Danıştay 5. Daire, KHK 375 geçici 35. madde uyarınca FETÖ/PDY irtibatı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarma işleminin iptali istemiyle yapılan temyiz başvurusunu reddederek kararı onamıştır.
Özet: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibat iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının, bu çıkarma işleminin iptali ve özlük haklarının iadesi talebiyle açtığı davanın reddedilmesi üzerine temyize taşıdığı uyuşmazlıkta; davacı, örgütle bağlantısı olmadığını, "irtibat/iltisak" kavramlarının belirsizliğini, sabit hat arama iddialarının yanlışlığını ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini savunmuştur. Yüksek mahkeme, alt dereceli mahkemenin kararını ve gerekçesini hukuka uygun bularak, davacının temyiz istemini reddederek kamu görevinden çıkarılma kararını onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/13698 E.  ,  2025/10268 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/13698
Karar No : 2025/10268
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
-E Tebligat-
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile irtibatının bulunmadığı, kamu idarelerinin ve idare mahkemelerinin örgütle irtibat ve iltisak tespitinde bulunamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarının belirli ve öngörülebilir olmadığından kanunilik ilkesine aykırı olduğu, örgütsel amaçla sabit hatlı telefonlardan arandığı iddiasının doğru olmadığı, yapıldığı iddia edilen aramaların bir kısmının hiç olmadığı, bir kısmının da Yargıtayın belirlediği ardışık veya periyodik arama kriterlerine uygun olmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı ve savunma hakkı tanınmadan kamu kamu görevinden çıkarılarak masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.