Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, web sitesi yazılımı geliştirme eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat davasında sözleşme ihlali ve edim kusurları iddialarının incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir yazılım geliştirme eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olup, davacı müvekkili için panel ve web sitesi yazılımı geliştirmesi beklenen davalının, alınan ödemelere rağmen işi süresinde ve sözleşmeye uygun teslim etmemesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi ve uğranılan zararın tazminini talep ederken; davalı ise davacının teknik şartname dışı ek taleplerde bulunması, müşteri temerrüdüne düşmesi ve projenin davacı kaynaklı gecikmelerle uzaması nedeniyle edimini yerine getirdiğini, davacının kendi kusurundan faydalanamayacağını savunmaktadır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/769 Esas - 2026/554

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/769
KARAR NO : 2026/554
...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2024
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Asıl Dava:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı firma arasında 30.01.2024 tarihinde Panel ve Web Sitesi Yazılımı Geliştirme İşi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun ... için web Sitesi ve panel yazılımı geliştirilmesi olduğunu, davalı firmanın işi teknik şartnameye ve müvekkil talimatlarına uygun olarak 3 ay içerisinde teslim etmeyi taahhüt ettiğini, sözleşme bedelinin 21.500 ABD doları olarak belirlendiğini, müvekkil şirketin 30.01.2024 tarihinde 398.138,00 TL tutarında ilk ödemeyi gerçekleştirdiğini, iş teslim edilmemesine rağmen iyi niyet göstergesi olarak 05.06.2024 tarihinde 211.755,43 TL tutarında ikinci bir ödeme daha yapıldığını, davalı firmanın işi süresinde teslim etmediğini ve sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkil şirket yetkililerinin işin takibi için ...ya gittiğini, davalının iyi niyeti suistimal etmesi üzerine 19.09.2024 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin 23.09.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafın whatsapp üzerinden ödeme yapmayacağını bildirdiğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, sözleşmenin 15.1.2 maddesi uyarınca yazılımın geliştirilmemesi halinde bedelin iadesinin kararlaştırıldığını, davalının eser sözleşmesine aykırı davranışı nedeniyle müvekkilin doğrudan ve dolaylı zarara uğradığını, ödenen toplam 609.893,43 TL tutarındaki bedelin iadesini ve fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 10.106,47 TL tutarındaki zararın tazminini, alacak kalemlerine ihtarnamenin tebliğinden itibaren en yüksek reeskont faizi işletilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından gönderilen tensip zaptı ve dava dilekçesinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine aykırı olarak usulsüz tebliğ edildiğini, bu durumun Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetini kısıtladığını, tebligatların öğrenme tarihi olan 13.12.2024 tarihinden itibaren cevap süresinin başlatılması gerektiğini, ... sayılı ilamı uyarınca tüzel kişilere yapılan tebligatların usulsüz olduğunun sabit bulunduğunu, davacının iddia ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesine aykırı olarak hazırlandığını, iddia edilen vakıaların delillerinin sunulmadığını, bu nedenle davacıya eksiklikleri tamamlaması için kesin süre verilmesi gerektiğini, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, müvekkil şirket ile davacı firma arasında 30.01.2024 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında çalışmaların süresinde başlatıldığını, 17.02.2024 tarihinde ilk demo linkinin, 13.03.2024 tarihinde ise raporun davacıya iletildiğini, davacının teknik şartname haricinde ek taleplerde bulunduğunu, bu taleplerin ek ödemeye tabi olduğunu, davacının sistemi beğenmeyerek alacaklı temerrüdüne düştüğünü, müvekkilin sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak edimini yerine getirdiğini, müşteri memnuniyeti adına davacının şartname dışı taleplerinin karşılanması için yeniden çalışmalara başlandığını, .... sayılı ilamında belirtildiği üzere yüklenicinin iş sahibinden bağımsız olduğunu, 31.05.2024 tarihinde yeniden teslimat sürecine girildiğini ve 04.06.2024 tarihinde geliştirilen linkin iletildiğini, davacının ek ödemeleri kabul etmediğini, 11.09.2024 tarihinde