Danıştay, 375 Sayılı KHK Kapsamında Bank Asya Hesabı ve Duyuma Dayalı Terör İltisakı Nedeniyle Kamu Görevinden Çıkarma İşleminin İptali Kararını Onadı.
Özet: Kamu görevinden terör örgütüyle irtibat iddiasıyla çıkarılan bir memurun, çıkarma işleminin iptali için açtığı davanın idare mahkemesince reddedilmesi üzerine istinaf mahkemesinin işlemi iptal etmesi ve davacının göreve iadesine hükmetmesi sonrası, temyiz incelemesi yapan yüksek mahkeme, istinaf mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak idarenin temyiz istemini reddetmiş ve kamu görevlisinin göreve iadesi yönündeki kararı oyçokluğuyla onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/12434Karar No : 2025/11109 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Hukuk Müşaviri ... Karşı Taraf (Davacı) : ...Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: 375 sayılı KHK'nın geçici 35/B maddesi uyarınca terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunan kamu görevlisinin görevine son verilmesinin amaçlandığı, kamu görevlisinin terör örgütü ile sübut derecesinde bir bağı bulunmasının aranmadığı, idarece irtibat ve iltisakı olduğu yönünde değerlendirmede bulunmasının yeterli olduğu, ceza sorumluluğundan bağımsız olarak bu değerlendirmenin yapıldığı, davacı hakkında değerlendirme formunun hazırlandığı, FETÖ/PDY terör örgütüne yakınlığı ve sempatisinin bulunduğu yönünde duyumların olduğunun ifade edildiği, Bank Asya mevduat hesabının bulunduğunun tespit edildiği, tüm somut veriler değerlendirilerek dava konusu işlemin tesis edildiği iddia edilmektedir.Davacının Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY :Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dosyaların incelenmesi" başlıklı 20. maddesinde; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. ..." hükmüne, "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; "...3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. ..." hükmüne yer verilmiştir. Temyize konu İdare Dava Dairesi kararında; davacının Bank Asya'daki işlemlerinin günlük banka işlemleri olduğu halde sadece hesabının olmasının mı yoksa terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda bir faaliyette bulunduğunun mu esas alındığının idarece ortaya konulmadığı, değerlendirme formunda yer verilen hususların davacının kim veya kimlerin yanında konuştuğu tespit edilerek ilgililerin ifadelerine başvurulmak suretiyle konunun duyum olmaktan çıkarılarak somut beyanlara dayandırılması, yine yurt dışında olduğu dönemde bir faaliyeti varsa içişleri-dışişleri bakanlığına sorularak varsa bilgi belgelerle değerlendirilmesi gerektiği, davacıya isnat edilen fillerin adli/idari ceza gerektiriyor ise bu konuda işlem tesis edilmesi gerekirken eksik ve yetersiz incelemeye dayalı tesis edildiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür. Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte, idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir.Bu itibarla, İdare Dava Dairesince, dava dosyasına sunulan iddialara yönelik araştırma yapılarak, bu isnatlara yönelik tüm bilgi ve belgeler istenilerek davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı değerlendirilmesi gerekirken, dava konusu işlemin eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olarak tesis edildiğinden bahisle iptaline dair İdare Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıdaki gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.