**Danıştay Beşinci Daire, 375 sayılı KHK ile FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali istemini masumiyet karinesi tartışmasına rağmen reddederek alt mahkeme kararını onadı.**
Özet: Kamu görevinden çıkarılan davacının, istinaf başvurusunun reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucunda, davacının hapis cezası ile mahkûmiyet kararının kesinleşmemesi nedeniyle masumiyet karinesi ilkesine aykırı bir değerlendirme yapılmış olsa da, dosyadaki diğer bulgular ışığında davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğu kabul edilmiş ve bölge idare mahkemesi kararı onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/8812Karar No : 2025/11032 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut delil ve gerekçe gösterilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, takdir yetkisinin yerinde kullanılmadığı, gerekçe yükümlülüğünün yerine getirilmediği, somut delile dayanmayan kurum kanaatine göre işlem tesis edildiği, objektif kriterlerin karşılanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin somut olayda dikkate alınması gerektiği, kanunilik ve öngörülebilirlik ilkelerine uyulmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarına ilişkin manevi unsurun oluşmadığı, yasal faaliyetlerin Anayasal prensiplere sadakat yükümlülüğünü ihlal etmeyeceği, OHAL kanun hükmünde kararnamesine dayanılarak kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, yürütme ve yasama organlarınca yargı yetkisinin kullanıldığı, disiplin soruşturması yapılmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, kişiselleştirme yapılmadığı, Anayasa ve AİHS kapsamında güvence altına alınan birçok temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.