Eski çalışanın rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesini ihlal ederek haksız rekabete yol açtığı iddiasıyla açılan tazminat davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, eski elektrik otomasyon sorumlusu olan davalının, şirketin Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirilen özel üretim teknolojileri, reçeteler, yazılımlar ve makineler hakkındaki gizli bilgilere sahip olduğunu ve iş sözleşmesi ile istifa sonrasında imzalanan gizlilik sözleşmesindeki rekabet yasağı ve sır saklama yükümlülüklerine aykırı davranarak haksız rekabete yol açtığını iddia ederek, bu ihlaller nedeniyle oluşan zararlarının tazminini talep etmektedir.

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/180 Esas - 2025/595

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/180 Esas
KARAR NO : 2025/595
HAKİM :....
KATİP :....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ... ....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/03/2023
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2025
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ... merkezli fabrikasında toz ve plaka ... üretimi ve ihracatı ile uğraşan bir tüzel kişi olduğunu, toz ... ve ... levha üretiminin çeşitli hammaddeler, prosesler, reçeteler, özel makinalar ,özel yazılımlar kullanılarak yapıldığını, üreticilerin üretim için gerekli olan makine ve ekipmanları, üretim reçetelerini ve yazılımlarını büyük bedeller ödeyip başka firmalardan temin ettiklerini veya ... çalışması ile zaman ve para harcayarak gerçekleştirdiğini, her üreticinin yazılımı, makinesi ve ekipmanının birbirinden farklı olduğunu, geliştirdikleri ürünler ve ürünlerin ekonomikliği kullanılarak rekabet ettiklerini, bu nedenle üretim ile ilgili her türlü bilginin şirket dışındaki kişilerden gizli tutulduğunu, belirli konumdaki çalışanların bu sırları bildiğini, piyasa hakim durumda bir şirketin; rakip şirketlerin deneyimli bilgili ve yetenekli çalışanlarını ayartarak rekabet gücünü arttırmaya, ayartılanın önceki işvereninin rekabet gücünü zayıflatmaya, çalışanları ayartma eylemi ile rakip şirketlerin teknik, işletme ve ticari sırlarına ulaşabilmeyi, çalışanların ayartma eylemi ile rakip işletmelerin piyasanın dışına çıkmaya yönelik faaliyetlerde bulunabileceğini, piyasada haksız rekabete sebebiyet verileceğini, davalının müvekkili şirkette 03.03.2014- 02.08.2021 tarihleri arasında "Elektrik Otomasyon Sorumlusu (Elektrik Mühendisi)" olarak brüt 10.633 TL ücret ile çalıştığını, davalının elektrik ve otomasyon konusunda en yetkili mühendis olduğunu, üretim konusundaki tüm işlemlerin davalı kontrolünde veyahut davalının sorumlu olduğu personel tarafından yapıldığını, üretimde kullanılan teknolojiyi iyi bildiğini, üretim teknolojisinin ihraç edilen makinelerin müvekkilinin kendi çalışması sonucu geliştirildiğini, fabrikanın otomatik çalışmasını sağlayan bilgisayar programlarını ve akış diyagramlarını çok iyi bildiğini, yazılımların tamamının kendisine açık olduğunu, üretimde kullanılan bütün reçeteleri görme yetkisi olduğunu, proseste kullanılan bütün makine ve ekipmanları iyi bildiğini, bunları ayarlamak için çeşitli çalışmalar yaptığını tecrübe kazandığını, davalının istifa ederek iş ilişkisini sonlandırdığını, iş akdi devam süresince işçinin işverenle rekabet etmemesinin sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülük olduğunu, tarafların sözleşme bitimi sonrasında rekabet edilmeyeceğine dair ayrı bir sözleşme yapabileceğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede fabrikada öğrendiklerini şirketin sırrı kabul edileceğine dair sözleşmeye açık hüküm konulduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 19.maddesinde "Haklı bir nedene dayanmaksızın hizmet sözleşmesini sona erdiren veya 4857 sayılı iş kanunun 25. Maddesinin II. Bendine dayalı olarak hizmet akdi feshedilen çalışanlar, bir yıl süreyle kendi nam veya hesabına veya herhangi bir tüzel veya gerçek kişinin menfaatine işverenden yazılı izin almadıkça işveren ile rekabet edecek bir iiş yapamayacağı gibi aynı