Hazine adına tescilli 2/b arazisi üzerindeki kullanım kadastrosu kaynaklı uyuşmazlıkta, belirli bir kısmın davacı kullanımında olduğuna dair Bölge Adliye Mahkemesi şerh kararına yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Dava, kullanım kadastrosuyla hazine adına tescil edilen, 6831 sayılı kanunun 2/b maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılmış 6.255,09 m²lik taşınmazın beyanlar hanesindeki mevcut şerh üzerine, davacının küçük bir kısmını (97.65 m²) uzun süredir tarımsal amaçla kullandığı iddiasıyla tescil şerhi talep etmesiyle başlamış; ilk derece mahkemesi davacının kullanımını tespit ederek şerh düşülmesine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi ise infazda tereddüt oluşturmaması adına mevcut şerhi iptal ederek, taşınmazın 97.65 m²lik kısmının davacının, kalanının ise diğer davalının 1997den beri kullanımında olduğunu detaylı bir şekilde tapu kaydına işlenmesine hükmetmiş, bu karar diğer davalı tarafından temyiz edilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/6469 E.  ,  2026/4035 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1754 E., 2025/902 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/323 E., 2023/211 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 33... parsel sayılı 6.255,09 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1997 yılından beri ... kullanımındadır" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1 33... parselde kayıtlı 6.225,09 m² yüzölçümlü taşınmazın dava dilekçesine ekli olarak gösterilen kısmının 2 yılı aşkın süredir müvekkilinin kullanımında olduğunu ancak kullanım kadastrosu sonucu ham toprak vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, müvekkilinin dava konusu alanı uzun süredir tarım arazisi olarak ekip, biçtiğini, müvekkilinin aynı zamanda taşınmaza bitişik 123 parselinde maliki olduğunu belirterek, dava dilekçesine ekli 100 m² civarı taşınmazın müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının talebini açıklaması ile davanın tespit maliklerine yönetilmesi gerektiğini ve kadastro tespitinin usulüne uygun yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... duruşmada alınan beyanında; davacının iddia ettiği işaretli yeri kendisinin kullanmadığını, 6.200 m²lik alanı kendisinin kullandığını, zeytin ağaçları olduğunu, çok cüzi bir alanı davacının kullandığını ve işaretli olan yerin de davacı tarafından kullanıldığını kabul ettiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "22.11.2022 tarihli raporda; 1 33... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından hazırlanan krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 97.65 m²lik bölümün diğer kullanıcı davalının kabul beyanında belirttiği üzere, davacının kullanımında olduğu, bu nedenle taşınmazın beyanlar hanesinde tüm alanın kullanımında olmadığını, 97.65 m²lik alanın davacı tarafından kullanıldığı kabul edilmekle beyanına itibar edildiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 33... parsel tarla nitelikli 6831 sayılı Kanun'un 2/B uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılan taşınmazın muhtesadın fen bilirkişisi raporunda sarı renk ile gösterilen (A) 97.65 m² yüzölçümüne sahip 1 adet incir fidanının bulunduğu kısmının davacı ...'nın kullanımında olduğuna dair şerh düşürülmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi gereğince yapılan ve kesinleşen kullanım kadastrosunun iptali talebiyle açılan davanın yargılaması sonunda; toplanan delillere göre davanın kabulüne karar verilmesi isabetli ise de dava konusu olan 1 33... parselin beyanlar hanesinde bulunan mevcut şerh iptal edilmeden, infazda tereddüt oluşturur şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, toplanan delillere göre bu eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmesi suretiyle davanın kabulüne, 1 33... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan şerhlerin iptali ile 1 33... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır. Bu parselin teknik bilirkişilerce düzenlenen 22.11.2022 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 97,65 m²lik kısmı ...'nın kullanımındadır. Bu taşınmaz üzerindeki 1 adet incir ağacı bu kişiye aittir. Parselin krokide (A) harfi ile gösterilen kısmı dışında kalan yer 1997 yılından beri ... oğlu ...'ın kullanımında olup, bu kısım üzerindeki zeytin ağaçları kendisine aittir," şeklinde şerh yazılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının taşınmazın kullanıcısı olmadığını, kadastro çalışmalarında ilgililerince ibraz edilen belge, bilgi, muhtar ve bilirkişi beyanları doğrultusunda sınırlandırma ve tespitler yapıldığını, İlk Derece Mahkemesince yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.