yapılan görüşmede davacının haksız gerekçelerle sistemi beğenmediğini belirttiğini, müvekkilin 27.09.2024 tarihinde sistemi yayına aldığını, ... sayılı ilamda da belirtildiği üzere projenin davacının yeni istekleri nedeniyle uzadığının tespit edildiğini, kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereği davacının kendi kusurlu tutumundan faydalanamayacağını, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca davacı kaynaklı gecikmelerde süre uzatımı hakkının bulunduğunu belirterek öncelikle usule ilişkin itirazların kabulü ile davanın usulden reddini, aksi halde davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Birleşen Dava:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile .... Arasında imzalanan 'Panel ve Web Sitesi Yazılımı Geliştirme İşi' sözleşmesi imzalandığını, davacının anılan sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak davrandığını, davalının ise yan sözleşmede karar verilen bedeli ödemediğini, şimdilik 500 ABD Doları sözleşme bedeli ve 500 ABD doları ek hizmet bedeli olmak üzere toplam 1.000 ABD dolarının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile davalıdan tahsiline ve açmış oldukları davanın... Esas sayısı ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 35.122,4.-TL tutarındaki alacak talebinin 30.01.2024 tarihli Panel ve Web Sitesi Yazılımı Geliştirme İşi sözleşmesine dayandığını, ancak davacının iddialarının maddi bir temelden yoksun olduğunu, müvekkil şirketin davacıya karşı sözleşmeye aykırılık nedeniyle açtığı ayrı bir davanın bulunduğunu, davacının işi sözleşmede belirlenen 3 aylık sürede teslim etmediğini ve hiçbir zaman usulüne uygun bir teslimat gerçekleştirmediğini, ortada herhangi bir teslim tutanağı veya kabul beyanı bulunmadığını, mail yoluyla yapılan bildirimlerin hukuken teslim anlamına gelmediğini, sözleşmenin 8.2. maddesi uyarınca müvekkil şirketin verdiği talimatların sözleşmeye uygun olduğunu, davacının ek taleplerinin somutlaştırılmadığını ve iddiaların genişletilmesine rıza gösterilmediğini, müvekkil şirket tarafından gönderilen ihtarnamenin davacıya tebliğ edilmesine rağmen cevap verilmediğini, sözleşmenin 15.1.2. maddesi gereğince yazılımın geliştirilmemesi durumunda davacının sözleşme bedelini kayıtsız şartsız iade etmesi gerektiğini, yazılım işinin bölünebilir bir edim olmadığını ve müvekkil şirketin işin hiçbir kısmını kullanmadığını, davacının alacak miktarının belirli olmasına rağmen kısmi dava açmasının yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği iletişim kanıtlarının dosyaya sunulmadığını ve gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan birleştirme talebine itiraz edilmediğini, süreçlere hakim olan ... isimli tanıkların dinlenilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava, taraflar arasında akdedilen 30.01.2024 tarihli "Panel ve Web Sitesi Yazılımı Geliştirme İşi Sözleşmesi" kapsamında yüklenici tarafından üstlenilen edimin gereği gibi ve süresinde yerine getirilmediği iddiasına dayalı olarak ödenen sözleşme bedelinin iadesi ile uğranıldığı ileri sürülen zararların tahsili istemine; birleşen dava ise sözleşme kapsamında bakiye iş bedeli ve ilave iş ve hizmet bedeli tahsiline ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında tanzim olunan sözleşme uyarınca taahhüt edilen işin 9685 oranında tamamlandığı, sözleşmede kararlaştırılan termin süresinin uzamasında davacı tarafın ek isteklerinin etkili olduğu, davalı tarafa atfedilebilecek bir kusur olmadığı, davalı tarafın gecikmelerde kusurunun bulunmaması nedeniyle davacı tarafa iade edilmesi gereken bir meblağ olmadığı, sözleşmedeki eksikliklerin küçük düzenlemeler ile giderilebilecek durumda olduğu, sözleşme konusu edimin ifasının tamamlanabilmesi için ürünün kaynak kodlarının son halinin anahtar teslim olarak teslim edilmesi, davalı tarafın hazırladığı yazılımı davacı tarafın domainine kurması, ayarlarını yapması gerektiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 05/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; asıl dava davacısı tarafından davalı şirkete sözleşme kapsamında 19.667,00 USD ödeme yapıldığı görüldüğü, taraflar arasında tanzim edilen sözleşmede sözleşme bedeli 21.500,00 USD olarak belirlendiği, teknik incelemeler sonucunda yapılan işin yaklaşık % 80'inin yapıldığı tespit edilmek ile 21.500,00*80/100- 17.200,00 USD davalı şirketin alacağının olabileceği, bu sebeple asıl davada davacının 19.667,00-17.200,00= 2.467,00 USD talep edebileceği tespit edilmiştir
