Yargıtay 6. Ceza Dairesi, ailevi tartışmada işlenen tehdit ve hakaret suçlarında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının dolması nedeniyle kamu davalarının düşmesine karar vermiştir.
Özet: Asliye ceza mahkemesinin sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verdiği mahkumiyet hükümleri, suçun işlendiği 25.11.2012 tarihinden itibaren Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerinde belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, uzlaştırma süreci nedeniyle yaşanan durma süresi de gözetilerek temyiz incelemesi tarihinde dolduğu gerekçesiyle bozulmuş; sonuç olarak sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine hükmedilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2025/2223 E.  ,  2026/4378 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/397 E., 2024/720 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Olay tarihinde, katılan ... ile eşi olan sanık ... arasında ailevi nedenlerden ötürü tartışma yaşandığı, bu tartışma sırasında sanığın katılana "seni iğne deliğine girsen bulup yerin dibine gömeceğim, seni öldüreceğim" diyerek tehdit ettiği ve katılana "senin ananı sinkaf ederim" diyerek hakaret ettiği ettiğinin kabul edildiği olayda;
Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) Kanun'un 66/1-e bendi ve 67/4 fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu ve sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğinden, katılan Kurum vekilinin kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine vekalet ücreti hükmolunması talebine yönelik temyiz sebeplerinin reddine karar verilerek bu husus yönünden Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.cümlesine uyan tehdit suçu ile 5237 sayılı Kanun'un 125/1 fıkrasına uyan hakaret suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, bozma sonrası sanık hakkında Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi üzerine ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 02.04.2019 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 22.04.2019 tarihine kadar geçen durma süresi de göz önüne alındığında, suçun işlendiği 25.11.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan Kurum vekilinin temyiz istekleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,18.05.2026 tarihinde karar verildi.