İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, trafik sigorta sözleşmesi kapsamında ödenen maddi tazminatın sigorta şirketinden tahsiline ilişkin istinaf başvurusu kararını açıkladı.
Özet: Bu davada, sigorta ettiren davacı şirket, 2006 yılında meydana gelen trafik kazasında yaralanan üçüncü kişiye, yasal süreçler ve Yargıtay kararları neticesinde kesinleşen bir borç kapsamında ödemek zorunda kaldığı maddi tazminatın, zorunlu trafik, koltuk ve taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçeleri gereğince davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiği iddiasıyla, kendi adına ödenen toplam 128.808,65 TLnin rücuen tahsilini talep etmektedir, zira davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğuna rağmen ödeme yapmaması sonucu müvekkil şirketin bu tutarı ödemek zorunda kaldığı belirtilmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2318
KARAR NO : 2026/1234
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2022 (Dava) - 28/09/2023 (Karar)
NUMARASI : 2022/1450 Esas - 2023/668 Karar
DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
BAM KARAR TARİHİ: 01/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 01/07/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2023 tarih ve 2022/1450 Esas - 2023/668 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı müvekkili .... Şti.’ne ait .... plaka sayılı ticari aracı, 207771 sigortalı numarası ile Trafik Sigorta Poliçesi (Poliçe No 4088471), Zorunlu Koltuk Sigortası (Poliçe No: 4088399), Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası (Poliçe No: 4088387) poliçeleri ile davalı sigorta şirketine sigorta ettirildiğini, 19/01/2006 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davalı .... Şirketince sigortalı olan ... plakalı otobüste yolcu olarak bulunan dava dışı .... yaralandığını, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davacısı ... .., davalıları ... Şti., .... Şti.,...., ... olan Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/69 Esas ve 2006/164 Karar sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verilerek Fethiye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/518 Esasına kaydı yapıldığını, Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/518 Esas ile görülmekte olan dava, 207771 sigortalı numarasıyla üç ayrı sigorta poliçesi gereğince davada sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunması nedeniyle ihbar edildiğini, davalı sigorta şirketinin ihbar olunan sıfatı ile yer aldığını, Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07/07/2014 tarih 2006/518 Esas 2014/336 Karar sayılı ilamı ile davalılardan .... yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddi ile ... dışındaki diğer davalılar yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile; 72.256,00 TL'nin kaza tarihi olan 19/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ..., müvekkili .... Şti. ve .... Şti'nden alınarak davacı ....’a verilmesine karar verildiğini, Aksaray İcra Dairesi’nin 2018/23607 Esas sayılı dosyası ile müvekkil şirket ve mahkeme kararı ile müteselsil borçlu olduğu sabit görülen ... Şti. ve .... aleyhine icra takibi başlatıldığını, ilk derece mahkemesince verilen hüküm aleyhine taraflarınca tehiri icra talepli temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 31/05/2016 tarih 2014/21788 Esas 2016/6640 Karar sayılı ilamı ile ... Şti vekiline usule uygun şekilde tebligat yapılmak suretiyle, savunma ve delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davalının itiraz ve savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devam edilmek suretiyle hüküm kurulması doğru görülmediğinden ilk derece mahkeme kararının bozulmasına karar verildiğini ve Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/314 Esasına kaydının yapıldığını, Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 30/05/2017 tarih 2016/314 Esas 2017/87 Karar sayılı ilamı ile davalılardan ... yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddi ile .... dışındaki diğer davalılar yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile; 72.256,00 TL'nin kaza tarihi olan 19/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ..., ... .. Şti. ve. .. .. Şti'nden alınarak davacı ....’a verilmesine karar verildiğini, İlk derece mahkemesince verilen hüküm aleyhine tarafımızca temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 31/03/2021 tarih 2020/1918 Esas 2021/3134 Karar sayılı ilamı ile hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, Yargıtay onama ilamı 10/05/2021 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, 25/07/2022 tarihli tutanak ile hüküm 23/06/2022 tarihinde kesinleştiğini, davalı ... Şirketi adına sigortalı olan ... ait plaka sayılı aracın poliçelere istinaden sorumluluk bedelinin yasal faizi avukatlık ücreti ve masraf kalemleri ile birlikte tutarın Aksaray İcra Müdürlüğünün hesabına ödenmesi amacıyla sigorta şirketi ile yapılan yazışmalar sonuçsuz kaldığını, sigorta şirketi ilgili poliçeler kapsamında sorumlu olmasına rağmen, ilgili icra dosyasına herhangi bir ödemede bulunulmadığını, ödemenin davalı sigorta şirketince yapılmaması dolayısıyla dosya borcu davacı müvekkil şirket ve dava dışı müteselsil diğer borçlu şirket tarafından ödenerek icra dosyası infazen kapatıldığını, müvekkili şirketin adına icra dosyasına toplamda 128.808,65 TL ödeme yapıldığını, sigorta poliçeleri gereğince, davalı sigorta şirketinin sorumluğu bulunmasına rağmen, poliçe kapsamında kalan ödemelerin nedensiz bir şekilde gerçekleştirilmediğini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen her hangi bir anlaşmanın