Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, reddedilen marka itirazının iptali ve hükümsüzlük talebini, SMK 6/1 iltibas ile 5/1-ç mutlak ret nedenleri kapsamında inceledi.
Özet: Davacının, yeni bir marka tescil başvurusuna yaptığı itirazın idari kurum tarafından reddedilmesi üzerine, mevcut markası ile başvuru konusu markanın Sınai Mülkiyet Kanununun ilgili maddeleri uyarınca aynı veya benzer olması nedeniyle karıştırılma ihtimali taşıdığını, mal ve hizmetlerin de benzer olduğunu ileri sürerek idari kararın iptali ile markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiği davada; davalılar, markalar arasında benzerlik olmadığını, kurum kararının yerinde ve hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiş olup, mahkeme uyuşmazlığın taraflar markaları arasında iltibas ihtimali bulunup bulunmadığı ve idari kararın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında yoğunlaştığını tespit etmiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/24 Esas - 2025/346

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/24
KARAR NO : 2025/346
DAVA : Marka ... ... Kararı İptali - Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 18/01/2024
KARAR TARİHİ : 17/09/2025 Yazım Tarihi: 10/10/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı ... ... başvuru sayılı markasına yaptıkları itirazın kurum tarafından reddedildiğini, Markanın asıl unsurunun ... olduğunu, 5(1)(ç) uyarınca aynı olduğunu, Mal ve hizmetlerin aynı tür / benzer olduğunu, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu ... kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ; Taraf markaları arasında benzerlik olmadığını, daha çok zb harfi şeklinde görüldüğü, markaların ... unsurunun farklı olduğunu , Kurum kararının yerinde ve doğru olduğunu , davanın reddi gerektiğini ifade etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı ... ... başvuru sayılı markası ile davacı şahsın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas ihtimali oluşup oluşmadığı, ... ... sayılı ... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği, dava dilekçesinde belirtilen SMK 5/1-ç Maddesi açısından mutlak red sebebi iddiasının alınan ... Kararına etki edip etmeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 18/11/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 18/01/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; " ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...... Yapılan değerlendirmede, başvuruya konu markanın tertip tarzı itibariyle itiraz gerekçesi markalardan farklılaştığı ve ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır.
Son olarak, itiraz sahibinin emsal kararlar gerekçeli itirazı, farklı markalar hakkında verilen kararların incelenen başvuruyla ve bu başvuru hakkındaki kararla bağlantısının bulunmaması nedeniyle haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.
KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli)
Madde 5/1-ç "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler" marka olarak tescil edilmez. hükmü;
Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (....).
SMK Madde 6 (Marka tescilinde nisbi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markası
... ... + ...
08/04/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE; "Dava konusu 14, 25 ve 35.sınıflardaki mal ve hizmetlerin, itiraz gerekçesi marka kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu,
Dava konusu diğer mal ve hizmetlerin, itiraz gerekçesi markalar kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olmadığı,
Taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olmadığı,
Dava konusu markanın 6769 sayılı SMK’nın 5(1)(ç) maddesi kapsamında tescil engeli bulunmadığı,
Taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6(1) maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunmadığı,
Dava konusu ... sayılı ... kararının yerinde olduğu, "şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
SMK 5-1ç maddesi yönünden;
Davalının başvuru markasının "... " şeklinde, davacının mesnet markasının ise " ... + ..." görselini içermesi karşısında esasen yüksek derecede benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği, zira SMK 4.ncü maddede markanın tanımını " Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir. " şeklinde belirttiğinden mesnet markada belirgin olarak yer alan ... işaretinin davalı başvuru markada yer almadığından başvuru ve redde mesnet markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu söylenemeyeceği; sonucuna varılarak SMK 5-1-ç maddesine göre mutlak ret sebebi oluşturmayacağı ;
SMK 6/1 maddesi yönünden;
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ... + ... "ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ,anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
Diğer yönden bilirkişi heyet raporunda sayfa 12-13-14 deki karşılaştırma tablosunda başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 09.02 , 09.03 , 14.01, 14.02, 16.01, 16.04, 16.02, 16.05, 16.03, 18.01, 18.02, 18.03, 21.03, 21.01, 25. Sınıftaki mallar , 28.01, 28.02, 28.05 MALLARI İLE 35. Sınıfta yer alan TÜM HİZMETLER yönünden emtia benzerliği de oluştuğu;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar/hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi " ... + ... "ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki baskın ... ibaresindeki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu mallar/hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu mallarda/hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bu emtialar açısından aksi yöndeki ... kararı yanlış olarak değerlendirildiği;
( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.)
Bunun dışında kalan emtialarda ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı;
Neticeden dava kısmen kabul edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Dava konusu ... ... Sayılı ... Kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 09.02 , 09.03 , 14.01, 14.02, 16.01, 16.04, 16.02, 16.05, 16.03, 18.01, 18.02, 18.03, 21.03, 21.01, 25. Sınıftaki mallar , 28.01, 28.02, 28.05 MALLARI İLE 35. Sınıfta yer alan TÜM HİZMETLER yönünden ... Kararının KISMEN İPTALİNE,
3-Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Davacının yaptığı; 28.750,00 TL bilirkişi ücreti, 220,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 29.397,60 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 14.698,80 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 17/09/2025
Katip .... Hakim ....
E- imzalıdır E- imzalıdır