veya benzeri bir iş nevi ile iştigal eden bir kuruluşta çalışamaz ortak olamaz. Çalışan , bahsi geçen 1 yıllık süre içerisinde tüm satış bölgeleri kapsamına giren illerde, işveren şirketin işyerinde ürettiği mallardan bazılarını ve/veya tamamını üreten veya stratejik planlamaya göre üretilmesi planlanan ve programa alınan ürünleri üreten ve ticaretini yapan bir işyeri kurmamayı belirtilen malların üretildiği başka bir işverene ait işyerinde çalışmamayı, aynı malların üreten bir ortaklığa doğrudan veya dolaylı olarak ortak olmamayı, danışmanlık yapmamayı veya sair bir suretle doğrudan veya dolaylı rekabet etmemeyi kabul ve taahhüt eder. Bu şartlara aykırı davranma nedeniyle işverenin zarar görmesine neden olan çalışan ayrıldığı tarihteki son brüt ücretinin on aylık tutarında cezai tazminat ile ayrıca işverenin göreceği maddi manevi zararın kendisine bildirilmesine müteakip derhal ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşveren çalışanın yasaklanan davranışlarının engellenmesini ve durdurulmasını ilgili mercilerden talep edecektir." denildiğini, ayrıca istifa günü imzalanan gizlilik sözleşmesinin 3. Maddesinde "İşçi, işbu sözleşmede düzenlenmiş olan gizlilik yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle ...'nun doğrudan ya da dolaylı olarak ya da gelecekteki maruz kalabileceği her türlü zararı tazmin edeceğini gayri kabili rücu kabul eder. İşçi ayrıca iş bu sözleşme çerçevesinde tanımlanan gizliliğin ihlali durumunda uğranılan zararı tazmini dışında ayrıca en son brüt maaşının 10 katı tutarında cezai şartı herhangi bir itiraz veya defi ileri sürmeksizin ödemeyi kabul ve taahhüt eder. " denildiğini, davalının TBK m.444 ve devamı maddelerine göre rekabet yasağı sözleşmelerini ihlal ederek aynı alanda çalışan rakip firma ... ..... Tic. A.Ş.'de işe başladığını, müvekkilini mağdur ettiğini, ticari sır niteliğinde olan üretim bilgilerine sahip davalının şu anda rakip firmada çalıştığını, davalının elektrik mühendisi olduğunu, bütün sanayi kuruluşlarında çalışabileceğini, müvekkili ile aynı alanda çalışan rekabet yasağına tabi 10 firma olduğunu, (........ San. Ve Tic. A.ş., ... ... A.Ş. ) sadece 10 firma bakımından 1 yıl süre ile çalışma yapılmamasının anayasal çalışma hakkını kısıtlamadığını, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli ve bağlayıcı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla rekabet yasağı ihlalinden doğan cezai şartın şimdilik 50.000 TL'sinin arabuluculuk anlaşmama tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, iş mahkemelerinin görevli olduğunu, iş akdinin haklı nedenle fesheden müvekkilinin rekabet yasağının TBK m.447 uyarınca sona erdiğini, müvekkili tarafından istifa dilekçesi vererek iş akdi sonlandırılmış görünse de davacının zorlaması ile fesih yapıldığını, çalışma süresi boyunca sigortasının eksik yatırıldığını, SGK priminin asgari ücret üzerinden gösterildiğini, elden ödenen ücret karşılığı imzalanmış tutanaklar olduğunu, müvekkilinin yoğun ve olağan hayatın akışına aykırı nitelikte çalışma şartlarına maruz bırakıldığını, mesai saatleri dışında hafta tatili ve resmi-dini bayramlarda çalışmaya zorlandığını, bu çalışmalara karşılık ücretin ödenmediğini , pandemi dönemi dışında kesintisiz izin kullandırılmadığını, izin konusunda iyileştirmelerin yapılacağını belirttiklerini ancak düzenleme yapılmadığını, 2014-2021 yılları arasında hayatın olağan akışına aykırı olarak 16 adet beyaz yakalı personel değişikliği yapıldığını, iş akdine devam etmesinin çekilmez bir hal aldığını, müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı hususları davacıya bildirmesi üzerine davacı yanın müvekkilden zaman istediğini, istenen zamanın geçmesi üzerine yapılan başvuruda taleplerinin diğer çalışanlara haksızlık yaratacağı, iş yerinde huzursuzluk çıkacağı sebebi ile müvekkiline ücret artışı yapılacağı ancak elden ödenmeye devam edileceğinin bildirildiğini, davacının hiçbir düzeltmede bulunmaması sebebiyle davacıdan tazminatları dışında başkaca bir talebi olmadan iş akdini haklı nedenle feshedeceğini bildirdiğini, davacı tarafından müvekkiline herhangi bir tazminat ödenmeyeceği, ayrılmak istiyorsa istifa dilekçesi vermesi gerektiğinin bildirildiğini, müvekkilinin yıllardır emek verdiği iş yeri ile husumetli hale gelmek istememesi üzerine mecbur kalarak istifa dilekçesi sunduğunu, müvekkilinin istifa dilekçesini sunarken ihbar süresi kullanmak istediğini bildirmesine rağmen davacı yanca aynı gün iş yerinden ayrılması gerektiğinin bildirildiğini, akabinde müvekkilinin ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nde işe başladığını, davacı yanca müvekkilinin ... ... A.