Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshinde arsa sahibinin mülkiyet hakkı nedeniyle yükleniciden bağımsız bölüm edinenlerin el atmasının önlenmesi.
Özet: Dava; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi sonucunda, yükleniciden bağımsız bölüm temlik alan davalıların taşınmaza haksız el atmasının önlenmesi talebine ilişkin olup, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, arsa sahibinin ayni hakkının, yükleniciden şahsi hak edinen davalıların haklarına üstün olduğunu, sözleşme feshedildiği için yüklenicinin temlik yetkisi bulunmadığını ve davalıların işgalinin haksız olduğunu belirterek el atmanın önlenmesi davasını kabul etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/4089 E.  ,  2026/462 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/523 E., 2024/821 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/141 E., 2023/551 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen 2022/142 Esas sayılı davada davalı ... vekilince duruşmasız, birleşen 2022/143 Esas ve 2022/144 Esas sayılı davalarda davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca birleşen 2022/143 Esas ve 2022/144 Esas sayılı davalarda davalılar vekilince duruşma isteğinin süreden reddine, temyiz dilekçelerinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda dava dilekçesinde; müvekkili arsa sahibi ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümleri yükleniciden temlik almış olan davalı ve birleşen davalarda davalıların dairelere haksız el atmasının önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; haksız bir işgalin söz konusu olmadığını, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; haksız bir işgalin söz konusu olmadığını, Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenmesi gerektiğini, haklı bir sebebe dayalı olarak taşınmazda hak sahibi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının fiil ehliyeti bulunmadığını, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, haksız bir işgalin söz konusu olmadığını, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
4. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının fiil ehliyeti bulunmadığını, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, haksız bir işgalin söz konusu olmadığını, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu arsanın kayıt maliki olduğu, dava dışı yüklenicinin davacı arsa sahibine karşı edimlerini yerine getirmediği, bu nedenle açılan sözleşmenin geriye etkili feshine ilişkin davanın kabul edildiği ve kararın kesinleştiği, davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan taşınmazdaki kullanımlarını haklı kılacak bir haklarının bulunmadığı, davacının el atmanın önlenmesini talepte haklı olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davalarda davalılar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava konusu taşınmaz davacı adına kayıtlı olduğundan davacının ayni hakkının bulunduğu, davalıların ise yükleniciden temlike dayalı şahsi hak sahibi olduğu, kural olarak hakların yarışmasında ayni hakka üstünlük tanınması gerektiği, davacı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak feshine karar verildiği, hükmün deracattan geçmek suretiyle kesinleştiği, böylece yüklenicinin hak sahibi olmadığı bölümleri yükleniciden haricen (kooperatif üyeliği suretiyle) edindiklerinden bahisle tasarruf eden davalının, bu kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, dava dışı yüklenicinin davacı arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden, şahsi hakkını üçüncü kişiye (davalıya) temlik etmesi halinde üçüncü kişinin (davalı), Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tahliye talebinin kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının talebinin kabulünün sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, harca esas değerin hatalı hesap edildiğini, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, mahkemece binanın yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin araştırılmadığını beyan etmektedir.
2. Birleşen davalarda davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece harca esas değerin hatalı hesap edildiğini, Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenmesi gerektiğini, tahliye talebinin kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin mülkiyet hakkına sahip olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, mahkemece binanın yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin araştırılmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre birleşen davalarda davalılar ..., ... ve ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava konusu taşınmazın arsa payı bedeli olan 1.064.515,00 TL üzerinden karar ve ilam harcı ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, arsa payı ve yapı değerinin toplamı sonucu elde edilen değer üzerinden karar ve ilam harcı ile vekalet ücretine hükmedilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1. "Değerlendirme" bölümünün 1. bendi uyarınca birleşen davalarda davalılar ..., ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. "Değerlendirme" bölümünün 2. bendi uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.1. Birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, (2) numaralı hüküm fıkrasının (2-A) numaralı bendinin 1. satırında yer alan “99.766,76” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “72.717,02” rakamının, 2. satırında yer alan “74.825,08” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “47.775,34” rakamının, yine (2-B) numaralı bendinin 2. satırında yer alan “188.840,00” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “147.096,65” rakamının yazılması suretiyle,
3.2. Birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, (3) numaralı hüküm fıkrasının (3-A) numaralı bendinin 1. satırında yer alan “99.766,76” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “72.717,02” rakamının, 2. satırında yer alan “74.825,08” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “47.775,34” rakamının, yine (3-B) numaralı bendinin 2. satırında yer alan “188.840,00” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “147.096,65” rakamının yazılması suretiyle,
3.3. Birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, (4) numaralı hüküm fıkrasının (4-A) numaralı bendinin 1. satırında yer alan “99.766,76” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “72.717,02” rakamının, 2. satırında yer alan “74.825,08” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “47.775,34” rakamının, yine (4-B) numaralı bendinin 2. satırında yer alan “188.840,00” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “147.096,65” rakamının yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.