Mahkememizce aldırılan 30/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; kök raporda dercedilen teknik hususları değiştirir mahiyette yeni belge ve bilgi bulunmadığı, yazılım geliştirme süreçlerinde yazılımcı ve yazılım proje yöneticisi olarak uzun yıllar çalışmış bir bilişimci olarak yapılan teknik tespit ve oranın hakkaniyetli ve yerinde olduğu, Davacı/B.Davalı ve Davalı/B.Davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olan cari hesap yönünden davacının davalı şirkete 609.893,43 TL ödeme yapmış olduğu ve davalı şirket tarafından da davacı şirkete 609.893,43 TL tutarında fatura kesilmiş olduğu, taraf defter kayıtlarına göre borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı ve defter kayıtlarının birbirine teyit ettiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 03/06/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; asıl davada davalı (....) tarafından yapılması gereken işin %80'inin tamamlandığı, % 20'sinin ise tamamlanmadığı, asıl davada yapılan işin karşılığı olarak ödenen 17.200,00 USD'nin karşılığı olarak davacının(...) davalıdan 2.467,00 USD talep edebileceği, mahkemece asıl davada davalının KDV alacağının olduğu yönünden itirazlarının kabul edilmesi halinde davacının asıl davada davalıdan bir bedel talep edemeyeceği, birleşen davada ise davacının (....) talep edebileceği tespit edilmiştir.
Davalı/ Birleşen Davacı vekili 19/06/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; 500 ABD Doları karşılığı 17.561,2-TL olarak açtıkları davayı 463,00 ABD doları karşılığı 21.482,64-TL artırarak 963,00 ABD doları olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
Dosya kapsamındaki sözleşme, teknik şartname, taraflar arasındaki elektronik yazışmalar, noter ihtarnamesi, ödeme dekontları, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm deliller birlikte değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında 30.01.2024 tarihinde 21.500,00 ABD Doları bedelli "Panel ve Web Sitesi Yazılımı Geliştirme İşi Sözleşmesi" imzalandığı, davacı iş sahibince sözleşme kapsamında toplam 609.893,43 TL ödeme yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sözleşme konusu yazılımın sözleşme ve teknik şartnameye uygun şekilde tamamlanıp tamamlanmadığı, teslim edilip edilmediği ve tarafların karşılıklı edimlerini gereği gibi yerine getirip getirmedikleri, ilave iş yapılıp yapılmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında, teknik şartname kapsamında öngörülen yazılımın önemli ölçüde geliştirildiği, ancak kaynak kodlarının davacı tarafa anahtar teslim şekilde teslim edilmediği, yazılımın davacıya ait domain üzerinde kurulmadığı, gerekli konfigürasyon ve canlı ortam ayarlarının yapılmadığı, fonksiyon testleri ile kabul ve teslim işlemlerinin tamamlanmadığı açıkça tespit edilmiştir. Bilirkişi raporlarında her ne kadar işin yaklaşık %80-85 oranında tamamlandığı yönünde değerlendirmede bulunulmuş ise de, aynı raporda yazılımın fiziken teslim edilmediği, kaynak kodlarının devredilmediği ve sözleşme konusu edimin tamamlanabilmesi için yazılımın davacı sistemine kurulması ile son teslim işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiği de açıkça belirtilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eser sözleşmesine ilişkin hükümleri uyarınca yüklenicinin asli borcu, yalnızca eseri meydana getirmek değil, sözleşmeye uygun şekilde tamamlayarak iş sahibine teslim etmektir. Teslim gerçekleşmedikçe yüklenicinin edimini tam olarak ifa ettiğinden söz edilemez. Dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı yüklenicinin sözleşme konusu yazılımı sözleşmede öngörülen şekilde tamamlayıp davacıya teslim ettiğinin ispat edilemediği, kaynak kodlarının teslim edilmediği, yazılımın davacı sistemine kurulmadığı ve sözleşme konusu edimin tamamlanmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar dosya kapsamındaki yazışmalardan davacı tarafça süreç içerisinde birtakım ilave taleplerde bulunulduğu ve bu durumun proje sürecini kısmen uzattığı anlaşılsa da, taraflar arasında bu kapsamda ek sözleşme düzenlenmediği gibi teslimi engelleyecek nitelikte hukuken geçerli bir kabul süreci de oluşturulmamıştır. Davalı yüklenici, sözleşme konusu yazılımı usulüne uygun biçimde teslim ettiğini ve edimini tamamen ifa ettiğini ispatlayamamıştır.
