Danıştay 5. Daire, 689 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin göreve iade başvurusunun reddi kararının temyizinde, örgütsel bağlantı ve Bank Asya delillerini değerlendiriyor.
Özet: Olağanüstü hal kararnamesiyle kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade başvurusunun reddi işleminin iptali talebiyle açtığı davanın reddedilip istinafın da onaylanmasının ardından, temyiz incelemesinde, davacının ceza soruşturmasındaki ifadesinde terör örgütüyle iltisaklı evlerde kalıp bölge mesulü olduğunu itiraf etmesi, darbe sonrası irtibatı kestiğini söylese de dini sohbetlere katıldığını beyan etmesi ve Bank Asya hesaplarındaki şüpheli hareketlere dair bilirkişi raporu gibi somut delillerin, davacının genel iddialarıyla çelişmesi nedeniyle temyiz başvurusunun hukuka uygun bulunmadığına ve kararın onanmasına hükmedilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/15478 E.  ,  2025/11021 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/15478
Karar No : 2025/11021
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Anonim Şirketi
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığı kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, iltisak ve irtibat kavramlarının son derece geniş ve muğlak kavramlar olduğu, hakkında herhangi bir soruşturma ve kovuşturmanın bulunmadığı, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu ve yasal nitelik taşıdığı, suç ve cezaların kanunla düzenlenebileceği ve geçmişe yürütülemeyeceği, Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılan bağışın yasal olduğu, insani duygularla bağışta bulunduğu, üyesi olduğu derneğin faaliyetlerine aktif olarak katılmadığı, dernek üyeliğinin Anayasal hak niteliğinde olduğu, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin gazete abonelik bedeli olduğu ve aleyhine değerlendirilemeyeceği, Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin, masumiyet karinesinin,özel hayata ve aile hayatına saygı, şeref ve itibara saygı, eğitim, mülkiyet hakları ile gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Soruşturma No:... sayılı soruşturma dosyasında yer alan 09/10/2025 tarihli sorgulama tutanağında "...Bana anlatmış olduğunuz üzerime atılı suçu anladım ve dosya hakkında bilgi sahibi oldum. Ben 2009-2013 yılında bu yapıya ait evde Denizli ilinde kaldım. Bana o zaman bölge ortaokul mesullüğü verilmişti. Biz sadece ders çalışmalarına yardım ediyorduk. Askeri veya polislik sınavlarına hazırlama gibi bir durum yoktur. Sadece 3-4 ev ile ilgileniyordum. ..., ... numaralı hatlar bana ait değildir. Ankesörden aranıp aranmadığımı hatırlamıyorum. ... ve ... numaralı hatların bana ait olup olmadığını hatırlamıyorum. H.K., O.B. ve S.U., Y.A. ve F.M.'i tanımıyorum. Darbe olduktan sonra ben bu örgütle irtibatı bitirdim. Ben 2013-2016 yılları arasında Adana'da Botaşta çalıştım. O zamanlar ara ara toplantılara katılıyordum. Bu toplantılar dini sohbet üzerineydi..." yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Diğer yandan, dava dosyasında bulunan davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden değerlendirme yapılmak üzere hakkında yürütülen ceza soruşturmasında alınan 10/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda, "davacının Bank Asya hesabının 2014/Ocak ayında açıldığı, 2014/2015 yılı içinde 3 adet katılım hesabı ve 88 gr hurda altın hesabı açıldığı, talimat dönemleri içerisinde aylık ortamala hesap bakiyesinde artış gözlendiği, 2015/Haziran ayında katılım hesabının vadesinden önce kapandığı, hesap hareketlerinin kart harcaması ve katılım hesaplarından oluştuğu, 2016/Mart tarihi itibari ile hesapların kapatıldığı, oluşan hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri haricinde gerçekleştiği" şeklinde tespite yer verildiği görülmüştür. Davacının Bank Asya hesabına ilişkin ilgili bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile yukarıda ortaya konulan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.