Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçunda yargılanan sanıklardan birinin mahkumiyetini hesap hatasına rağmen onarken, diğer sanığın vefat etmesi nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verdi.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde, ilk sanığın ceza hesaplamasındaki hata nihai cezayı etkilemediği ve yargılama usulü ile delillerin hukuka uygun olduğu tespitiyle mahkumiyet hükmü onanırken, ikinci sanığın hüküm sonrası vefatı nedeniyle Türk Ceza Kanununun ilgili maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine ve bu kısma ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/15089 E.  ,  2026/7436 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/308 E., 2022/111 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/363 E., 2021/36 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3/1-5/1, TCK'nın 221/4-2. cümle, 62, 53/1-2-3, 221/5, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK’nın 314/2. maddesi uyarınca belirlenen "5 Yıl 6 Ay" hapis cezasından 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılırken "7 Yıl 15 Ay" yerine hesap hatası sonucu "8 Yıl 3 Ay" hapis cezasına hükmedilmesi TCK'nın 221/4-2.cümle ve 62. maddelerinin uygulanması neticesinde belirlenen sonuç ceza değişmediğinden sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 06.02.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2024 tarih, 2021/228 esas, 2024/281 karar sayılı ilamı doğrultusunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca bozulmasına, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.