Danıştay, FETÖ/PDY iltisakı gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen personelin örgütsel kodlama ("ea", "sc") verilerinin tek başına yeterli olduğunu belirterek beraat kararına rağmen iade talebini reddeden kararı onadı.
Özet: Danıştay, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddine ilişkin kararın iptali istemiyle açtığı davanın istinaf mahkemesince reddedilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusunu incelemiş; davacının ceza yargılamasından beraat etmesi ve savunma hakkı ihlali iddialarına rağmen, FETÖ/PDYnin emniyet teşkilatındaki mahrem yapılanmasına ait dijital materyaldeki örgüt içi kodlama verilerinin (özellikle "alan-içi" kategorideki "ea" kodu) hukuka uygun ve örgütsel irtibatı ispata yeterli olduğu, bu durumun anayasal sadakat bağını kopardığı gerekçesiyle, Bölge İdare Mahkemesinin davanın reddi kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/5299Karar No : 2026/479 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, örgütsel kodlama verilerinin gerçeği yansıtmadığı ve örgütle irtibata ilişkin aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik araştırma nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım istemi kabul edilerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.Bununla birlikte, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun ... sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık ...'dan elde edilen dijital materyal içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün, Emniyet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri ile örgütün emniyet mensuplarını kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılmış olup, Emniyet Mahrem Yapılanması kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü personeline FETÖ/PDY mensuplarınca, örgüt mensubunun örgüte bağlılık derecesi, katıldığı örgütsel toplantı sayısı, örgüt evinde kalma durumu ve verdiği himmet miktarı, örgütten zaman içinde ayrılmış örgüt eski üyesinin örgüte bakışı, örgüte geri dönme potansiyeli, varsa katıldığı örgütsel toplantı sayısı ve verdiği himmet miktarı gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle sistematik kodlar verildiği, davacı hakkında düzenlenen 06/01/2020 tarihli veri inceleme raporunun "2015 Mart Alan" kısmında davacının "EA" olarak, "ALAN" kısmında ise "SC" olarak kodlandığı ve "ETÜT 2015" kısmında da "1" bilgisine yer verildiği görülmüştür. Örgüt kodlama verilerinin hukuka uygun ve örgüt ile iltisak ve irtibatın bulunup bulunmadığını ortaya koymaya tek başına yeterli olacak nitelikte somut bir veri olduğu; öte yandan davacının örgüt tarafından "alan-içi" kategorisinde kodlanmış olmasının davacının örgütün toplantılarına katılmak, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek, örgüte himmet vermek ve örgütün mahrem sorumlusu ile tanıştırılmak şeklindeki faaliyetlerden geçirildikten sonra, mahrem sorumlunun onayını almak suretiyle örgütün etki alanı içerisine dahil edilmiş olmak anlamını taşıdığı; "alan-içi" kategorideki "EA" kodunun "FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişileri" ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, "alan-içi" kategoride, "EA" şeklinde kodlanmış olması karşısında, davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu, öte yandan, emniyet personeli olması nedeniyle Anayasal düzene hassasiyetle ve ara vermeksizin sadakat gösterme yükümlülüğü bulunan davacının, örgütle iltisaklı ve irtibatlı olmak suretiyle Anayasal sadakat bağı koptuğundan, daha sonra, "serhat" kategorisinde, "SC" kodu ile kodlanmış olmasının, bu sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.