Yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesinde edimini süresinde ve ruhsata uygun yerine getirmemesi üzerine sözleşmenin feshi ile enkaz bedeli taleplerine ilişkin uzun yargılama.
Özet: Arsa sahibi ile yüklenici arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında, yüklenicinin edimini süresinde yerine getirememesi, inşaatın bir kısmının yasal olmaması ve diğer kısmının ise verilen makul süreye rağmen yasal hale getirilememesi gerekçeleriyle mahkemece sözleşmenin feshine, enkaz bedeli ödenmek koşuluyla müdahalenin menine ve yüklenicinin imalat bedeli ile ilgili birleşen davasının reddine karar verilmiş olup, bu karar yüklenici vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/33 E., 2025/89 K.Birleşen Dava Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/426 E. Mahkemece bozamaya uyularak verilen kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA1-Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; aralarındaki sözleşme gereği inşaatın temel ruhsatı alındıktan sonra 48 ay içinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak süre sona ermesine rağmen teslim edilmediğini belirterek, sözleşmenin feshini, sözleşmenin sicilden terkini ve müdahalenin men'ini talep ve dava etmiş, daha sonra sicilden terkin talebinden feragat etmiştir. 2-Birleşen davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde, sözleşmenin feshine ilişkin olarak açılan davadan habersiz iyi niyetli olarak inşaata başladığını, imalat yaptığı belirterek, arsanın TMK'nın 724. maddesi gereği tapusunun iptali ile tescilini, davacı arsa sahibinin murisi ile yaptığı ve davacıya devrettiği murisle yaptığı ilk kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre verdiği 25.000,00 TL’nin tahsilini, tapu iptal ve tescil talebi kabul görmezse uğradığı zararlar, yaptığı masraflar ve imalat bedelini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPAsıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmişlerdir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 24.02.2006 tarih, 2004/1548 Esas ve 2006/63 sayılı kararı ile yüklenicinin edimini yerine getirmediği gerekçesiyle sözleşmenin feshine ve müdahalenin men'ine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.Mahkemenin 24.02.2006 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 09.06.2008 tarih, 2008/2735 Esas ve 2008/3784 Karar sayılı ilamı ile davalıya yapılan tebligatların usulsüzlüğü gerekçesiyle Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.2.Mahkemenin, bozma sonrası verdiği, 25.09.2012 tarihli ve 2008/367 Esas, 2012/649 Karar sayılı kararı ile asıl davada sicilden terk talebinin feragat nedeniyle reddine, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenici edimini süresinde yerine getirmediği gerekçesiyle feshine, müdahalenin men'i talebinin ise birlikte ifa kuralı gereğince yüklenici tarafından yapılan imalât bedeli ödendiğinde kabulüne, birleşen davanın ise imalat bedeli yönünden kabulüne diğer talepler yönünden reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 25.09.2012 tarihli bu kararına karşı ise taraflar vekillerince temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 30.05.2013 tarihli, 2013/1389 Esas, 2013/3622 Karar sayılı kararı ile yüklenicinin temyizinin katılma yolu ile olduğu ancak süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine, arsa sahibinin temyiz itirazlarının incelenmesi yönünden ise, imalâtın tümünün yasal olup olmadığının denetlenmesi, yasal ise imalat hesabının yapıldığı yıl mahalli piyasa rayicine göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.3.Mahkemenin, bozma sonrası verdiği, 23.09.2020 tarihli ve 2013/521 Esas, 2020/213 Karar sayılı kararı ile inşaatın yasal olmadığı yüklenicinin yalnızca enkaz bedeli alabileceği gerekçesiyle asıl davada sözleşmenin feshine, enkaz bedelinin ödenmesi halinde müdahalenin menine, sicilden terkin talebinin feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın enkaz bedeli yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 23.09.2020 tarihli bu kararına karşı ise taraflar vekillerince temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 14.12.2021 tarihli, 2021/51 32... /2260 Karar sayılı kararı ile her ne kadar Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamının yerine getirilmediği, belediyeden gelen raporlar ile bilirkişi raporlarını çelişkili olduğu eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesi ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.4.Mahkemenin, ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenici tarafından yapılan .........Blokun yasal olmadığı ve yasal hale getirilme ihtimalinin bulunmadığı, D blok inşaatının ise belirle işlemler neticesinde ruhsata bağlanabileceği bunun için gereken makul sürenin yükleniciye verilmesine rağmen yerine getirilmediği anlaşıldığından, asıl davada sözleşmenin feshine, enkaz bedelinin ödenmesi halinde müdahalenin menine, sicilden terkin talebinin feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Ruhsat yenilenememesi sebebinin arsa sahibinden kaynaklandığını,b. Binaların çekme mesafelerinin uygun olmadığı tespitinin yerinde olmadığını,c. Müdahalenin men'i kararının yerinde olmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan yapılan imalatın yasal olup olmadığına ve buna bağlı olarak talep edilen fesih, müdahalenin meni, imalât bedeli alacağına ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.