Yetim aylığının boşandığı eşle birlikte yaşama iddiasıyla kesilmesi üzerine açılan ve ilk derece ile istinafta kesin hüküm gerekçesiyle usulden reddedilen davanın temyiz incelemesi
Özet: Davacı, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle haksız yere kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsili için dava açmış; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davanın daha önce kesin hükme bağlandığı gerekçesiyle usulden reddetmiştir. Davacı vekili ise, temyiz başvurusunda, önceki kararın kesin hüküm teşkil etmediğini ve mevcut dava ile konusunun farklı olduğunu, dolayısıyla eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/15672 E.  ,  2026/4580 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1241 E., 2025/1567 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/384 E., 2025/23 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yetim aylığının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle 28.03.2022 tarihinde kesildiğini, oysa ki davacının eski eşiyle birlikte yaşamasının söz konusu olmadığını, Kurum işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek, davacının yetim aylığının yeniden bağlanmasına, aylığın kesildiği 28.03.2022 tarihinden itibaren ödenmeyen yetim aylıklarının ve tahsil edilen yetim aylıkların en yüksek banka faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun ve yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmış olması nedeniyle HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, görevli olmayan aynı yargı kolunda dahi bulunmayan Mahkemenin verdiği kararın kesin hüküm teşkil etmediğini, keza işbu davanın Mahkemenin belirttiğinin aksine daha önceki dava ile konusunun aynı olmadığını, davacının eski eşiyle birlikte yaşaması mümkün olmayacak şekilde çekişmeli boşandığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faizi ile tahsiline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/1. maddesinde mahkemelerin usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdireceği belirtilmektedir. Bilindiği gibi hakimin davadan el çekmesini gerektiren, davayı sonuçlandıran kararlarına nihai kararlar denilmektedir. Nihai kararlar, usule ilişkin nihai kararlar veya esasa ilişkin nihai kararlar (hükümler) olmak üzere ikiye ayrılır. Usule ilişkin nihai kararlar, davanın esasıyla ilgili olmayan kararlar olup, başka bir ifade ile mahkemenin maddi hukuk bakımından değil de usul hukuku bakımından verdiği kararlardır (Pekcanıtez, .../Atalay, .../Özekes, ...: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011, s.540). Bu nedenle, Mahkemece verilen görevsizlik, yetkisizlik, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar usule ilişkin nihai kararlar olduğu gibi dava şartı yokluğu nedeni ile verilen, usulden ret kararları (HMK m.115/2) da, usule ilişkin nihai kararlardır. Esasa ilişkin kararlar ise, hakimin uyuşmazlığın esasını inceleyerek verdiği kararlardır(HMK m. 294/1). Yani davada ileri sürülen taleplerin maddi hukuk açısından incelenerek esas bakımından kabul veya reddine ya da kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin kararlardır (Pekcanıtez/Atalay/Özekes: age., s.540). Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki:Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).
3.İnceleme konusu eldeki davada, davacının Ankara 1. Aile Mahkemesinin 2009/1652-2009/1544 E.K. sayılı 15.04.2010 kesinleşme tarihli dosyasında eşinden boşandığı, 01.05.2010 tarihi itibariyle 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı bulunan vefat eden babasından dolayı tarafına ölüm aylığı bağlandığı, ihbar üzerine davalı Kurum tarafından 17.12.2018 tarih ve 2018/408394/30 sayılı inceleme raporuna istinaden boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle bağlanan ölüm aylığının kesildiği ve ödenen aylıkların borç tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından Kurum işleminin iptali istemli açılan davanın Ankara 13. İdare Mahkemesinin 29.11.2019 tarih ve 2019/497-2019/2532 E.K. sayılı kararı ile ... davacının eski eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiğinin denetmen raporu ve ekleri ile ortaya konulduğu, Kurum işleminde herhangi bir hata bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesinin 22.04.2021 tarih ve 2020/1260-2021/2306 E.K. sayılı kararı davacının istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece Ankara 13. İdare Mahkemesinin 29.11.2019 tarih ve 2019/497-2019/2532 E.K. sayılı kararının işbu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği, HMK'nın 114/1-i gereğince aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmamasının dava şartları arasında sayıldığı, Mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırabileceği dikkate alınarak HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
4.Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olayda, davacının 21.02.2022 tarihinde davalı Kuruma başvurarak kendisine yeniden yetim aylığı bağlanmasını, aylığın kesildiği tarihten itibaren ödenmeyen aylıkların ve davacıdan tahsil edilen yetim aylıklarının en yüksek banka faizi ile tarafına ödenmesine karar verilmesini istediği, Kurumun 28.03.2022 tarihli cevabi yazısı ile davacının yetim aylığının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile kesildiği, Kurum işleminin iptali için açılan davanın Ankara 13. İdare Mahkemesinin 2019/4 97... /2532 Karar sayılı kararı ile reddedildiği ve kararın kesinleştiğinden bahisle davacıya ölüm aylığı bağlanamayacağı bildirilmiş ise de, kesinleşen Bölge İdare Mahkemesi kararı sonrası davacının Kuruma başvurusu üzerine Kurum tarafından davacı hakkında yeni bir işlem tesis edildiği, bu yönüyle davacının bu yeni talebi hakkında işin esasına girilerek yapılacak araştırma ve inceleme ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.