Danıştay 5. Daire, KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade ve parasal hak talebiyle açtığı davanın reddi kararını temyizen onadı.
Özet: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebiyle yaptığı başvurunun OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca reddedilmesi üzerine açtığı iptal davasının idare ve bölge idare mahkemelerince reddedilmesinin ardından, hukuka aykırı görevden çıkarma, savunma hakkı ihlali, somut delil eksikliği ve hakkında verilen beraat kararı gibi iddialarla yaptığı temyiz başvurusu, bölge idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun bulunması nedeniyle reddedilerek, kamu görevinden çıkarılma işleminin onaylanmasına karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/16263Karar No : 2025/10958 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu idareleri ile İdare Mahkemelerinin iltisak ve irtibat tespitinde bulunamayacağı, dava konusu işlem ile yürütme ve yasama makamları tarafından yargı yetkisinin kullanıldığı, disiplin soruşturması açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan, somut bilgi ve belge bulunmadan, KHK ile kişiselleştirme yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemin tarafına tebliğ edilmediği, MGK kararlarının dava konusu işleme ve mahkeme kararına dayanak alınmasının Anayasa'ya aykırı olduğu, OHAL KHK'sının süresi içinde TBMM tarafından onaylanmaması nedeniyle yok hükmünde olduğu, OHAL dönemi bittikten sonra etkilerini sürdüremeyeceği, dava konusu işlemle Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair somut bir tespit bulunmadığı, geçimini sağlamak amacıyla çalıştığı kurumun terör örgütü kontrolünde olduğuna dair o tarihte verilmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, çalıştığı dershaneden deneme süresi içerisinde memnun kalmaması nedeniyle ayrıldığı, hakkında beyanda bulunan tanık ifadelerinin somut tespit içermediği, üniversite döneminde barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla o dönem cemaat olarak adlandırılan yapının evlerinde kalmış olmasının suç olmayacağı, haklarında soruşturma olan kişilerle iletişim kaydının bulunduğu iddiasının aleyhine değerlendirilemeyeceği, görüşme içeriklerine dair bir tespitin bulunmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.