Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık, konut dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarında temyiz sınırları ile savunma hakkı ihlallerini değerlendirerek bazı hükümlerin onanmasına, zorunlu müdafi eksikliği nedeniyle diğerlerinin bozulmasına karar vermiştir.
Özet: Hükmolunan cezaların miktarı nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanıklar hakkında yapılan temyiz başvurularının reddedildiği bu kararda, hırsızlık suçundan bir sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü hukuka uygun bulunarak onanırken, diğer iki sanığın aynı suçtan mahkûmiyet kararları, potansiyel ceza miktarı beş yılın üzerinde olmasına rağmen zorunlu müdafi olmaksızın yargılama yapılması suretiyle savunma haklarının kısıtlandığı gerekçesiyle bozulmuş ve dosya yeniden yargılama için ilgili ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3015 E., 2024/201 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozmaI-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeKonut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından sanıklar hakkında hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları ile mala zarar verme suçu bakımından 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin "tekerrür hükümlerinin doğru uygulanmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;A) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeSanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,B) Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesindeSanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıkların zorunlu müdafilerinin hazır bulunmadığı duruşmada mahkûmiyetlerine karar verilmesi suretiyle aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın takdiren Fethiye 5. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.