Danıştay 13. Dairenin Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca gayrimenkul yatırım ortaklığı hissesinde bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı gerekçesiyle uygulanan geçici işlem yasağının iptali istemini değerlendiren kararı.
Özet: Dava konusu, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından davacı hakkında uygulanan altı aylık geçici işlem yasağının iptali istemi olup; ilk derece mahkemesi, bir gayrimenkul yatırım ortaklığı hissesinde piyasa endeksinin çok üzerinde gerçekleşen olağandışı fiyat ve hacim hareketleri üzerine başlatılan incelemede, davacının da aralarında bulunduğu, aynı IP adresi, telefon numarası ve iş yeri gibi bağlantılarla birlikte hareket ettiği tespit edilen bir grubun, hissenin fiyatını desteklemek veya yüksek talep izlenimi yaratmak amacıyla yoğun ve fiyat yükseltici işlemler gerçekleştirerek davacının 1.9 milyon TL, grubun ise toplam 23 milyon TL üzerinde realize kar elde etmesi nedeniyle bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığına yönelik makul şüphenin varlığını tespit etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2023/3594Karar No:2025/668TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... KuruluVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi (...) pay piyasasında 10/01/2022-26/04/2022 döneminde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 101. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği’nin (Seri:V, No:101.1) 5. maddesinin birinci fıkrası ve 6. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı hakkında 6 (altı) ay süreyle borsalarda geçici işlem yasağı uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... pay piyasasında 10/01/2022-26/04/2022 tarihleri arasında meydana gelen fiyat ve miktar hareketlerinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesi kapsamında incelenmesi üzerine davalı idarece 27/04/2022 tarih ve XXXIV-17/5-4 sayılı inceleme raporunun hazırlanıldığı, söz konusu raporda; 07/01/2022 tarihinde 29,96-TL olan pay ağırlıklı ortama fiyatının 26/04/2022 tarihine kadar %129,83 oranında artarak 68,85-TL olduğu, aynı dönemde endeksin %18,93 oranında arttığı, 10/01/2022-26/04/2022 döneminde ise ... pay piyasasında ortalama işlem miktarının 501.205 adet olarak gerçekleştiği, bu nedenle 10/01/2022-26/04/2022 döneminin inceleme dönemi olarak belirlendiği; İnceleme dönemde, en fazla işlem yapan kişilerle ilgili yapılan incelemede, “...” numaralı aynı IP üzerinden 11/02/2022, 24/02/2022, 25/02/2022, 02/03/2022, 03/03/2022 ve 04/03/2022 tarihlerinde ... adlı şahsın ... ve... Yatırım Menkul Değerler A.Ş. nezdindeki hesaplarından ve ... adlı şahsın ...Menkul Değerler A.Ş. nezdindeki hesabından emir iletildiği, ... adlı şahsın ... Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ünvanlı üye kuruluşa ilettiği telefon numarası ile ... adlı şahsın ... Menkul Değerler A.Ş. ünvanlı üye kuruluşa ilettiği telefon numarasının aynı olduğu, ... adlı şahsın ... Bank A.Ş. nezdindeki hesabına vekil olarak 08/08/2005 tarihinden itibaren ... ve ... adlı şahısları tayin ettiği, ... ile ...; ... ile ...; ... ile ...; ... ile ...;... ile ...; ... ile ...; ... ile ...; ... ile ...; ... ile ...; ... ile ...; ... ile ... arasında menkul kıymet virman hareketi gerçekleştirildiği, ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adlı şahısların muhtelif tarihlerde aynı iş yerlerinde çalıştıkları, söz konusu tespitler çerçevesinde, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ... ve ... adlı şahısların inceleme döneminde ... pay piyasasında birlikte hareket ettiklerine dair makul şüphe oluştuğundan, davacının da aralarında bulunduğu yatırımcıların işlemleri bir arada incelendiğinde; İnceleme döneminde, anılan kişilerin oluşturduğu grup tarafından ... pay piyasasında 9.827.505 adet alım (%25,46), 5.469.475 adet satım (%14,17) işlemi olmak üzere toplam 15.296.980 adet işlem (%19,82) gerçekleştirildiği, grup tarafından inceleme döneminde 687.107 adet (%17,22) fiyat yükseltici işlem gerçekleştirildiği, grup tarafından gerçekleştirilen fiyat yükseltici işlemlerin pay piyasasındaki fiyat yükseltici işlemlere oranının %50 ve üzerine çıktığı günlerin bulunduğu, grubun inceleme döneminde ... pay piyasasında gerçekleştirmiş oldukları işlemler neticesinde toplam 23.709.216,96-TL tutarında realize kar elde ettiği, davacının ise gerçekleştirdiği işlemler neticesinde 1.976.506,05-TL menfaat elde ettiği tespitlerine yer verildiği; Bu itibarla, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketleri gerçekleştirdiklerine dair makul şüphe bulunan kişilerin borsalarda geçici olarak işlem yapmasının yasaklanacağının düzenlendiği, somut olayda, ... pay piyasasının endeksten farklı olarak, olağandışı bir şekilde artan pay ağırlıklı ortalama fiyatı hakkında makul bir açıklamanın yapılamadığı ve bu dönemde, davacının da içerisinde yer aldığı grup tarafından ... pay piyasasında yapılan yüksek hacimli işlemler neticesinde, davacının 1.976.506,05-TL, grubun ise toplamda 23.709.216,96-TL tutarında realize kar elde ettiği hususları birlikte dikkate alındığında, davacının da içerisinde yer aldığı yatırımcı grubunun alış yapma gayesinden ziyade payın fiyatını desteklemek veya paya yüksek miktarda talep olduğu izlenimi oluşturmak, paya yüksek talep olduğu izlenimini vermek, piyasaya hakimiyet kurarak payın fiyatını belirlemek konusunda hareket ettikleri hususunda makul şüphe bulunduğu anlaşıldığından, davacının söz konusu fiilleri nedeniyle borsalarda 6 (altı) ay süreyle geçici işlem yapmasının yasaklanması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, makul şüphenin bulunmadığı, IP adresi çakışmasının delil olarak kullanılamayacağı, aynı IP adresinden işlem yapmalarının birlikte hareket ettiklerini göstermeyeceği, pay virmanlarının ...’ten farklı pay piyasasına yönelik olduğu, davayla ilgilerinin bulunmadığı, pay virmanı miktarının aynı olmasının kar etmediğini gösterdiği, başkalarıyla birlikte hareket ettiğinin ortaya koyulamadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, yatırım danışmanın birden fazla kişiye danışmanlık yapmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, danışmanlık almasının delil olarak kullanılamayacağı, varsayımlara dayanılarak karar verildiği, işlemin sebep unsuru yönünden sakat olduğu, dava konusu işlemin müeyyide niteliğini taşıdığı, gerçekleştirdiği işlemler sonucunda kar elde etmesinin hukuka uygun olduğu, piyasa dolandırıcılığı suçu işlendiğine yönelik tespit yapılmadan dava konusu işlemin tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu idari işlem ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.