sağlanamadığını, borçlu şirket aleyhine ödemeye dayalı olarak, Fethiye İcra dairesinin 2022/12389 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça yasal süresi içerisinde yapılan itiraz gereğince takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı taraf poliçe limitlerinin tamamını ödediğini, herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ettiğini, davalı tarafça işbu alacak kapsamında müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafın iyiniyetten uzak bir şekilde, sırf ödeme yapmamak amacıyla, başka somut haklı bir nedene de dayanmaksızın ödeme gerçekleştirilmediğini, davanın kabulüne, Fethiye İcra Dairesi‘nin 2022/12389 Esas sayılı icra takibine karşı yapılan itirazının iptaline, takibin, takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, asıl alacağın % 20 ‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı .... Şirketi vekilinin Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Dava konusu trafik kazasına karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirketi nezdinde 4088471 no.lu ve 08/03/2085-2006 tarihli Zorunlu Motorlu Araçlar Zorunlu Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, sürekli sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle kişi başı teminat limiti 50.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, aracın trafik poliçesi haricinde 4088387 nolu Taşımacılık Poliçesi, 4088399 nolu Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Ferdi Kaza Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, taşımacılık poliçesi teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, sürekli sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle kişi başı teminat limiti 50.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sürekli sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle kişi başı teminat limiti 40.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete bir çok kez dava açıldığını ve bir çok kez ödeme yapıldığını, dava konusu trafik kazasının 19/01/2006 tarihinde meydana geldiğini, sigorta poliçesinden doğan taleplerin 2 yıllık zamanaşımı süresine bağlı olduğunu, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuru sahibi için hesaplanan tazminat tutarı ödenmek suretiyle yerine getirildiğini, başvuru sahiplerinin şirketlerince ödenen tutar üzerindeki talebinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, son yasal düzenlemeler çerçevesınde sağlık hızmet bedellerı ve geçıcı ışgöremezlık zararı ve tedavi giderleri sosyal güvenlık kurumu tarafından karşılanacağını, sıgorta şırketlerının sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirket bakımından buna ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi başvuruda bulunulmasına da sebebiyet vermediğini, sulh görüşmeleri devam ederken davacının dava açtığını, iyi niyet kurallarına aykırı hareket ettiğini, tazminat hesabının aktüer hesaplama konusunda uzman ve hazine listesinde yer alan bir aktüer tarafından yapılması gerektiğini, dava tarihi itibariyle yasal faiz işletilebileceğini beyan ederek; başvuru sahibinin haksız tazminat talebinin reddine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "... davacı şirkete ait aracı sigorta ettiren davalı sigorta şirketinin, oluşan zarardan sorumlu olması nedeniyle dava dışı şahsa ödenen tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsili için başlatılan takibe itiraz edilmesinin haksız olduğu anlaşılmış olup, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda ve taraflar tacir olduğundan reeskont avans faizinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunduğu..." gerekçesiyle "...1-Açılan davanın KABULÜNE, 2- Davalının Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2022/12389 Esas sayılı takibene yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, 3- İcra inkar tazminatı talebinin reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davacı vekili ile davalı .... Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında sigorta şirketinin rücuya konu ödemeye ilişkin yargılamadan haberdar olduğunu, davanın kendisine ihbar edildiğini, icra dosyası kapsamında ne kadar borçlu olduğunu bildiğini, bu noktada alacağın likit oluşu noktasında herhangi bir şüphe bulunmadığını, borçlunun ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı.... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 01/08/2023 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ferdi kaza poliçesi teminatını da dahil edilerek verilen kararın hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken ferdi kaza poliçesinin dikkate alındığını, bu uygulamanın hatalı olduğunu, yapılan bu hesaplamanın yasaya, usule ve genel şartlara aykırı olduğunu, ferdi kaza teminatının rücuya tabi olmadığını, yalnızca mağdura ödeme yapılabileceğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince karayolunda meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, her ne kadar cevap dilekçesinde müvekkili şirket tarafından yapılan poliçeler ve teminat limitleri belirtilmiş olsa da, Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesine ilişkin teminatın rücuya tabi olmadığını, bu teminatın yalnızca davaya konu kazaya ilişkin mağdur konumunda olan kişi tarafından talep edilebileceği ve ona teminat ödenebileceğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınarak sigortacı bir bilirkişiden rapor alınması gerekirken yeterli inceleme yapılmadan dosyanın karara çıkmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu kazanın 19/01/2006 tarihinde gerçekleştiğini, sigorta poliçesinden doğan taleplerin 2 yıllık zaman aşımı süresine bağlı olduğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemekle bu davanın yasal süresinde açılmadığını, bu nedenle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça trafik kazası nedeniyle zarar gören 3. kişilere ödenen tazminat bedelinin zorunlu koltuk sigorta poliçesi ve zorunlu trafik sigortası poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne, davalının Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2022/12389 Esas sayılı takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
