Danıştay, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL Komisyonu başvurusunun reddini onayan alt mahkeme kararının temyiz talebini reddetmiştir.
Özet: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın idare ve bölge idare mahkemelerince reddedilmesi üzerine, davacının hakkında disiplin soruşturması açılmadan savunma hakkı tanınmadan ihraç edildiği, anayasal haklarının ihlal edildiği ve iletişimin tespiti kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu yönündeki iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu, Danıştay tarafından bölge idare mahkemesinin kararının hukuka ve usule uygun bulunarak reddedilmiş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/13911Karar No : 2025/11080 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında disiplin soruşturması açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararının birçok açıdan mevzuata, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, kamu idareleri ile İdare Mahkemelerin iltisak ve irtibat tespitinde bulunamayacağı, dava konusu işlem ile yürütme ve yasama makamları tarafından yargı yetkisi kullanıldığı, bu durumun Anayasa'ya aykırı olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan etme ve cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, işlemin suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ve hukuk devleti ilkesi gibi temel hukuk ilkelerini ihlal ettiği, hakkındaki iddiaların asılsız ve mesnetsiz olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile bir bağının olmadığı, yasa dışı hiçbir oluşum içinde olmadığı, ankesörlü/kontörlü telefondan aranmış olmanın hayatın olağan akışında mümkün olan bir iletişim yöntemi olduğu, her ankesörlü/kontörlü telefondan aranan kişinin FETÖ/PDY üyesi olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen ve mevzuatta belirlenen sürede imha edilmeyen iletişimin tespiti kayıtlarının hükme esas alınamayacağı, bu itibarla hem sabit hatta ilişkin arama kayıtlarının hem de HTS kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, hükme esas alınamayacağı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra işin gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.