3402 sayılı Kanun 22/a maddesi uygulama kadastrosunda tespit edilen parsel sınır ve yüzölçümü hatalarının düzeltilmesi kararı.
Özet: Uygulama kadastrosu sırasında davacıya ait taşınmazın yüzölçümünde azalma olduğu iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi teknik bilirkişi raporuna dayanarak, özellikle doğu sınırındaki hataları tespit etmiş, parsel sınırlarında düzeltmeler yaparak taşınmazların yeniden tesciline karar vermiş, kadastro müdürlüğü aleyhindeki davayı husumet yokluğundan reddetmiştir; istinaf mahkemesi ise, uygulama kadastrosunda tespit edilen hataların giderilmesi ve pasif husumet ehliyeti bulunmayan kadastro müdürlüğüne karşı davanın reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararını yerinde bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1798 E., 2025/919 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro MahkemesiSAYISI : 2022/146 E., 2023/117 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili .. ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro sırasında, tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 148 parsel sayılı 19.500,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 60... parsel numarasıyla ve 19.034,09 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... ve müştereği adına kayıtlı bulunan eski 4709 parsel sayılı 10.051,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 60... parsel numarasıyla ve 10.534,66 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 219 parsel sayılı 6.400,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 60... parsel numarasıyla ve 6.508,06 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; davacıların 1 60... parselin maliki olduklarını, 22-a çalışması sırasında taşınmazlarında azalma olduğunu, bu azalmanın komşu taşınmazlara dahil edilip edilmediğini tespit edemediklerini, bu nedenle davalı kuruma karşı dava açmak zorunda kaldıklarını, uygulama kadastrosunun usul ve esasa aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın sınırlarının belli olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın tapu kaydındaki yüzölçümü ile tescilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar ... ve ...; davaya bir diyeceklerinin olmadığını, yanlışlık varsa düzeltilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmazın doğu sınırları dışındaki sınırlarda zemin durumunun 22/a uygulama sınırları ve eski hava fotoğrafı ile uyumlu olduğu, batı sınırındaki yolun da 22/ a ile uyumlu olup eskiden beri değişmediği aynı sınırlar ile olduğu, doğu sınırının ise kadastro paftası ile uyumlu olduğu 22/a ile uyumlu olmadığı, doğu sınırındaki 1 25... parsel sayılı taşınmazlar ile sınırın geçerli sınır tipinde yeniden belirlenerek (A) harfi ile gösterilen 115,49 m²lik kısmın 1 60... parselden çıkarılarak, (B) harfi ile gösterilen 226,38 m²lik kısmın 1 60... parselden çıkarılarak 1 60... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gerektiği kabul ve kanaatine varılmıştır. Taşınmazın 1 60... ve 126 parsel sayılı taşınmaz ile sınırlarının değiştiğinin anlaşılması karşısında, davacı ve davacılar vekili tarafından 1 60... parsel sayılı taşınmaza malik ... ve ..., 1 60... parsel sayılı taşınmaza malik ..., ..., ... ve ... davaya dahil edilmiş, davada taraf teşkili sağlanmıştır. Taraf teşkili sağlanmış olduğundan, davalı olarak gösterilen kadastro müdürlüğününe karşı pasif husumetin bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalılara karşı açılan davanın kabulüne, dava konusu 1 60... , 1 25... ada 126 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen uygulama kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişilerin 07.03.2023 havale tarihli raporunda ve eki kroki-4'te (A) harfi ile gösterilen 115,49 m²lik kısmın 1 60... parselden çıkarılarak 1 60... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, (B) harfi ile gösterilen 226,38 m²lik kısmın 1 60... parselden çıkarılarak 1 60... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 1 60... parsel sayılı taşınmazın 19375,96 m², 1 60... parsel sayılı taşınmazın 10419,17 m² ve 1 60... parsel sayılı taşınmazın 6353,68 m² yüzölçümü ile tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz talepli davanın yargılaması sonunda; dava konusu taşınmazlarda yapılan uygulama kadastrosunun tesis kadastrosundan farklı ve hatalı yapıldığını ve hatanın nasıl giderileceğini belirten, teknik ve bilimsel veriler içeren, karar vermeye yeterli teknik bilirkişi raporu dayanak alınarak davanın kabulüne ve davacılara ait dava konusu taşınmaz ile davalılara ait komşu taşınmazlar sınırında hata tespit edilmesi nedeniyle davada pasif husumet ehliyeti bulunmayan davalı ... aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, aleyhinde açılan dava reddedilen davalı ... lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetsiz ise de; istinaf edenin sıfatı ve talep kapsamı dikkate alındığında bu husus inceleme konusu yapılmadığı" gerekçesiyle davacılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; 1 60... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün tapuda yazan miktara göre eksik kaldığını, halihazırda 124,04 m² eksikliğin giderilmediğini, 1 60... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünde haksız olarak artış olduğunu, Kadastro Müdürlüğü yönünden davanın husumet bulunmadığından reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacıların taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldıklarını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.