Danıştay 10. Dairesi, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti hasılatından alınan kamu payının Cumhurbaşkanı Kararı ile artırılmasının yasal dayanağını ve anayasaya uygunluğunu inceliyor.
Özet: Davacı şirket, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinden elde edilen hasılattan alınan kamu payının Cumhurbaşkanı Kararı ile %200 artırılmasının hukuki dayanağının olmadığını, Anayasaya ve vergilendirmede ölçülülük ile adalet ilkelerine aykırı olduğunu iddia ederek iptalini talep ederken; davalı idareler, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 490. maddesiyle tanınan yetkiye dayanarak, limanların iş kapasitelerini gözeterek belirlenen farklı oranların eşitlik ve adalet sağladığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : 2022/5470Karar No : 2025/5659 DAVACI :...Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...DAVALILAR : 1- ... / ... 2- ... BakanlığıVEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 28/06/2022 tarih ve 31880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlar tarafından elde edilen hasılattan alınacak kamu payına ilişkin 27/06/2022 tarihli ve 5755 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptaline karar verilmesi istenilmektedir.DAVACININ_İDDİALARI : İzmit Rafinerisinde römorkörcülük, İzmir Rafinerisi tesislerinde ise hem kılavuzluk hem römorkörcülük hizmetlerini yürüten davacı tarafından, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerini yürüten kuruluşların elde ettiği aylık gayrisafi hasılattan Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen oranda kamu payı alındığı, dava konusu karar ile kamu payı oranında %200 artış yapıldığı, bu artış sonrası limanlardaki faaliyetlerinin zararına gerçekleştirildiği, artışın çok yüksek olduğu, uzun yıllar %6,5 iken 2018 yılında %10, 2022 yılında bazı limanlar için %30’ a kadar çıktığı, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinden kamu payı alınmasının yasal dayanağının olmadığı, 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye 4745 sayılı Kanunla eklenen hükmün, 655 sayılı Ulaştırma Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılınca etkisiz kaldığı, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde hüküm yer almakta ise de bunun da yasal dayanak teşkil etmediği, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle vergi benzeri hususlara ilişkin düzenleme yapılmasının Anayasaya aykırı olduğu, ayrıca dava konusu işlemin vergide ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ve farklı oranlar uygulanmasının vergilendirmede adalet ilkesine uygun olmadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 490. maddesinde düzenleme yer aldığı, dava konusu işlemin bu düzenlemenin verdiği yetkiyle yapıldığı, limanların iş kapasiteleri dikkate alınarak eşitlik ve adaletin sağlanması amacıyla farklı limanlar için farklı oranlar belirlendiği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, 28/06/2022 tarih ve 31880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5755 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmektedir. Dava konusu 5755 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlar tarafından elde edilen hasılattan alınacak kamu payına ilişkin ekli Kararın yürürlüğe konulmasına, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 490. maddesi gereğince karar verilmiştir.1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı" başlıklı 490. maddesinde, "(1) Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığının görev ve yetkileri şunlardır: a) Döner Sermaye İşletmesini idari ve mali yönden yönetmek, b) Gerçek ve kamu kurum ve kuruluşları dahil tüzel kişilere; Bakanlıkça verilecek her türlü yetki belgesi, işletme ruhsatı, çalışma ruhsatı, lisans, imtiyaz hakkı belgesi, tahsis belgesi, tescil belgesi, izin belgesi, emniyet belgesi, taşıt belge ve kartları, geçiş belgeleri, yola elverişlilik sertifikası, denize elverişlilik sertifikası, gürültü sertifikası, her türlü mesleki yeterlik belgesi ve benzeri belgelerin basım işlerini yapmak veya yaptırmak, bunları ilgililere vermek üzere hizmet birimlerine dağıtmak ve ücretlerini tahsil etmek,c) ...(2) Döner sermaye işletmesinin gelirleri;a) Birinci fıkrada sayılan faaliyetlerden elde edilen gelirlerden,b) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak %10 oranında payın %50’sinden,c) Bağış, yardım ve diğer gelirlerden, oluşur.