Ş.'de çalıştığını iddia ettiğini ancak müvekkilinin ... ... A.Ş.'de çalıştığını, dava dilekçesinde atıfta bulunulan şirketler arasında ... ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin yer almadığını, işçi aleyhine düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesindeki cezai şartın geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşme hükmüne dayanılarak cezai şart talep edilemeyeceğini, huzurdaki davaya konu rekabet yasağında davacını korunmaya değer bir menfaati ve müvekkilinin "ticari sır, iş sırrı" kapsamında bilgi edinme olanağı bulunmadığını, ticari sır değerlendirmesi yapılması için gizli tutulması gerektiğini, davacı yanın fabrikalarının işleyişi ile ilgili ayrıntılı ve aydınlatıcı bilgileri "youtube" platformunda video olarak paylaştığını, sır niteliğinde olmadığını, müvekkilinin işinin ticari veya iş sırrına vakıf olmasına olanak sağlamadığını, davacı şirkette toz grubu üreten ve ... esaslı panel üreten olmak üzere toplamda 2 adet fabrika bulunduğunu, müvekkilinin davacının fabrikalarının elektrik otomasyon işlerini yapmak, anlık arızalarının en kısa sürede çözülmesi için çözüm sunmak ve elektrik otomasyonda çalışan mavi yakalı personelin bu işlerle ilgili yönetimde görevli olduğunu, davacı nezdinde yalnızca elektrik otomasyon işlerinde görev aldığını, ticari sır, reçete, formül bilgisine vakıf olmadığını, davacı şirket gibi yapı ürünleri üreten endüstriyel tesislerde her ürünün bir reçetesi bulunduğunu, ürünlerin reçetesini oluşturmak için teknik ve uzman bir mühendis kadrosunun olması gerektiğini, bu işler için 2 adet kimya mühendisi çalıştığını, davacının fabrikalarında rakip işletme olarak adlandırılan şirket personellerinin bizzat yönetim tarafından gezdirildiğini, davacının fabrikanın işleyişini ve/veya reçete bilgisini sır olarak nitelendirmediğini,davacının kullandığı cihazların davacı tarzında üretim yapan tüm fabrikalarda mevcut olduğunu, bu makinaların sır niteliği taşımadığını, makinaların .... menşeili ... firmasından alındığını, kurulum esnasında firmadan gelen Alman personellerde mevcut makinalara ilişkin bazı projelerin bulunduğunu, Almanya'dan gelen mekanik personellerin bu projelere bakarak makinaların yerleşimini yaptığını, davacının mekanikçi personeline yalnızca makinada nereye ne konulacağı hususunda bilgi verildiğini, makinalara ilişkin müvekkilin gizli bir bilgiye sahip olmadığını, dava dışı ... ...'nın sektördeki tüm ... firmalarından farklı bir üretim ve fabrika yapısına sahip olduğunu, ... ...'da önceki tecrübelerinden çok farklı olarak yatay fırın değil, dikey fırın kullanıldığını, müvekkilinin tecrübesi yatay fırın kullanan fabrikalara ilişkin olduğundan ... ... A.Ş.'de oldukça zorlandığını ve tecrübesine rağmen gerek kullanılan programların gerekse makinaların sektörün diğer şirketlerinden tamamen farklı olması sebebiyle işleyişe hakim olamadığından işveren ile görüşerek 31/01/2014 tarihinde işten ayrıldığını, müvekkilin davacıdan edindiği tecrübe ile ... ...'ya menfaat sağlama tehlikesinin bulunmadığını, rekabet yasağı kaydı yer alan sözleşmelerin iş akdi devam ederken zorla imzalatıldığını, mühendislerin iradelerinin fesada uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
... SGK'dan davalının hizmet dökümü ev işe griş-çıkış bildirgeleri getirtilmiş, vergi dairelerinden ve ... ... San. Ve Tic. AŞ'den, ... ... San. Ve Tic. AŞ'nin ve ... ... San. Tic. AŞ'nin faliyetleri ile bilgiler getirtilmiş incelenmiştir.
