9. Hukuk Dairesi, Tarım Kredi Kooperatifi çalışanının usulsüz kredi kullandırmasıyla kuruma verilen zararın tazminine ilişkin davada arabuluculuk şartı sağlanmadığı için ilk derece ve istinaf kararlarını bozmuştur.
Özet: Yargıtay, bir tarım kredi kooperatifinin yetkili memuruna açtığı usulsüz kredi kullandırımıyla kurumu zarara uğratma tazminat davasında, uyuşmazlığın işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanmasına rağmen 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereği zorunlu dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmadığını belirterek, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin esas yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hükümlerini bozarak davanın usulden reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1799 E., 2025/1645 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : 2023/571 E., 2024/679 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işçinin müvekkili ... Tarım Kredi Kooperatifinde (...) yetkili memur olarak göreve başladığını, davalının Kooperatifte üst kuruluş talimatlarına aykırı olarak ... ortaklarına usulsüz kredi kullandırarak davacı Kurumu zarara uğratması üzerine, Kooperatifin bağlı olduğu üst kuruluş olan Tarım Kredi Kooperatifleri ... Birliği Teftiş Kurulu tarafından rapor düzenlendiğini belirterek davalı işçinin müvekkilini zarara uğratması nedeniyle 83.697,73 TL ... zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin usulsüz kredi vermediğini, iş ve görevlerini kanun ve nizamlara uygun şekilde yaptığını, müvekkilinden kaynaklanan bir zararın olmadığını, borçlu üyelerinden bir kısmının hâlen borçlarını ödediklerini, müvekkilinin kredi verdiği üyelerden borç senetleri aldığını, her bir kredi borçlusuna kredi sözleşmesi imzalatıldığını ayrıca krediyi daha da sağlama almak amacıyla her bir borçlu için dörder tane kefil aldığını, hiçbir zaman görevini kötüye kullanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalının yapmış olduğu iddia edilen işlemlere ilişkin yargılama esnasında ödeme yapıldığı ve tahsil edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, ödemelerin yargılama devam ederken yapılması nedeniyle davalının dava açmaya sebebiyet verdiği, bu nedenle aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun bulunarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının zararını tahsil ettiği, tahsil edilemeyen ödemelere ilişkin müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı bu nedenle Mahkemece davanın esastan reddine karar verilmesi ve müvekkili lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ile zarar hususlarındadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/1 hükmü uyarınca; kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulması dava şartı olarak kabul edilmiş olup maddenin 2. fıkrasında ise arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.Somut olayda, davacı vekili davalı işçinin müvekkili ... Tarım Kredi Kooperatifinde yetkili memur olarak göreve başladığını, davalının Kooperatifte üst kuruluş talimatlarına aykırı olarak ... ortaklarına usulsüz kredi kullandırarak davacı Kurumu zarara uğrattığını beyanla işçi tarafından verilen zararın tazminini istemiştir. Taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu ve talep edilen alacağın da bu ilişkiden kaynaklanan alacak olduğu açıktır. Ancak davacı tarafından arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiştir.Davada arabuluculuk dava şartının sağlanmadığı görülmekle Mahkemece, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.