(3) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen gayrisafi hasılattan yatırılacak pay, en geç hizmetin verildiği ayı takip eden ayın onbeşine kadar Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır. Yatırılan miktarın %50’si takip eden ayın beşine kadar genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlık merkez muhasebe birimine aktarılır. (Ek cümle:RG-7/4/2022-31802-CK-98/10 md.) Kılavuzluk veya römorkörcülük hizmetinden, Bakanlığın belirlediği tarifeden daha düşük bir ücret alınması veya ücret alınmaması hâlinde dahi kamuya ödenecek pay, tarife üzerinden hesaplanarak ödenir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak payın %30’a kadar artırılmasına veya %5’e kadar indirilmesine Cumhurbaşkanı yetkilidir." düzenlemesi yer almaktadır.Yukarıda aktarılan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 490. maddesinde, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan %10 pay alınması ve alınacak payın %30’a kadar artırılması veya %5’e kadar indirilmesi hususunda Cumhurbaşkanına yetki verilmesi yönünde düzenleme getirildiği görülmektedir. 5755 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının incelenmesinden; kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak payların çeşitli liman başkanlıkları idari sahaları için %10, %20, %25 ve %30 olarak belirlenmiş olduğu görülmekte olup, aynı işi yapan kuruluşlardan farklı oranlarda pay alınmasının öngörülmesinin Anayasının eşitlik ilkesine aykırı olması ve %10 olarak uygulanan aylık gayrisafi hasılattan alınacak payın herhangi bir geçiş süreci öngörülmeksizin %30'a kadar arttırılmasının ölçülülük ilkesine ve hukuka uygun olmadığı görüş ve kanaatiyle dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 02/12/2025 tarihinde, davacı vekilinin gelmediği ve davalı Cumhurbaşkanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Hazır olan tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra hazır olan tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :Bakılan dava, 28/06/2022 tarih ve 31880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/06/2022 tarihli ve 5755 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın hukuka aykırı olduğu iddialarıyla iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.İNCELEME VE GEREKÇE:USUL YÖNÜNDEN:Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın Aliağa ve Kocaeli Liman Başkanlıkları dışındaki kısımlarının incelenmesi:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aramaktadır.İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir.Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır.Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacı tarafından özelleştirme çerçevesinde imtiyaz hakkına sahip olduğu İzmit Rafinerisinde römorkörcülük, İzmir Rafinerisi tesislerinde ise hem kılavuzluk hem de römorkörcülük hizmetleri sunmakta oldukları, dava konusu işlemle kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinden elde edilen aylık gayrisafi hasılat üzerinden alınacak kamu payı oranını %10'dan %30'a çıkarıldığı, değişiklik nedeniyle menfaatlerinin etkilendiği iddiasıyla bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının tesislerinin bulunduğu Aliağa ve Kocaeli Liman Başkanlıkları dışındaki Liman Başkanlıkları yönünden dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile getirilen düzenlemelerin davacının kişisel menfaatini doğrudan etkilemesinin söz konusu olmadığı, dava konusu düzenlemenin bu kısımlarının iptalini istemekte meşru ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı, bu kısımlar yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.ESAS YÖNÜNDEN:İlgili Mevzuat:10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının kuruluş ve görevlerinin düzenlendiği Onyedinci Bölümünde yer alan "Denizcilik Genel Müdürlüğü" başlıklı 478. maddesinde,"(1) Denizcilik Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:a) Deniz ve içsular ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyal ihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye olumsuz etkilerini önleyecek ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında yapılmasını ve bu faaliyetlerin diğer ulaştırma türleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini sağlamak,b) Deniz ve içsular ulaştırması alanında hizmet üretenler ile hizmetten yararlananların hak, yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek,...g) Türkiye’nin deniz yetki alanlarında, su yollarında ve içsularda faaliyet gösteren liman, iskele, dolfen, şamandıra ve benzeri kıyı yapılarına yanaşacak ve ayrılacak gemiler ile Türk Boğazlarını kullanacak gemilere verilecek kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek, bu hizmetleri vermek veya verebilecekleri yetkilendirmek ve denetlemek, ";İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle "Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı" başlıklı 490. maddesinde, "(1) Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığının görev ve yetkileri şunlardır:a) Döner Sermaye İşletmesini idari ve mali yönden yönetmek,b) Gerçek ve kamu kurum ve kuruluşları dahil tüzel kişilere; Bakanlıkça verilecek her türlü yetki belgesi, işletme ruhsatı, çalışma ruhsatı, lisans, imtiyaz hakkı belgesi, tahsis belgesi, tescil belgesi, izin belgesi, emniyet belgesi, taşıt belge ve kartları, geçiş belgeleri, yola elverişlilik sertifikası, denize elverişlilik sertifikası, gürültü sertifikası, her türlü mesleki yeterlik belgesi ve benzeri belgelerin basım işlerini yapmak veya yaptırmak, bunları ilgililere vermek üzere hizmet birimlerine dağıtmak ve ücretlerini tahsil etmek,c) ...