Taraf tanıkları dinlenmiş bilgi ve görgüleri tutanağa geçirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında uzman nitelikli hesap ve sektör bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda özetle,
Davacı ve Davalı taraflar arasında 01.03.2014 tarihli hizmet sözleşmesinde Davalı üzerine getirilen bir rekabet yasağı düzenlemesinin bulunduğu,
Söz konusu rekabet yasağı kapsamında getirilen yükümlülüklerin konu ve coğrafya itibarıyla orantılılık kriterlerini taşımadığı ve bu haliyle geçerli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı,
Davalı ... ... ...'in Davacı işverenden sonra çalışmaya başladığı ... ... San. ve Tic. A.Ş.nin Davacı teşebbüs ile aynı ilgili pazarda faaliyet gösteren rakip durumunda bir teşebbüs olmadığı,
Bununla birlikte dosya içeriği bilgi ve belgelere göre Davalı ... ... ...'in 02.08.2021 tarihinden sonra yürüttüğü faaliyetlerin Davacı-Davalı arası 01.03.2014 tarihli Rekabet Yasağı Sözleşmesi hükümlerinin ihlali olarak değerlendirilmesinin. Mümkün olmadığı görüşlerini bildirmişlerdir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davalının davacı şirkette işçi iken işten ayrıldığı ve rakip firmada işe girdiği bu şirketteki faaliyetleri nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin gizlilik yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasına dayalı olup uyuşmazlık davalının eylemleri ile sözleşmeyi ihlal edip etmediği davacının cezai şart alacağının doğup doğmadığı doğmuş ise miktarı davalının sorumluluğunun doğup doğmadığı noktalarında toplanmıştır.
. Davalı vekili öncelikle davanın iş mahkemelerinin görev alanında olduğunu belirterek mahkememizin görevine itiraz etmiştir. Dava iş aktinin feshedilmesinden sonraki döneme ilişkin rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklandığından 6098 sayılı TBK 444 ve 447 maddeleri kapsamında değerlendirilmelidir. Bu kapsamdaki davalar da 6102 sayılı TTK 4/1-c maddesi uyarınca mutlak ticari dava olup mahkememiz işbu davanın görülmesinde görevlidir. (Aynı yönde 25.12.2013 tarihli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/13-412 E ve 2013/1708 K sayılı ilamı)
6098 sayılı TBK 444 maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. (Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 16.03.2017 tarih, 2016/2351 E ve 2017/1598 K sayılı kararı ) Somut olayda toplanan delillerden iş akdinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği veya davacı tarafından haklı olarak feshedildiği ispat edilememiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 19. maddesinde "Haklı bir nedene dayanmaksızın hizmet sözleşmesini sona erdiren veya 4857 sayılı iş kanunun 25. Maddesinin II. Bendine dayalı olarak hizmet akdi feshedilen çalışanlar, bir yıl süreyle kendi nam veya hesabına veya herhangi bir tüzel veya gerçek kişinin menfaatine işverenden yazılı izin almadıkça işveren ile rekabet edecek bir iş yapamayacağı gibi aynı veya benzeri bir iş nevi ile iştigal eden bir kuruluşta çalışamaz ortak olamaz. Çalışan , bahsi geçen 1 yıllık süre içerisinde tüm satış bölgeleri kapsamına giren illerde, işveren şirketin işyerinde ürettiği mallardan bazılarını ve/veya tamamını üreten veya stratejik planlamaya göre üretilmesi planlanan ve programa alınan ürünleri üreten ve ticaretini yapan bir işyeri kurmamayı belirtilen malların üretildiği başka bir işverene ait işyerinde çalışmamayı, aynı malların üreten bir ortaklığa doğrudan veya dolaylı olarak ortak olmamayı, danışmanlık yapmamayı veya sair bir suretle doğrudan veya dolaylı rekabet etmemeyi kabul ve taahhüt eder. Bu şartlara aykırı davranma nedeniyle işverenin zarar görmesine neden olan çalışan ayrıldığı tarihteki son brüt ücretinin on aylık tutarında cezai tazminat ile ayrıca işverenin göreceği maddi manevi zararın kendisine bildirilmesine müteakip derhal ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşveren çalışanın yasaklanan davranışlarının engellenmesini ve durdurulmasını ilgili mercilerden talep edecektir." denildiğini, yine gizlilik sözleşmesinin 3. Maddesinde "İşçi, işbu sözleşmede düzenlenmiş olan gizlilik yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle ...'nun doğrudan ya da dolaylı olarak ya da gelecekteki maruz kalabileceği her türlü zararı tazmin edeceğini gayri kabili rücu kabul eder. İşçi ayrıca iş bu sözleşme çerçevesinde tanımlanan gizliliğin ihlali durumunda uğranılan zararı tazmini dışında ayrıca en son brüt maaşının 10 katı tutarında cezai şartı herhangi bir itiraz veya defi ileri sürmeksizin ödemeyi kabul ve taahhüt eder. " hükmü bulunmaktadır.
