2.167.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE,5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip *Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.