Danıştay 5. Daire, 375 sayılı KHK geçici 35/b maddesi uyarınca FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarma işleminin iptali talebinin reddine ilişkin temyiz istemini reddetti.
Özet: Kamu görevinden 375 sayılı KHK geçici 35/b maddesi uyarınca çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddi ve istinaf başvurusunun reddi üzerine temyize başvuran davacının, hakkında verilen beraat kararını ve alt derece mahkemesinin bazı tespitlerinin kendisine ait olmadığını ileri sürmesine karşın, Danıştay, her ne kadar davacıyla ilgisi bulunmayan sehven yazılmış bazı tespitler olsa da, dava dosyasındaki genel deliller ve bölge idare mahkemesi kararının tüm gerekçeleri bir arada değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının devam ettiğine hükmederek, alt derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmuş ve temyiz istemini reddederek onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/8788 E.  ,  2025/9600 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/8788
Karar No : 2025/9600
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
2- ... Genel Müdürlüğü / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, ilk derece mahkemesince yapılan değerlendirmelerin kendisine ait olmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında ''...Davacı hakkında dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere bakıldığında; davacı hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, diğer taraftan; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan ... tarih ve ... sayılı adli soruşturması kapsamında ele geçirilen ve bir çok Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin terör örgütü ile ilişkisine dair bilgilerin bulunduğu bellek cihazındaki verilere göre (micro SD kart) davacının, "0", "EA", "SC", "SCD" kodları ile kodlandığı, "0" kodunun hakkında bilgi bulunmayan, "EA" kodunun ise, "FETÖ/PDY terör örgüt içerisinde olup, örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları bulunan kişileri" ifade ettiğinin, "SC" kodunun, "17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş bulunan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılması ilgili bir kodlamayı", "SCD" kodunun ise, "17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş tekrar kazanılmaya dördüncü derece yakın kişileri" ifade ettiğinin belirtildiği, ayrıca aynı veriler içerisinde davacının "zümre başkanı" ve "öğretmeni" (personelden sorumlu mahrem örgüt üyesi) bulunduğunun ve bu kişinin isminin "..." olduğunun belirtildiği ve "Asil" şeklindeki kayıt ile de, davacının örgüt ile ilişkisinin bizzat kendisi adına/tarafından yürütüldüğüne dair bir kaydın da bu veriler içerisinde yer aldığı, ayrıca yine davacı hakkında, iki ayrı şahsın ifadelerinde "sohbet toplantılarına" katıldığının beyan edildiği, "emniyet mahrem imamı" olduğu tespit edilen K.A. isimli şahıs adına kayıtlı mobil telefon numarasından davacının 22.02.2013-03.08.2013 tarih aralığında 20 defa arandığının, "emniyet mahrem imamı" olduğu tespit edilen A.D. tarafından 12.09.2013-25.10.2013 tarih aralığında 3 defa arandığının tespit edildiği, davacının savunmasına ilk olarak 2011 yılında örgüt mensubu olan arkadaşlarının daveti üzerine yapılanmanın terör örgütü olduğunu bilmeden "sohbet toplantılarına" katılmaya başladığını ancak 17-25 aralık sürecinden sonra bu toplantılara katılmadığını, kendisini arayan K.A.'nın "sohbet hocası" olduğunu beyan ettiği...'' tespitine yer verilmiş ise de, dosya kapsamıyla örtüşmeyen ve sehven yazıldığı anlaşılan bu tespitlerin davacı ile bir ilgisinin bulunmadığı görülmüştür. Bu itibarla, söz konusu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan tespitler ile Bölge İdare Mahkemesi kararının genel gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.