Davacı tarafından gönderilen ihtarname sonrasında da yazılımın sözleşmeye uygun şekilde teslim edildiğine veya eksikliklerin giderildiğine ilişkin dosya kapsamına yeterli ve inandırıcı delil sunulmamıştır. Bu nedenle davacı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin hukuki sebebi ortadan kalkmış olup, davacının ödediği bedelin iadesini talep etmekte haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca her ne kadar işin yüklenici davalı birleşen dosya davalısı tarafından büyük bir bölümü tamamlanmış ise de , eksik modüller nedeniyle sistemin davacı şirketin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayacak nitelikte olmadığı, davacıya ait sunucu ortamına çalışır vaziyette kurulup teslim edildiğini gösterir teknik kayıt, teslim tutanağı veya doğrulanabilir dijital delil bulunmadığı, sistemin mevcut haliyle kullanım amacını tam olarak karşılayacak seviyeye ulaşmadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda davacının eseri bu şekilde kabule zorlanması mümkün olmayacaktır. Her ne kadar davalı tarafça yazılımın tamamlandığı, teslim edildiği ve davacının ek talepleri nedeniyle sürecin uzadığı ileri sürülmüş ise de; teslimin gerçekleştiğini gösteren teslim tutanağı, kabul belgesi, canlı ortam kurulumu, sunucu kayıtları veya teslimi doğrulayan teknik veriler dosyaya ibraz edilmemiştir. Demo ortamına erişim sağlanmış olması veya proje sürecinde test amaçlı bağlantılar paylaşılması, eserin sözleşmeye uygun şekilde tamamlanarak teslim edildiğinin kabulü için yeterli görülmemiştir. Bu nedenle davalı tarafın tam ifada bulunduğuna ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir. Bu nedenle asıl davada davacının ödemiş olduğu 609.893,43 TL'yi istemekte haklı olduğu kabul edilmiştir. Asıl davada davacının ödeme dışında ayrıca talep ettiği zarar kalemleri yönünden, bu zararların miktarı ve davalının eylemi ile illiyet bağı içerisinde bulunduğu somut ve denetlenebilir delillerle ispat edilememiştir. Bu nedenle davacının ödeme dışında kalan tazminat istemlerinin ispatlanamadığı ve reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu nedenlerle asıl dava yönünden davacının sözleşme kapsamında ödediği toplam 609.893,43 TL'nin, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 30.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
Birleşen ... Esas sayılı dosyasında davacı yüklenici tarafından sözleşme kapsamında bakiye iş bedelinin tahsili talep edilmiş ise de; dosya kapsamındaki delillerden sözleşme konusu yazılımın usulüne uygun şekilde tamamlanarak teslim edildiği ve yüklenicinin edimini gereği gibi ifa ettiği ispat edilememiştir. Eser sözleşmelerinde ücret alacağının doğabilmesi kural olarak eserin sözleşmeye uygun biçimde meydana getirilip teslim edilmiş olmasına bağlıdır. Somut olayda teslim gerçekleşmediğinden ve davalı (birleşen dosya davacısı) yüklenici bakiye ücret alacağına hak kazandığını ispatlayamadığından ve yine birleşen dosya davacısı yüklenici tarafından ileri sürülen revize, ilave iş ve ek geliştirmelere ilişkin talepler bakımından, söz konusu çalışmaların teknik şartname dışında ayrıca sipariş edildiği, tamamlandığı ve kullanıma hazır şekilde teslim edildiği hususları somut, denetlenebilir ve teknik delillerle ispat edilemeğinden birleşen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Asıl dava yönünden;
Davanın kısmen kabulü ile, 609.893,43 TL'nin arabuluculuk son tutanağının düzenlenme tarihi olan 30.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 41.661,82 TL harçtan 10.588,05 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 31.073,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin 3.541,32 TL sinin davalıdan, 58,68 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 32.450,00 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 98,37 kabul) 31.921,06 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacının dava açarken ödediği 11.015,65 TL peşin ve başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 97.484,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT takdir ve tespit edilen 10.106,57 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Birleşen ...esas sayılı dosyası yönünden;
Davanın reddine,
Peşin alınan 966,69 TL harçtan alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 234,69 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2026
....
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.