Danıştay 5. Daire, FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının, Yargıtay tarafından eksik araştırma gerekçesiyle bozulan ceza yargılamasına rağmen görevden çıkarılma işleminin iptali davasının reddini onadı.
Özet: Kamu görevinden FETÖ/PDY ile iltisak gerekçesiyle çıkarılan davacının, bu işleme karşı açtığı davada, hakkında devam eden ve Yargıtay tarafından eksik araştırma nedeniyle bozularak henüz kesinleşmemiş bir ceza kovuşturması bulunmasına rağmen, Danıştay Beşinci Dairesi dosyadaki mevcut tespitlere dayanarak davacının örgütle iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varmış; idari yargı mercilerinin ceza mahkemesi kararından bağımsız değerlendirme yetkisini kullanarak, görevden çıkarma işlemini hukuka uygun bulan Bölge İdare Mahkemesi kararını onamış ve davacının temyiz istemini reddetmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/14151 E.  ,  2025/10413 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/14151
Karar No : 2025/10413
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
-E-Tebligat-
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Üniversitesi Rektörlüğü / ...
Vekili : Av. T...
-E-Tebligat-
2- ...Başkanlığı / ...
Vekili : Av. ...
-E-Tebligat-
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, Danıştay Beşinci Dairesinin 27/02/2025 tarih ve E:2021/4536, K:2025/2557 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle gerekçeli olarak reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, meslek hayatı boyunca herhangi bir adli ve idari soruşturma geçirmediği, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılarak masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü'nün Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında devam eden kovuşturma bilgisine yer verildiği görülmüş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği devam eden kovuşturma bilgisinin, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği, anılan karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın temyiz incelemesinde ise Yargıtay .... Ceza Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, davacının aynı sohbet grubunda bulunan başka kişiler olup olmadığının araştırılması, sohbet toplantılarının hangi tarihe kadar devam ettiğinin tespit edilmesi halinde gruptaki diğer şahısların davacı hakkında herhangi bir şüpheli beyanı olup olmadığının araştırılarak, varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının örgütsel faaliyetlerinin tespiti ile sonuca göre davacının hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik araştırma ile verilen kararın bozulmasına karar verildiği ve .... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.