Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, YİDK kararının iptali talepli marka tescil başvurusunun ayırt edicilik eksikliği nedeniyle reddedilmesine ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirketin sarı, kırmızı, mavi ve yeşil renklerden oluşan, gradyan geçişlere sahip, dikdörtgen biçimli, özgün ve ayırt edici olduğunu iddia ettiği şekil markasının tescil başvurusu, Sınai Mülkiyet Kanununun 5/1-b maddesi gereğince ayırt edicilik vasfı bulunmadığı gerekçesiyle YIDK tarafından reddedilmiş, davalı kurum kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesi de başvurunun somut ayırt edici nitelikten yoksun olduğu ve 6769 sayılı SMKnın 5/1-(b) bendi tescil engeli koşullarının oluştuğu gerekçesiyle YIDK kararının iptali talebini reddetmiş olup, davacı vekili markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenimle ayırt edicilik taşıdığını ve uluslararası tescilleri olduğunu ileri sürerek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/690 - 2026/948
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/690
KARAR NO : 2026/948
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2023
NUMARASI : 2023/53 E. - 2023/386 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/12/2023 Tarih ve 2023/53 Esas - 2023/386 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin ... nezdinde 2022/080995 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusu yaptığını, başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığınca SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın da YİDK tarafından reddine karar verildiğini, alınan kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın ... ibareli markasının sırasıyla sarı, kırmızı, mavi ve yeşil renkli 4 dikdörtgen parçadan oluşan yatay bir renk bandı tasarımını havi olup her bir dikdörtgenin renkli bölüm, bölümün renginin değişen tonlarında daha küçük dikdörtgenlerden oluştuğunu, esas olarak birbirinden farklı 4 rengin dikdörtgen biçiminde gradiyent geçişlerle beraber bir araya gelmesiyle oluşan bu tasarımın renkler arasındaki akılda kalıcı değişimlere sahip, görünüş olarak tamamen özgünlük içeren, yüzlerce spektrumlu sarı, kırmızı, mavi ve yeşil 4 ana renk tonunun tek bir logoda biçim bulmasıyla oluşan diğer markalar ile mukayese edildiğinde ayırt edicilik özelliğine sahip olan bir işaret olduğunu, özel veya uzmanlaşmış alıcı kitlesinin, ortalama dikkat ve özene sahip alıcılardan daha özenli ve seçici davrandığını, söz konusu özel veya uzmanlaşmış alıcı kitlesinin davacının markasını basit bir “dekoratif arka plan gibi görünen ...” olarak değerlendirmeyeceğini ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-16182 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuruya konu markada yer alan şeklin tüketiciler tarafından başvuru kapsamındaki mallar ile ilgili olarak belirli bir işletmeye ait bir marka olarak algılanmasının söz konusu olmayacağını, ayrıca söz konusu şeklin markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, aynı sektörde faaliyet gösteren herhangi bir firmanın anılan renklerden oluşan dekoratif arka plan gibi görünen şekli kullanabileceğini ve bu tarz görsellerin yaygın olarak kullanılageldiğinin de bilinen bir gerçeklik olduğunu, davacı taraf anılan şekil üzerinde ayırt edicilik sağladığını iddia etse de ortalama tüketici açısından şekil unsurunun davacı firmaya özgülenemeyeceğini, dava konusu markaya esas görselin herkesin kullanabileceği tarzda bir görsel olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının dava konusu marka başvuru şeklinin tescili talep olunan 02. sınıf malların işletmesel kökenini, ticari kaynağını belirten bir işaret olarak algılanamayacağı, dolayısıyla, başvurunun somut ayırt edici nitelikten yoksun olduğu ve somut olayda 6769 s. SMK'nın 5/1-(b) bendi tescil engeli koşullarının oluştuğu, davacının markasının yurt dışı tescillerinin varılan kanaati değiştirir bir etki yaratmadığı, dava konusu 2022-M-16182 sayılı YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, Sınai Mülkiyet Kanunu md.4’e göre bir markayı oluşturan unsurun, o markanın başka markalardan ayırt edilmesini sağlayan şekillerin, renklerin belirgin şekilde bir araya gelmesi şeklinde olabileceğini, bu kapsamda bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim nazara alındığında müvekkili markasının, ayırt edicilik niteliğini taşıdığını, nitekim müvekkili Şirketin başvuruya konu şekil markasının, başta Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık olmak üzere, Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn, Filistin ile Ürdün ülkelerinde tescil edildiğini ve bu markasıyla dünyanın çeşitli ülkelerinde uzun yıllardır faaliyetler yürüttüğünü, başvuru konusu şeklin, ayrım gücüne sahip özgün nitelikte bir şekil olup olmadığının münferit unsurlara göre değil bütünü dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, zira tüketicilerin de herhangi bir markayı küçük unsurlarıyla değil bir bütün olarak algıladığını ve markanın bölünmesinin, tüketicinin markayı algılama biçiminden uzaklaşmasına neden olduğunu, ortalama tüketicinin markayı şekil ve renk birleşimi sayesinde diğer işletmelerin markalarından ayırt edebildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili markası gibi çeşitli renklerin bir araya gelmesiyle oluşan başkaca renk kombinasyonu ihtiva eden aynı ve/veya farklı sınıflardaki şekil markalarının tescil edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesine göre, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyecekleri, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, somut olayda dava konusu başvurunun
sarı, kırmızı, mavi ve yeşil renklerden oluşan bir fondan oluştuğu, bu hali ile dava konusu başvurunun, kapsamında yer alan boya ve boya ile ilgili mallar yönünden ayırt edicilik taşımadığı, ülkesellik ilkesi gözetildiğinde dava konusu başvurunun başka ülkelerde tescilli olmasının da davacıya bir hak bahşetmeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.