Davalının
yeni işvereni olan şirketin temel iştigal konuları, “Komple ... üretim tesisleri,
... levha tesislerini fabrika inşaatları da dahil olmak üzere anahtar teslimi şeklinde kurmak
ve işletmeye almak; Taş toprak sanayi makinaları, inşaat sanayi makinaları ve prefabrik
konut kalıpları bunlarla ilgili her çeşit makine, makine aksamı ve yedek parça imalatı elektrik
aksamı ve tesisatı yapılması; ..., ... levha ve taş toprak sanayi işletmelerinin proje, etüt,
mühendislik, müşavirlik ve mümessillik, bakım ve onarım işleri yapmak…" olarak
belirtilmiştir.
Bu durumda dosya kapsamı bilgi ve belgelerden davacının dava dışı ... ... San. ve Tic. A.Ş.nin, faaliyet gösterilen ürün ve
coğrafya itibarıyla farklı alanlarda faaliyet gösteren iki ayrı teşebbüs olduğu anlaşılmaktadır.
Dava dışı ... şirketinin davacı gibi şirketlere makine-tesis kurma yönlü işlerle uğraşması sebebiyle
yatay düzlemde bir faaliyet kesişmesi olmayan; üretim-
dağıtım zincirinin farklı evrelerinde bulunan ancak dikey bir ilişkinin olabileceği iki ayrı şirket
durumdadır. Bu nedenle gerek fiili faaliyet konuları gerek pazarlanan ürünler ve pazarlanan
ürünlerin coğrafi bulunurluğu itibarıyla davalının nezdinde çalıştığı şirketin, davacı ile
rekabet içerisinde olmayan faaliyetlerde bulunduğu tespit edilmiştir.
Davalı üzerine bir yükümlülük olarak getirilen rekabet yasağında asıl amaç davacının
müşteri çevresi, üretim ve ticari sır türünden korunmaya değer maddi, gayr-i maddi
varlıklarının korunmasıdır. Davalının rekabet ihlali olabilecek eylemleri de keza bu unsurlar
itibariyle olmak zorundadır. Dava dilekçesinde davalının üretim sırlarına ilişkin olarak çeşitli üretim reçetelerini bildiği belirtilmiş
olmakla birlikte; sunulan deliller ve dinlenilen tanıklar tarafından davalının, her ne kadar teknik olarak bunları görme imkanının
bulunduğu ifade edilmiş olsa da kendisinin ilgi ve bilgisi dışında teknik konu olması ve
bunların herhangi bir şekilde kopyalanıp şirket dışına çıkartıldığı ya da 3. kişiler ile
paylaşıldığı ya da yeni işvereni nezdinde kullanıma sunduğuna yönelik herhangi bir bilgi
belge dava dosyasında yar almamıştır. Buna göre davalı ... ... ...’in 02.08.2021 tarihinden sonra yürüttüğü faaliyetlerin gizlilik yükümlülügünün ihlali olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davalı işçinin elektronik mühendisi olarak çalıştığı bu itibarla işverenin sırlarına tamamen vakıf olduğu ve bu bilgileri de 3. kişiler ile paylaştığına dair dosyada herhangi bir veri bulunmadığı davalının bu eylemlerinin haksız rekabet sayılamayacağı kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın reddine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 853,88 TL harcın indirilmesi ile arta kalan 238,48‬ TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.560,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025
Katip ...
¸E-İmzalıdır
Hakim ...
¸E-İmzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.