1. Dava, trafik kazası nedeniyle davacı işleten tarafından yaralanan üçüncü kişiye ödenen maddi tazminatın, kazaya karışan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı zorunlu Koltuk Ferdi Sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili için başlattığı icra atikibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. Dosya içeriğinden; Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/314 Esas ve 2017/87 Karar sayılı dava dosyasında (bozma kararları sonrası en son aldığı esas ve karar numarası) dava konusu kazada yaralanan .... tarafından davalı otobüs sürücüsü ..., davalı...., davalı işleten ... Şti. ve davalı teşebbüs sahibi ... Şti. aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığı, davalı işleten ... Şti.'nin talebi üzerine davanın ... Şirketine ihbar edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı 72.256,00 maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 31.03.2021 tarihli 2020/1918 esas ve 2021/3134 karar sayılı ilamı ile davalı.... lehine hüküm altına alınan vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onandığı, davalıların karar düzeltme isteğinin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.06.2022 tarihli ilamı ile reddedilerek kararın kesinleştiği, söz konusu dava dosyasında belirlenen alacak nedeniyle davacı ....Şti. tarafından Aksaray 1. İcra Müdürlüğünün 2014/5300 esas sayılı takip dosyasına 25.08.2022 tarihinde 128.206,23 TL ve 31.08.2022 tarihinde 602,42 TL ödeme yapıldığı, eldeki dava dosyasında yapılan bu ödemelerin Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istendiği anlaşılmaktadır.
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27. ve devamı maddelerinde, dava açılırken ödenmesi gerekli olan harçlar ile harcın eksik yatırılmış olması halinde yapılacak işlemler açıklanmıştır. Anılan Kanunu'nun 27. maddesinin son fıkrasında, "Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, müteakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur" hükmü, 30. maddesinde de, "Mahkeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz” hükmü yer almaktadır. Söz konusu açık yasal düzenlemeler gereğince dava açılırken dava değerine göre peşin olarak yatırılması gereken karar ve ilam harcının eksik alındığının tespiti halinde bu hükümlere göre işlem yapılması zorunludur.
Davanın temelini oluşturan icra takibinde 128.808,65 TL asıl alacak, 5.834,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.643,18 TL alacak talep edilmiş ve takipten sonrası için asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi yürütülmesi istenmiştir. Dava dilekçesinde harca esas değer olarak 128.808,65 TL gösterilmiş ve bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmış ise de; dava dilekçesinin sonuç bölümünde itirazın iptali ve takibin devamına denilerek takipte talep edilen toplam alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin devamı amaçlanmıştır. Zira itirazın iptali davalarının amacı borçlunun itirazı üzerine duran takibin devamını sağlamaktır. Bu durumda mahkemece öncelikle davacıya dava dilekçesi açıklattırılarak dilekçenin sonuç kısmında belirtildiği üzere takipte talep edilen toplam alacağa yönelik olarak talepte bulunulduğu hususunda irade açıklaması yapılması halinde, peşin karar ve ilam harcı icra takibinde talep edilen toplam değer üzerinden tamamlattırılarak yargılamanın yapılması gerektiği gözetilmeden eksik peşin harçla yargılama yapılması usul ve yasaya aykırıdır, kamu düzenine ilişkin nedenle hükmün ortadan kaldırılması gerekmiştir.
4. Kabule göre de, mahkemece hüküm fıkrasında "davanın kabulüne, takibe itirazın iptali ile takibin aynen devamına" şeklinde hüküm kurulduğu, davanın itirazın iptali davası olduğu ve takip ile sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek, mahkemece kararın hüküm kısmında HMK'nun 297. maddesi uyarınca infazda tereddüte yol açmayacak açıklık ve netlikte takibin hangi miktar asıl alacak, işlemiş faiz ve faiz oranı-türü üzerinden devam edeceğine dair usule uygun şekilde hüküm tesis edilmemiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu yön itibariyle de re'sen kaldırılması gerekmiştir.
5. Davacı işleten, trafik kazası nedeniyle üçüncü kişiye ödediği tazminatı Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2022/12389 sayılı dosyası ile davalı sigorta şirketinden talep etmiş ancak takibe itiraz edilmesi nedeniyle huzurdaki itirazın iptali davasını açmıştır. Davacı tarafından talep edilen alacak için yargılama yapılmış ise de, davacının alacağının kaynağı mahkeme ilamı olması nedeniyle alacağı likit olup, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken ilk derece Mahkemesince bu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. (bknz. aynı yönde Yargıtay 4. HD'nin 2022/792 esas- 2024/3833 karar sayılı emsal ilamı).
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN KABULÜNE; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1450 Esas ve 2023/668 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA; taraflardan peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde ilgili tarafa iadesine,
5-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 01/07/2026