(2) Döner sermaye işletmesinin gelirleri;a) Birinci fıkrada sayılan faaliyetlerden elde edilen gelirlerden,b) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak %10 oranında payın %50’sinden,c) Bağış, yardım ve diğer gelirlerden,oluşur.(3) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen gayrisafi hasılattan yatırılacak pay, en geç hizmetin verildiği ayı takip eden ayın onbeşine kadar Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır. Yatırılan miktarın %50’si takip eden ayın beşine kadar genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlık merkez muhasebe birimine aktarılır. (Ek cümle:RG-7/4/2022-31802-CK-98/10 md.) Kılavuzluk veya römorkörcülük hizmetinden, Bakanlığın belirlediği tarifeden daha düşük bir ücret alınması veya ücret alınmaması hâlinde dahi kamuya ödenecek pay, tarife üzerinden hesaplanarak ödenir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak payın %30’a kadar artırılmasına veya %5’e kadar indirilmesine Cumhurbaşkanı yetkilidir." düzenlemesi yer almaktadır.Bununla birlikte, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin bazı maddeleri ile birlikte 490. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin ve 3. fıkrasının üçüncü cümlesinin (3. fıkrada 58 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılan değişiklik sonrası 4. cümlesinin) de Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılan iptal davası neticesinde, Anayasa Mahkemesinin 26/10/2023 tarih ve E:2018/118, K:2023/180 sayılı kararıyla 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 490. maddesinin; (2) numaralı fıkrasının (b) bendinin; “...%6,5...” ibaresine ilişkin iptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 06/04/2022 tarihli ve 98 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 10. maddesinin (b) bendi ile değiştirilen “...%10...” ibaresinin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptaline, kalan kısmının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, (3) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinin; “...%10’a...” ve “...%3’e...” ibarelerine ilişkin iptal talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 98 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 10. maddesinin (c) bendi ile değiştirilen “...%30’a...” ve “...%5’e...” ibarelerinin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptallerine, kalan kısmının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş, kararın iptale ilişkin anılan kısımları 27/02/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Daha sonra ise, 09/07/2024 tarihli ve 32597 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7519 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle 618 sayılı Kanuna ek 1. madde eklenmiştir. 618 sayılı Limanlar Kanunu'nun ek 1. maddesinin 4. fıkrasında, "Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan gerçek veya tüzel kişilerin, kılavuzluk ve römorkörcülük ile bunlarla bağlantılı palamar ve yer değiştirme gibi hizmetlerden elde ettiği gelirlerden oluşan aylık gayrisafi hasılattan, Aliağa, Ambarlı, Gemlik, İskenderun, Kocaeli ve Mersin Bölge Liman Başkanlıkları merkez idari sahasındakiler için %30; Bandırma, Ceyhan, İzmir, Samsun, Tekirdağ, Tuzla ve Yalova Bölge Liman Başkanlıkları merkez idari sahasındakiler için %25; Antalya, Çanakkale, İstanbul, Karadeniz Ereğli ve Zonguldak Bölge Liman Başkanlıkları merkez idari sahasındakiler ile Karabiga ve Taşucu Liman Başkanlıkları idari sahasındakiler için %20; diğer bölge liman başkanlıkları veya liman başkanlıkları idari sahasındakiler için %10; İstanbul ve/veya Çanakkale Boğazlarından geçiş bölgesi için %20 oranında pay alınır. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin verildiği deniz alanlarındaki deniz trafik yoğunluğu göz önünde bulundurularak aylık gayrisafi hasılattan alınan payları %40’a kadar artırmaya veya %5’e kadar indirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Kılavuzluk veya römorkörcülük hizmeti verenlerin, verdikleri hizmetten Bakanlığın belirlediği tarifeden daha düşük bir ücret almaları veya ücret almamaları hâlinde dahi ödeyecekleri pay, tarife üzerinden hesaplanarak ödenir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan gerçek veya tüzel kişilerce ödenecek pay, en geç hizmetin verildiği ayı takip eden ayın on beşine kadar Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır. Yatırılan miktarın %50’si takip eden ayın beşine kadar genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlık merkez muhasebe birimine aktarılır." hükmü yer almaktadır. Hukuki Değerlendirme:Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre, kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.Dava konusu işlemin incelenmesinden, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlar tarafından elde edilen hasılattan alınacak kamu payına ilişkin ekli kararın yürürlüğe konulmasına, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 490. maddesi gereğince karar verilmiş olduğu görülmektedir. Yukarıda bilgileri verilen Anayasa Mahkemesi kararında ise; "GG. CBK’nın 490. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının (b) Bendinin ve (3) Numaralı Fıkrasının Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi1. (2) Numaralı Fıkranın (b) Bendinde Yer Alan “%6,5” İbaresi ile (3) Numaralı Fıkranın Üçüncü Cümlesinde Yer Alan “%10’a” ve “%3’e” İbareleri401. 6/4/2022 tarihli ve (98) numaralı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 10. maddesiyle, (1) numaralı CBK’nın 490. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “%6,5” ibaresi “%10” şeklinde; (3) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “%10’a” ibaresi “%30’a”, “%3’e” ibaresi “%5’e” şeklinde değiştirilmiştir. 402. Açıklanan nedenle konusu kalmayan ibarelere ilişkin iptal talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.2. (2) Numaralı Fıkranın (b) Bendinin ve (3) Numaralı Fıkranın Üçüncü Cümlesinin Kalan Kısımları 403. (2) numaralı fıkranın (b) bendinde yer alan “%6,5” ibaresinin “%10” şeklinde; (3) numaralı fıkranın üçüncü cümlesinde yer alan “%10’a” ibaresinin “%30’a” ve “%3’e” ibaresinin “%5’e” şeklinde değiştirilmesinin kuralların anılan ibareler dışında kalan kısımları yönünden bağımsız bir anayasal denetim yapılmasını engellemediği anlaşıldığından söz konusu kısımlar hakkında inceleme yapılabilecektir.a. İptal Talebinin Gerekçesi404. Dava dilekçesinde özetle; kurallarla vergi, resim ve harç benzeri mali yükümlülük getirildiği, CBK ile vergi, resim ve harç benzeri mali yükümlülük getirilemeyeceği, bu yükümlülüklerin ancak kanunla konulup değiştirilebileceği veya kaldırılabileceği, verginin kanuniliği ilkesi gereği verginin konusunun, matrahının ve oranının kanunla belirlenmesi gerektiği belirtilerek kuralların Anayasa’nın 73. ve 104. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu 405. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönünden kuralların Anayasa’nın 73. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.406. Dava konusu kurallardan ilki Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının hizmet birimlerinden olan Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığınca idari ve mali yönden yönetilen döner sermaye işletmesinin gelir kalemlerinden birini düzenlemektedir. Buna göre kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurumu ve özel kuruluşlarca elde edilen aylık gayrisafi hasılattan alınacak belirli orandaki payın bir bölümünün işletmenin gelirleri olduğu öngörülmüştür. Dava konusu diğer kural ise anılan payın belirli bir orana kadar artırılması ve belirli bir orana kadar indirilmesi hususunda Cumhurbaşkanı’nın yetkili olduğunu düzenlemektedir. 407. CBK’nın 380. maddesinin (3) numaralı fıkrasının Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçeler mahiyetine uygun düştüğü ölçüde dava konusu kurallar için de geçerlidir.408. Buna göre vergi, resim, harç benzeri mali yükümlülük getiren ve buna ilişkin düzenlemeler içeren kurallar, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde ifade edilen CBK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır. 409. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır. İptalleri gerekir.Kurallar, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralların ayrıca konu bakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, üçüncü ve dördüncü cümleleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.Kurallar, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir." gerekçesiyle iptal kararı verildiği görülmektedir. Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağı olan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 490. maddesinin ilgili kısımlarının Anayasa Mahkemesi kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi, dolayısıyla dava konusu işlemin dayanağının kalmaması nedeniyle davacının tesislerinin bulunduğu Aliağa ve Kocaeli Liman Başkanlıkları yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. 28/06/2022 tarih ve 31880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/06/2022 tarihli ve 5755 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın Aliağa ve Kocaeli Liman Başkanlıkları yönünden İPTALİNE, diğer kısımları yönünden davanın EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1/2'si olan ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 1/2'si olan ... TL'nin ise davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,... TL vekâlet ücretinin ise davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 02/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.